Merhabalar sevgili Analiz Köşesi takipçileri, bu yazıda satranç tarihinden bir konuyla karşınızdayım.
19. yüzyılın sonlarından itibaren, 2. Dünya Şampiyonu Emanuel Lasker satranç dünyasına peşi sıra elde ettiği başarılarla liderlik yapıyordu. Hastings 1895 Turnuvası'ndaki başarısıyla genç Amerikalı Harry Nelson Pillsbury satranç dünyasında 'acaba yeni bir Morphy ile mi karşı karşıyayız?' sorularını uyandırsa da, St Petersburg 1895/96 Turnuvası'nda Lasker'in kendi deyimiyle 'hayatımın partisi' diye nitelediği karşılaşmada Pillsbury'yi devirmesi, bu beklentilere noktayı koyuyordu. 1906 yılında genç Amerikalı usta erken yaşta hayatını kaybedince, Lasker tekrar rakipsiz konumunu sağlamlaştıracaktı.
Ancak bu durum çok uzun sürmedi. 1910 yılında Schlechter karşısındaki zorlu sınavında eşitliği son partide yakalayarak ancak ünvanını koruyabilen Lasker, belki de en zorlu sınavını henüz vermemişti. Çünkü Steinitz Okulu'nun genç temsilcileri henüz sahneye çıkıyordu ve bu grubun en kuvvetlisi, hiç şüphe yok ki, Polonyalı satranç ustası Akiba Rubinstein'dı.
2. Dünya Şampiyonu'yla hiçbir zaman ünvan maçı yapamamış olsa da, satranç dünyası onu Lasker'in gerçek rakibi olarak tanımaktadır. Açılış teorisine yapmış olduğu katkılar, ortaya koyduğu harika kale finalleri ve öğretici oyunortası fikirleri, Rubinstein'ın önemini zamanla satranç severlerin ve satranç ustalarının hafızlarına kazıdı. İşte bu yazıda, Kasparov'un deyimiyle 'Büyük Akiba'nın bizlere bıraktığı mirası inceleyeceğiz.
Akiba Rubinstein - Carl Schlechter
San Sebastian 1912, [D41], (Ataman, A)
1 d4 d5 2 Af3 Af6 3 c4 e6 4 Ac3 c5 5 cxd5 Axd5
Vezir Gambiti'ne karşılık sıklıkla uygulanan sistemlerden birisi olan Tarrasch Varyantı genellikle 5...exd5 hamlesiyle devam eder. Ancak unutulmaması gereken, izole vezir piyonu durumunun olası zayıflıklarını daha o zamanlarda kavramış olan Rubinstein'ın, bu varyanta en sıkıntılı halleri 6 g3! hamlesi ile yaşattığıdır. Belki de bu nedenlerle Schlechter, merkezdeki piyon çoğunluğunu rakibine bırakmaya razı oluyordu.
6 e4 Axc3 7 bxc3 cxd4 8 cxd4 Fb4+ 9 Fd2 Va5?!
Siyahların son hamlesine kadar her iki taraf da en mantıklı bir şekilde gelişimlerine devam ettiler. Siyahlar hızlıca rok atıp beyazların gurur kaynağı merkezine saldırmayı hedeflerken, aynı zamanda da vezir kanadında sahip olduğu piyon çoğunluğu ile uzun vadede avantaj yakalamayı hedefliyordu. Beyazlar ise, mücadelenin oyunsonuna kadar sürmeyeceği (!) umuduyla, sahip olduğu kuvvetli merkez ve alan avantajına güveniyordu. Şöyle ki, doğru bir devamyolu şu şekilde olabilirdi: 9...Fxd2+ 10 Vxd2 0-0 11 Fc4 Ac6 12 0-0 b6 ve beyazlara hafif üstünlükle. Ancak son hamle beyazlara, açık dikeylerden üstünlük elde etme fırsatı veriyordu.
10 Kb1 Fxd2+ 11 Vxd2 Vxd2+ 12 Şxd2 0-0 (D)
13 Fb5!
Birçok satranç sever Rubinstein'ın bir oyunsonu üstadı olduğu konusunda hemfikirdir. Bazıları ise, bir avantajdan daha büyük bir üstünlük ele geçirilmesi adına vazgeçilmesi hallerinde Rubinstein'ın öne çıktığını düşünür. Ben ise, Rubinstein'ın piyon yapıları arasındaki en küçük farklılıkların önemini vurgulamasının önemli olduğunu düşünüyorum. Beyazların son hamlesinin hedefi, rakibinin ...Ac6, ...Ad7, ya da ...Fd7 gibi doğal gelişim hamlelerini engellemektir. Siyahların bir sonraki hamlesinden sonra ise, b6-karesinin kontrolü ciddi anlamda zayıflatılmış olacaktır. O halde bir kere daha hatırlayalım: her piyon sürüşü, bir ya da iki karenin kontrolünü zayıflatır. Bu görüşü, piyon hamlelerinin geri dönüşü olmadığı ile birlikte göz önünde bulundurduğumuzda, piyon sürüşlerini çok dikkatli yapmamız gerektiği açık bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.
13...a6 14 Fd3 Kd8 15 Khc1
Kaleler açık dikeylere!
15...b5 16 Kc7
İzin verildiğinde de 7. yataylara!
16...Ad7 17 Şe3 Af6?!
Merkezdeki piyonların yan yana durdukları hallerdeki gücü, arkasındaki taşların ideal noktalara daha rahat bir şekilde yerleşebilmelerinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, siyahların ...f5-sürüşüyle bu etkili piyon yapısını zayıflatmaya çalışması gerekiyordu; böylelikle, d5-karesinin kontrolü de ele geçirilebilecekti: 17...f5! 18 exf5 Af6! (etkili ara hamle sayesinde piyon kaybı da engelleniyor). Siyahların partideki son hamlesi ise, e5-karesinin kontrolünü bırakarak, beyaz atın etkili bir noktaya ulaşmasına izin vermektedir.
18 Ae5 Fd7 19 g4!
Şah kanadındaki genişleme, beyazların üstünlüğünü arttırıyor.
19...h6 20 f4
Yinelenen g5 tehdidiyle.
20...Fe8 21 g5 hxg5 22 fxg5 Ah7 23 h4 (D)
Bu konumdan sonraki mücadeleyi birçok okuyucu 'sadece bir teknik meselesi' olarak nitelendirebilir. Ancak unutmayalım, "satrançta en zor görev, kazanılmış oyunu kazanmaktır".
23...Kdc8 24 Kbc1 Kxc7 25 Kxc7
Tüm sadeleştirmelere karşın, beyaz taşların ideal konumları ve siyah kuvvetlerin acizliği, beyazların açılış safhasının hemen sonrasında ele geçirdiği üstünlüğü sürdürmesine izin vermektedir.
25...Kd8?!
Kötü konumda yapılan bu bir diğer kötü hamle, siyahların a-piyonunun zayıflamasına neden oluyor. Ancak diğer hamlelerin tümü de, farklı yeni zayıflıkların ortaya çıkmasına neden olurdu: 25...b5 hamlesi siyah piyonları hedef haline getirirken (26 Kb7 b4 27 Fc4 ve beyaz filin konumu daha da geliştirilmiştir), 25...f5 hamlesi şah kanadına zayıflıklara yol açardı (26 gxf6 gxf6 27 Ag4 ve yeni zayıflıklarla).
