Mobile menu

CORONA MATI-1

siteDün gece şöyle bir düşündüm de…

14 Marttan beri işe gitmiyorum. İlk hafta dışarı çıkmış olmama karşın, sonrasında her hafta için 2 kez dışarı çıkmışım; birinde markete diğerinde annem ve babamı ziyarete-ki o zamanlarda da ağzımdan maskemi çıkartmadan, eve girişlerde banyoda dakikalarımı geçirerek! Market sonrası tam bir felaket dakikalarca aldıklarımı dezenfekte edişim… Toplam 8 kişi ile yüz yüze görüşmüşüm. İlk haftadan bu yana fihristimde kayıtlı herkese ya telefon etmişim ya da mesaj çekmişim nasıl olduklarını, bana gereksinim duyup duymadıklarını öğrenebilmek için.

Pek çoğunuz gibi ben de “Krizi fırsata çevirmek” felsefesiyle karantina günlerine başladım. Doğru ya, yapmak isteyip de ertelediğim bir dolu şey vardı! Evi elden geçirmek, okuyamadığım kitapları okumak, izleyemediğim film ve dizileri izlemek, ben işteyken sıkılıp yolumu gözleyen kedimle doyasıya oynamak, spor yapmak, yatmak, uyumak…

 

Bunları hala yapıyorum. Ancak örneğin spor yapma kısmında çuvalladım! Telefonuma indirip uygulamaya koyduğum egzersiz programı nedeniyle boynum hasar gördü… Herkes yapıyorsa ben de yaparım dediğim ekmek vb yiyecekleri bol bol yemem nedeniyle de kilo aldım!… Sanırım ev benim tersime inceldi sürekli silinip dezenfekte edilmekten… Kedim Boncuk bile değişik huylar edinmeye başladıJ

Sorun hayatım üzerindeki kontrolümü yitirmemdi aslında. Kendimi kasmayıp biraz daha rahat olduğumda fark ettim ki hayatı biraz ağırdan almanın o kadar da kötü bir tarafı yok. Değişime ayak uydurabilme gücüne sahibim ve başarabilirim dedim kendi kendime.                                                                                                                                                

En çok sıkılanlar 20 yaş altı ve 65 yaş üstü diye düşünüyorum. Sizlere teknoloji bağımlısı, antisosyal suçlamalarında bulunurken, pandemi sayesinde, iyice izole edip bilgisayar/tablet başında tutuyoruz eğitim veriliyor diye. Ders bitince dinlenme aralarında oyunların bir kısmı yine teknolojik aletlerle… Satranç sporcuları olarak çoğunuz online derslere alışkın olmanıza karşın, yine de turnuvalar ayrı bir renk getirirken yaşamlarımıza, şimdi zorunluluktan onlar da online/e-turnuva formatına bıraktı kendilerini. Eh başka çare de yok! Gerekli izinler çıkmadan, önlemler alınmadan işi aceleye getirmiş olmak hiç de mantıklı değil. Önce sağlık, değil mi?...

Yaşı büyük olanların en büyük mutlulukları birileriyle hasbıhal (!) etmek ya da torunlarını sevmekken, onlara da dışarı çıkmayın, biz gelirsek de virüs taşıyabiliriz deyip kendimizden mahrum bırakıyoruz istemeden. Yürüyüş yapamadığı için ağrıları azan annem koridor arşınlıyor, babam balkon turluyor. Kronik rahatsızlık gibi risk grupları da şaşkın, bir o kadar da sıkkınlar artık.                             

O zaman ne yapmalı?

Nasıl çıkacağız bu girdaptan?

Ne yaşıyoruz biz?

Bundan sonrası ne olacak?

Yarın CORONA MATI-2 ‘de görüşmek üzere…                   

Psikolog Aytaç Kendirci