Karşıyaka’dan Merhabalar,
İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen 37. Satranç Olimpiyatları genel kategoride Ermenistan’ın, bayanlar kategorisinde ise Ukrayna’nın zaferi ile sonuçlandı. Bir satrançsever olarak olimpiyatları ilgiyle takip ettiğimi söyleyebilirim. Özellikle erkekler kategorisinde GM Magnus Carlsen ve GM Sergei Karjakin, bayanlar kategorisinde ise WFM Hou Yifan gibi genç yıldızların olağanüstü performansları profesyonel satrancın almış olduğu boyutu hepimizin gözleri önüne serdi. Önümüzdeki yıllarda bu neslin, aynı Aronian – Grischuk – Ponomariov – Bacrot dörtlüsü gibi, satrancın zirvesine damgasını vuracağını tahmin etmek için herhalde bir kahin olmamız gerekmiyor.
Ermenistan’ın 1. masasında oynayan GM Levon Aronian’ın sağlam oyununa GM Vladimir Akopian ve GM Gabriel Sargissian’ın skorer oyunları eklenince başarı kaçınılmaz oldu. Böylece son 2 olimpiyatta bronz madalyayı kapan komşumuz, başarısını bir basamak daha arttırdı.
Aronian – Navara, 11 Af7!! hamlesinden sonraki konum.
Rusya’nın ise diğer rakiplerinden daha kuvvetli bir kadroyla İtalya’ya gelmiş olmasına karşın, başarılı olamaması olimpiyatların sürprizleri arasında nitelendirdi. Yine de GM Vladimir Kramnik’in uzun süren formsuz dönemine 1. masalardaki 6.5/9 skoru ve 2847’lik performansı ile noktayı koyması, bizleri yıl sonunda çekişmeli bir Topalov – Kramnik maçının beklediğini gösterdi.
Bayanlarda ise kuvvetli Ukrayna takımı çok rahat bir şekilde +12=1 skoru ile şampiyonluğu kazandı.
Milli Takımlarımızdan özellikle de bayan takımının çok iyi bir sıralamada turnuvayı bitirdiğini (24. sırada) söyleyebiliriz. Erkek takımımız da zorlu rakipleri arasında 38. sırayı aldı. Umuyoruz ki 2008 yılında Almanya’nın Dresden kentinde düzenlenecek olan 38. Satranç Olimpiyatları’nda Milli Takımlarımız’ı daha üst basamaklarda göreceğiz.
Satranç Olimpiyatları ile aynı dönemde oynanan bir başka turnuva olan Muresul Kupası, Romanya’nın Arad kentinde düzenlendi. 8. Kategori ve (2443) rating ortamalı turnuvada ülkemizden katılan kuvvetli oyuncumuz IM Mert Erdoğdu, 5/9 skoru ve 2493 ELO performansı ile başarılı bir turnuva geçirdi. Kendisinin bu turnuvada oynamış olduğu güzel bir partisini incelemeye ne dersiniz?
IM Alexandru Butunoi (2414) - IM Mert Erdoğdu (2375) Butunoi - Erdoğdu (181.55 KB)
Muresul Kupası, Arad – Romanya, 2006, [C99], (Ataman, A)
1 e4 e5 2 Af3 Ac6 3 Fb5
İzmir’in Milli oyuncularıyla yapmış olduğu çalışmalarda, GM Lajos Portisch beyazların 1 e4 e5 devamyolunda açılışta avantaj mücadelesine girebilmesi için İspanyol (ya da belki İskoç) açılışına girmesi gerektiğinden bahsetmişti. Herhalde bu nedenle İspanyol Açılışı günümüz üst düzey satranç oyuncuları arasında en sık rastladığımız varyantların başında gelmektedir.
3…a6 4 Fa4 Af6 5 0-0 Fe7 6 Ke1 b5 7 Fb3 d6 8 c3 0-0 9 h3
Daha önceki köşe yazılarımın birinde de bahsettiğim gibi, siyahların d4-karesine …Fg4 hamlesi ile baskı uygulamasını engellemek isteyen, ‘profilaktik’ hamle. Bu konuma daha önce defalarca ulaşılmış olduğu için birçok satranç partisinin analizlerinde, ilk hamlelerin yorumsuz verilmiş olduğunu görebilirsiniz. Teori: kiminin rüyası, kiminin kabusu J
9…Aa5
c-hattından karşı oyun yaratabilmek adına, c7-piyonunun önünü boşaltarak. Elbetteki beyazlar ‘İspanyol Fili’nden kolay kolay vazgeçmek istemeyecektir.
10 Fc2 c5 11 d4 Vc7 12 Abd2 cxd4
Her iki tarafında önceki hamlelerinde şekillendirdiği planlarına sadık kalarak oyuna devam ettiklerini görüyoruz. Siyahlar c-hattını açmayı başarırken, beyazlar da hem gelişimlerini tamamlıyor, hem de rakibinin c-hattından olası girişimini engellemeye çalışıyor.
13 cxd4 Fd7 14 Af1 Kac8
15 Ae3
Tematik Af1-Ae3 (ya da bazen Ag3) manevrası artık İspanyol Açılışı takipçileri için bir sürpriz olmamalı. Bu noktadaki beyaz at, c4-d5-f5 gibi kritik kareleri kontrol etmeyi amaçlıyor.
15…Ac6 16 d5
En sonunda beyazlar merkezdeki ‘tansiyon’un düşürülmesi zamanı geldiğine karar veriyor. Böylelikle siyahların atı pasif bir noktaya gönderilebilir ve ayrıca Romen IM en öncelikli hedefleri arasında yer alan şah kanadı hücumuna daha rahat konsantre olabilir. Merkezden yapılacak karşı taarruzlar engellendiği takdirde kanatlardan yapılacak olan saldırılar daha rahat başarılı olabilir.
