ABD Başkanı Carter’ın döneminde Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevini üstlenen, (1977-1981), Zbigniev Brezinski, yazdığı kitap ve makaleleriyle ülkemizde de epey tanınan bir isim. En ünlü kitaplarından birinin başlığı ise “Büyük Satranç Tahtası”. “Soğuk Savaş” sonrası dünyanın alacağı yeni hali ABD’nin gözünden inceleyen Brezinski, bu kitabında Avrasya’yı büyük bir satranç tahtasına benzetiyordu.

“İyi, güzel de nereden çıktı şimdi bu konu” demeyin. Brezinski satranç üzerinden küresel siyasete atıfta bulunmuştu. Şu günlerde Rusya Devlet Başkanı Putin’e karşı (www.nytimes.com/2006/07/10/opinion/10kasparov.html?_r=2&oref=slogin&oref=login) “Rusya Birleşik Halk Cephesi” lideri olarak, kendi ifadesiyle “özgür ve demokratik” bir Rusya için mücadele veren dünya satrancının “efsane ismi” Garry Kasparov’da tam tersini yapıyor. Satrançla yükselen kariyerini “siyasetin zirvesinde” sonlandırmak istiyor.

Eski Dünya Satranç Şampiyonu’nun, satrancı siyasetle “harman” etmesi pek yeni sayılmaz. Bakın “Benim Büyük Seleflerim” adlı ünlü kitap serisinin birinci cildinde kendisini kısaca nasıl tanımlamış Kasparov ;

“Kendi tarzımı Alekhine, Tal ve Fischer’in tarzlarının bir tür birleşimi olarak görüyorum. Tarihi bir yıl olan 1985’te, SSCB’nin (bilmeyenler ve unutanlar için hatırlatalım Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) dağılmasına ve dünya haritasında köklü değişimlere yol açan Gorbaçov’un Perestroika’sının ilk yılında Şampiyon oldum. Değişim fırtınası gezegeni yerinden oynattı, milyonlarca insanın hayatını alt üst etti. Satrançta da eski düzen devam edemezdi. Geçmişi yeniden diriltmeye çalışan birkaç umutsuz çabanın ardından satranç, (Karpov ile yaptığı unvan karşılaşmalarını kastediyor), yeni bir yola açıldı ve amacı profesyonel sporun türlerinden biri olmaktı. Ancak hem satrançta hem dünyada genel olarak pek çok değişim hala beklemekte.”

Çağdaş satrancı inşa eden büyük ustaların tarzlarını incelediği bir kitapta kendisini böyle tanımlayan birinin er yada geç gözünü yükseklere dikeceğini düşünmek pek zor değil kuşkusuz. Zor olan, bunun nasıl olacağı.

Rusya Anayasası Devlet Başkanlığını iki dönemle sınırlıyor. Mayıs 2000’de Başkanlığa seçilen Vladimir Putin’in görev süresi de 2008’de doluyor. Kimi isimler ortada dolaşsa da, (örneğin halen Başbakan Yardımcısı olan Sergey İvanov gibi), Putin henüz halefini işaret etmiş değil. Geçtiğimiz günlerde Rus lider böyle bir soruya, “Bu sorunun yanıtını ancak Rus halkı, seçmenler verebilir.” diye yanıtlamıştı.

Peki ama liberal eğilimli New York Times’da çok değil daha birkaç gün önce “Putin için kötü olan Rus halkı için en iyisidir” gibi epey sert bir başlıkla, başta ABD Başkanı Bush olmak üzere, Batılı liderleri Putin’e karşı ılımlı davranmakla eleştiren Kasparov için bu hayal gerçeğe dönüşebilir mi ?

Her ne kadar eski Şampiyon kendisini Hollywood’un eski “Terminatörü” California’nın yeni “Valisi” Arnold Schwarzenegger ile karşılaştırsa da, (ekonomik açıdan muhafazakar, sosyal açıdan liberal - ne demekse) (www.news.scotsman.com/international.cfm?id=1024232006) durum hiçte kolay görünmüyor.

Dünyanın en zengin ve güçlü ülke liderlerini, (G-7’leri. Tabii Rusya ile birlikte G-8), St. Petersburg’ta ağırlayan Putin’e adeta meydan okuyarak, Moskova’da “alternatif” bir zirve organize eden Kasparov’un yardımcı ve bazı destekçilerinin saldırıya uğradığı haberleri bu sürecin Büyük usta için pek kolay geçmeyeceğinin de göstergesi.

Sizi bilmiyorum ama, ben artık dünya satrancının yönetiminin, (yani FİDE’nin), neden Rusya için bu kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorum galiba.

Murat Kul

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler