Ankara, 07.07.2006
Federasyonumuz As Başkanı Murat Kul, TSF Internet sitesinde bir köşe yazmamı istedi. Ben de köşenin adını, kendisinin bulması durumunda yazabileceğimi belirterek beklemeye başladım. Sonunda, Konya’da Türkiye Kulüpler Şampiyonası sırasında gelen bir telefon ile köşenin adı konulmuş oldu. Kahramanca. Bu isim biraz iddialı gibi gelebilir bazılarına ama inanınız ki, doğru bildiklerimi yazacağım ve doğru olayları da kahramanca savunacağım.
Hepinize en içten duygularımla sımsıcak bir merhaba!
İKİNCİ HAYAT
Bir gökdelenin en üstünde küçücük bir dairem var. Bütün Ankara ayaklarımın altında sanki. Akşamları bir kadeh şarap içmeme doktorlar izin verdiler. Balkondan güneşin batışını seyrediyor, şarabımı yudumluyordum bir Aralık akşamı. Dilimde ölümsüz mısralar.
Ne yapsalar, ne söyleseler dokunuyor,
Benim ne olacağım artık
Alnımdan okunuyor
Yılların yanına gömüldü gitti,
Gözlerin nuru ellerin emeği,
Bir yaramaz tırtıla öğretemedim,
Koza örmeyi
Geceler dolusu emek, gözler dolusu yaş
Ve ayların batışı yavaş yavaş.
Ne söylüyorsun çocuk,
Sana ne oldu?
Ellerin toprağına gömdüm sevetimi,
Hazine idi, define oldu.
Ne yapsalar, ne söyleseler dokunuyor,
Benim ne olacağım artık
Anlımdan okunuyor.
Uçsam ne olur? Bu macerayı noktalamış olurum diye kendi kendime düşünüyorum, gökdelenin tepesinde, balkonda, şarabımı yudumlar, ölümsüz mısraları mırıldanırken. Sonra birden telefon çalıyor, ara sıra çalan hayırsız telefon. Çalıyor, çalıyor. Bakmak içimden gelmiyor. Uzanıyorum, alo… alo… “…. Hocam ben Ali Nihat. Seni aldırmak için bir araba gönderiyorum. Yarın da kol kola seçime giriyoruz…..”
İşte, ikinci hayatım böyle başladı.
Kahraman OLGAÇ