16…Ab4 17 Fb1 a5
Atın olası ‘rahatsız ediliş’lere karşı saklanabileceği bir a6-karesini yaratarak.
18 a3 Aa6 19 b4!
Kuvvetli alan kazanma hamlesini mümkün kılan, elbetteki bir kere daha taktik öğeler oluyor. Şimdi 19…axb4 20 axb4 Axb4? devamyolu 21 Fd2 Vc5 22 Vb3 yanıtı dolayısıyla siyahlara kayıp olacaktı. Her iki oyuncunun şu ana kadar Kasparov – Piket ½ - 2000, Leko – Kamsky 1-0 - 2006, gibi partileri takip ediyor olması, gerçekten de tahtada çok sıkı bir teorik mücadelenin yaşandığını gösteriyor.
19…Ka8 20 Fd2 Vb7
Partinin bütününü düşündüğümüzde sıkça rastladığımız kare boşaltma amacı ile. Bu defa da c7-karesi siyah atın kullanımı adına boşaltılıyor (ki bu durum, b5-piyonunun desteklenmesi adına çok önemlidir).
21 g4
Merkez ve vezir kanadını yeterince durdurduğunu düşünen IM Butunoi şah kanadından harekete geçmenin zamanı geldiğini düşünmüş olmalı. Ancak Corus 2006 turnuvasında Amerikalı rakibi olan GM Kamsky karşısında GM Leko, f5-karesinden g4 piyon sürüşünü yapmadan yararlanmış ve rahat bir galibiyet elde etmişti. Tabii, incelemekte olduğumuz konumda bahsedilen partiden bazı farklılıklar olduğunu da söylemeden geçmeyelim.
21…g6 22 Fd3 axb4 23 axb4 Ac7 24 Ve2 Kxa1 25 Kxa1 Ka8
Rakibin olası saldırıları başlamadan tahtaki taşların sayısını azaltmak amacıyla. Böylelikle karşımıza bir prensip daha çıkmış oluyor: konumunuz baskı altındaysa tahtadaki taşların sayısını (özellikle de saldıran taşların) azaltarak rahatlamayı hedeflemeliyiz.
26 Ac2 h5!
IM Erdoğdu’dan güzel bir tepki. Böylelikle, beyazın saldırısı daha ciddi boyutlara ulaşmadan siyahlar rakibini g4-piyonu ile ilgilenmeye mecbur bırakıyor.
27 Ah2 hxg4 28 hxg4 Ah7!
26. hamledeki planın devamı. f3-karesinden atın uzaklaştırılması sonrasında biraz olsun zayıflayan g5-karesinin kontrolü, siyahların karşı şans yaratabilmesi adına çok önemli. Gerçekten de ‘kare kontrolü’ konusu, birçok partinin sonucuna doğrudan etki etmiştir.
29 Şg2 Kxa1 30 Axa1
Böylelikle beyazlar a5-karesinin kontrolünü sağlamış olacak. Ancak Botvinnik – Capablanca 1-0 - 1938 partisinde de benzer bir uygulamasını gördüğümüz bu fikir, gerçekten de beyazların doğru planı mıdır, onu birazdan daha iyi anlayacağız.
30…Fg5! 31 Ab3 Va7 32 Aa5 f6 33 Fc3 Ff4
Yavaş yavaş siyah taşların, özellikle de siyah karelerden rakip kampa sokulduğunu görüyoruz. Oysa beyazlar konumunda fazla bir gelişim kaydedemedi.
34 Af1 Ag5
35 f3 Şg7 36 Fe1 Vb8 37 Fh4 Vh8 38 Fxg5?!
Evet, g5-karesindeki atın varlığı gerçekten de beyazların canını sıkmış olmalı, ancak bu devamyolunda da siyah karelerin kontrolü tam anlamıyla IM Erdoğdu’nun eline geçmiyor mu?
38…Fxg5 39 Vc2 Vb8 40 Vf2 Aa6
b4-karesindeki beyaz piyonun zayıflığından faydalanan siyahlar bu şekilde taşlarını yeniden organize etmeyi başarıyor.
41 Vb2 Vb6 42 Vc3 Fh4
En sonunda beyaz vezire ‘aşırı yüklenilmiş’ oldu, çünkü kendisi hem b4-piyonunun, hem de siyah karelerin zayıflığını tek başına savunamıyor. Tüm bunlara neden olan ise, beyazların anlamsız Aa1-b3-a5 manevrası ile kaybettiği zamanda siyahların durumunu sürekli olarak geliştirmiş olmasını gösterebiliriz.
43 Ag3 Fxg3 44 Şxg3 Vg1+
Partinin geri kalan kısmında beyaz vezirin sürekli olarak ortaya çıkan yeni zayıflıklar karşındaki çaresizliğine tanıklık edeceğiz.
45 Şh3 Vf2
Zayıf f3-piyonunu baskı altına alarak.
46 Fc2 Axb4! 47 Vxb4 Vxf3+ 48 Şh2 Vf2+ 49 Şh3 Fxg4+!
50 Şxg4 Vg2+ 51 Şh4 g5+ 52 Şh5 Vh3# mat engellenemediğinden dolayı…0-1
Bir sonraki Analiz köşesinde görüşünceye dek, hoşçakalın…
Hazırlayan: FM Alper Efe ATAMAN







