Eğer yenilik ve değişimin odağında değilseniz gelmekte olanı göremezsiniz. Geriye baktığınızda görkemli bir geçmişinizin olması harika bir şey, ama eğer yeniliklere devam edemezsek geçmiş zaferler, geride kalır.
Satranç tarihinin en büyükleri arasında yer alan, eski Dünya Şampiyonu Garry Kasparovun, TSFnin internet sitesinde de yer alan röportajından alıntıladığım bu sözleri, sanıyorum insanlar kadar kurumlar için de geçerli.
Sporun ve hayatın her alanında başarılı olmanın en temel özelliklerinden biri diğerlerinden bir adım önde olmak değil mi ?
Önde olabilmenin temel şartı ise yenilik ve değişimin odağında bulunmak.
Türkiye Satranç Federasyonu, özerkliğin başından bugüne sürdürdüğü yenilik ve değişimin odağında olma özelliğine şimdi bir yenisini daha ekliyor.
Türkiye Futbol Federasyonu ve Türkiye Satranç Federasyonu, tüm spor federasyonları arasında ilk kez, bir işbirliği protokolüne imza atıyorlar.
TSF ile TFFnin işbirliğinin ardında futbol ve satranç arasında, yani Türkiyenin en yaygın ve popüler spor dalı futbol ile Türk sporunun yükselen yıldızı satranç arasında, bir köprü kurma isteği bulunuyor.
A Milli Futbol Takımımız başta olmak üzere, Milli Takımın tüm kategorilerdeki oyuncularına satranç eğitimi verilmesi, Süper Ligde yer alan kulüplerimizin satranç takımı oluşturmaları için teşvik edilmesi ve TFFnin engelli kardeşlerimize açtığı kamplara TSF'ce malzeme ve eğitici desteği verilmesi, işbirliğinin başlıca amaçları olacak.
FİDE ile FİFAnın, (Dünya Futbol Federasyonu), arasındaki geleceğe dönük işbirliği toplantıları yapıla dursun, TFF ve TSF çoktan yola çıktı bile.
Milliyet Gazetesi Spor Yazarı Cemal Ersenin bugün köşesinde vurguladığı gibi, http://www.milliyet.com.tr/2006/08/26/spor/yersen.html, düşünce sınırlarını zorlamayı, risk almayı, günü değil geleceği planlamayı, büyük hedefler peşinde koşmayı ve sahip olduğun değerleri korumayı satranç sporundan daha iyi ne öğretebilir ki insana?
Çalışmaya ve üretmeye devam. Yorulmak yok.
Murat KUL