26 Ka7 f6 27 gxf6 gxf6 28 Ag4 Fh5 29 Ah6+ Şh8 (D)
Neredeyse forse bir şekilde ulaşılan konumda, siyahlar zayıf a6-piyonundan vazgeçerek, rakip kaleyi 7. yataydan bir an için bile olsa uzaklaştıracağını umuyor olmalıydı: 30 Kxa6?! Şg7 31 Kxe6 Şxh6 32 Fxb5. Ulaşılan bu konumda da, beyazların taşa karşı sahip olduğu 3 piyon kendisine önemli kazanç fırsatları verirdi. Ancak yine de, Rubinstein'ın bir sonraki hamlesi ile taktik motiflerden faydalanması (aşırı yüklenme - saptırma), konumun gereksiz bir şekilde karışmasını engellemektedir.
30 Fe2!
Elbette ki e2-fili bir 'tabu'dur: 30...Fxe2?? 31 Af7+ Şg8 32 Axd8. Kazanılan tempo sayesinde, a6-piyonunu alışından sonra, Rubinstein atı için g4-kaçış karesini hazırlamış oluyordu.
30...Fe8 31 Kxa6 Şg7 32 Ag4 f5?!
Bir kere daha o özlü söz karşımıza çıkıyor: her piyon sürüşü, bir ya da iki karenin kontrolünü zayıflatır. Şimdi piyon sürüşü sonrasında zayıflatılmış olan kare e5-karesiydi ki, beyaz at bunu etkili bir şekilde kullanacaktı.
33 Ka7+ Şh8
33...Şg6 hamlesi siyah fil karşısında uygulanan taktik motiflerin çok benzer bir uygulamasının yaşanmasına sebep olurdu: 34 Ae5+ Şh6 35 Fxb5! ve yine f7-karesinden atılacak olan çatal dolayısıyla beyaz fil bir 'tabu'dur.
34 Ae5 fxe4 35 Fxb5
Önceki nottaki açıklamanın benzer bir uygulaması. Tüm bu taktik fikirler, beyaz atın merkezdeki etkili konumundan kaynaklanmaktadır.
35...Af6 36 Fxe8 Kxe8 (D)
37 Şf4! Şg8?!
Schlechter'in direnci, konumun kötüleşmesiyle daha da kırılıyor. Daha dirençli bir hamle, 37...Kg8 olabilirdi. Bu şekilde en azından, beyaz şahın konumunu daha da kuvvetlendirmesine imkân tanınmamış olurdu.
38 Şg5 Kf8 39 Şg6 1-0
İlk partide sadeliğin güzelliği dikkatimizi çekiyor, öyle değil mi? İncelenecek olan ikinci parti ise, kalelerin etkin kullanımına ilişkin, satranç tarihinde haklı olarak önemli bir yer edinmiş, inanılmaz bir kombinezonla sona eren, unutulmaz bir partidir.
Georg Rotlewi - Akiba Rubinstein
Lodz 1907, [D40], (Ataman, A)
1 d4 d5 2 Af3 e6 3 e3 c5 4 c4 Ac6 5 Ac3 Af6 (D)
Böylelikle karşımıza bir kere daha Vezir Gambiti'nin Tarrasch Devamyolu çıkıyor. Ancak, beyazların açılış kurgusu, acaba muhtemel izole d5-piyonunun zayıflığından yararlanabilmek adına ortaya konacak en etkili fikir mi? Bunu partinin devamında göreceğiz.
6 dxc5 Fxc5 7 a3 a6 8 b4 Fd6 9 Fb2 0-0 10 Vd2 (D)
Burada farklı alternatifler göz önüne gelebilir: 10 Fd3 hamlesi tamamen simetrik bir konumun oluşmasına neden olurdu: 10...dxc4 11 Fxc4 b5 12 Fd3 Fb7. Elbette ki tempo fazlası beyazlara konumda bazı üstünlükler sunardı; ancak, acaba bu Rotlewi'nin açılıştan beklentilerini karşılayabilir miydi, onu bilemiyorum. Diğer seçenekte ise beyazlar 10 cxd5 exd5 11 Fe2 ile izole piyona karşı oynamak isteyebilirdi. Ancak siyahların kurgusu, rakibinin d5-piyonunun zayıflığından faydalanmasına henüz imkân tanımamaktadır.
10...Ve7!
Etkili bir piyon fedası. Rubinstein, açılışta gelişimin önemini kavradığını, zayıflıktan bir seferde vazgeçerek gösteriyor: 11 cxd5 exd5 12 Axd5 Axd5 13 Vxd5 (aksi takdirde siyahların olası ...d4-sürüşü etkili gelirdi) 13...Kd8 14 Vb3 a5 15 b5 Ae5 ve tahtanın ortasında kalmış beyaz şah karşısında etkili taş oyunuyla. Muhtemelen rakibinin mücadelenin erken safhasında inisiyatifi ele geçirmesinden çekinen Rotlewi, doğal gelişim hamleleriyle devam etmeye karar verdi.
11 Fd3 dxc4 12 Fxc4 b5 13 Fd3 Kd8!
Kendi taşının konumunu geliştirirken, beyazların 0-0 fikrini de engelliyor: 14 0-0? Fxh2+! 15 Axh2 (15 Şxh2 Vd6+ çifte vuruş sayesinde piyon kazancı sağlar) 15...Ae5 16 Axb5 Axd3 17 Ad4 Axb2 18 Vxb2 Fb7 ve siyahların beyaz-renkli filinin uzun çaprazdaki etkinliği, kendisine en az hafif üstünlük getirir.
14 Ve2 Fb7 15 0-0 Ae5 16 Axe5 Fxe5 17 f4 Fc7 18 e4
Yazının ilk partisinde incelediğimiz partideki gibi, normal hallerde, merkezdeki hareketli piyon ikilisi sahibine çoğunlukla avantaj sağlayan bir unsur olmaktadır. Ancak burada beyazların gözden kaçırdığı, fil çiftinin uzun çaprazlardaki etkinliğinin yanı sıra, açık dikeylerdeki kalelerin aktifliğinin, siyahlara net hedef noktalar ve ciddi karşı oyun imkânları vermekte olduğuydu. Beyazlar mücadelenin hiçbir aşamasında piyon ikilisinden istediği ölçüde faydalanamayacaktı.
18...Kac8! 19 e5 Fb6+
Şematik düşünce başlıyor: aynı 2 yıl öncesindeki Türkiye Yaş Grupları Şampiyonası'nın ardından yazmış olduğum "Satrançta Nesnellik" adlı köşe yazısında incelemiş olduğum partideki gibi, siyahlar 'küçük stratejik operasyonlar'a girişmeden önce rakip taşları en sıkışık noktalara sürüklüyor.
20 Şh1 (D)
20...Ag4!
Beyazlar piyon ikilisini hareketlendireceğim derken, rakibinin taş oyununu göz ardı etmiş oldu. Şimdi g4-atına dokunmak oldukça sakıncalıdır: 21 Vxg4?! Kxd3 (kalelerin açık dikeylerdeki gücünü vurgular) ve ...Kxc3 ile ...Kd2 (Xb2, Xg2) fikirleriyle. Fil çiftinin 21 Ae4 hamlesiyle kısıtlanması denemesi de yeterli olmaz:21 Ae4 Vh4! 22 h3 Kxd3 siyahlara kazanarak. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, beyazların bir sonraki hamlesi en mantıklı seçenek gibi görünüyor.
21 Fe4 Vh4!
Ara vermeksizin taşları aktifleştirip, beyazların konumu üzerindeki baskıyı arttırarak.
22 g3
22 h3 hamlesi de 'hazin son'u engelleyemezdi: 22 h3 Kxc3! 23 Fxc3 Fxe4 24 Vxe4?! (24 Vxg4 Vxg4 25 hxg4 Kd3! 26 Şh2 Kxc3) 24...Vg3! 25 hxg4 Vh4#.
22...Kxc3!! (D)
Bu feda ile, bence satranç tarihinde görmüş olduğumuz en kuvvetli 2. kombinatif konum karşımıza çıkıyor. Şimdi tahta tam anlamıyla bir karmaşıklığa doğru sürükleniyordu. En kuvvetli hamle mi, onu yazının en sonuna bırakıyorum.
23 gxh4
23 Fxc3 Fxe4+ 24 Vxe4 Vxh2# senaryosu göz önünde bulundurulduğunda zorunlu bir tepki.
23...Kd2!! (D)
Kaleler açık dikeylere! İşte Rubinstein?ın bizlere gerçek mirası! Çok fazla varyant vererek yazıyı sıkıcılaştırma riskini yaşayacak olsam da, tüm varyantların güzelliğini gözler önüne sermek adına detaya gireceğim:
a) 24 Vxg4 Fxe4+ 25 Kf3 Kxf3 siyahlara kazanarak.
b) 24 Fxc3 Kxe2 25 Kf2 Fxe4+ 26 Şg1 Fxf2+ 27 Şf1 Ff3 ve 28...Axh2#.
c) 24 Fxb7 Kxe2 25 Fg2 Kh3!! partidekine benzer bir şekilde kazanarak.
Rotlewi 4. seçeneği tercih edince, Rubinstein açık dikeylerdeki kalelerin gücünü bizlere en iyi bir şekilde göstermek adına karşısına çıkan fırsatı değerlendiriyordu.
24 Vxd2 Fxe4+ 25 Vg2 (D)
25...Kh3!! 0-1
Kitaplarda bu parti hakkında, Anderssen'in Kieseritzky karşısındaki partisinde atıfta bulunularak, şu yorum yapılır: Rubinstein'ın Ölmez Partisi!
Aradan yıllar geçer ve aşağıdaki konuma Koskinen - Kasman, Helsinki 1967 partisinde ulaşılır. Beyazların iki alet fazlalığına karşın aktif siyah taşlar karşısında işinin zor olduğu açıktır. Ancak son vuruşu Kasman, Rubinstein'ın Mirası fikrinden yararlanarak uygular:
1...Vxb4+!
Bu vezir fedasının arkasındaki nokta, siyahların bir sonraki hamlesi sonrasında ortaya çıkacaktır. Bir kere daha hatırlayalım: önemli olan, kimin daha fazla kuvvete sahip olduğundan çok, tahtanın kritik bölgesinde kimin daha etkili taşlara sahip olduğuyla alakalıdır.
2 Fxb4 Kd2!! (D)
Satranç tarihinde yapılmış, belki de en beklenmedik ve etkili hamle. 5 beyaz taşın korumakta olduğu d2-karesinden yapılan kale fedasıyla mat engellenemiyor. Şimdi olası varyantları inceleyelim:
a) 3 Abxd2 Ac2# 0-1.
b) 3 Afxd2 Ac2# 0-1.
c) 3 Fxd2 Ac2# 0-1.
d) 3 Kxd2 axb4# 0-1.
e) 3 Vxd2 Ac2+ 4 Vxc2 axb4# 0-1.
f) Bunların hiçbiri uygulanmadığında 3...axb4# ya da 3...Ac2# ile siyahlar kazanır.
Rubinstein'ın Mirası (kaleler açık dikeylere!), Kasman tarafından kanımca satranç tarihinde oynanmış en kuvvetli hamle olarak karşımıza çıktı.
Yararlanılan Kaynaklar:
* My Great Predecessors Part 1 (Benim Ustalarım), Kasparov - Plisetsky, Everyman Chess 2003.
* Foundations of Chess Strategy (Satranç Stratejisinin Temelleri), Bo Hansen, Gambit Publications 2005.
* Lessons in Chess Strategy (Satranç Stratejisinde Dersler), Beim, Gambit Publications 2003.
* Play Like a Grandmaster (Büyükustalar Gibi Oynamak), Kotov, B T Batsford Publications 1978.
Bir sonraki Analiz Köşesi'nde görüşünceye dek, satrançla kalın.
Hazırlayan: FM Alper Efe ATAMAN

















