Adana, 27 Eylül 2014

IO&IA Tahsin AKTAR

tahsin.aktar@tsf.org.tr

Sıfır Tolerans

Sıfır sayısının toplamada etkisiz eleman özelliğini öne alacak olursak sayısal değer olarak bir sayısından önce yer almasındandır ki konuya bir tanecik bile 'Tolerans' gösterilmeyecek, bir özür payı ayrılmayacak anlamını yüklemiş oluruz. (Fransızca olan bu sözcük yerine Türkçe karşılığı olan Hoşgörü sözcüğünü kullanmayı yeğlerdim ancak kalıplaşmış bir söylem olduğundan böyle devam edeceğim)

Dopinge Sıfır Tolerans

Yaygın kullanıldığı biçimi ile sıfır tolerans başlığı ile oyuna geç kalmadan söz etmeyeceğim bu yazıda. Spor Bakanlığı ve Milli Olimpiyat Komitesinin geliştirdiği söylem boyutunda Doping üzerine yazacağım.

Sporda Doping neden yapılır? Başkasının alkışını çalmak için yapılır desem her şeyi özetlemiş olurum sanırım. Daha çok performans göstererek başkalarının önünde yer alarak daha hızlı ve daha güçlü, daha çok madalya, daha çok rekor, daha çok kazanç için doping bir araç olmuş. Ülkelerin doping ile yaptıkları mücadelede harcadıkları kaynakları sporun gelişimine harcayabilseler belki de bu 'adi' yönteme hiç gerek kalmayacak. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın sadece bu Eylül ayında 3 milyon lira bu yönde harcama yaptığını söylesem bir ölçü olur sanırım.

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Türkiye'de doping ile mücadelenin etkin biçimde yürütülmesi, dopingin önlenmesi ve kontrolü, doping ile mücadelede ilgili ulusal ve uluslararası işbirliklerini sağlamak için yasa ile görevlendirilen kuruluşumuzdur. 'Dünya Doping ile Mücadele Ajansı' (WADA) kuralları örnek alınarak 'Türkiye Doping ile Mücadele Talimatı' TMOK tarafından yayınlanmış ve Türkiye Satranç Federasyonu da bu talimata uyacağını taahhüt etmişti. Doping ile mücadelede birinci öncelik sporcu sağlığıdır. Sporun ahlakını korumak sonraki öncelik olarak otoriteler tarafından benimsenmektedir. Spor için temel değerlerin korunmasının sporun ruhunu oluşturduğu, sporun ruhunun insan ruhunun, bedeninin ve zekâsının aynası olduğu yine otoriteler tarafından dile getirilmektedir. Sağlık, ahlak-adil oyun ve dürüstlük, üstün performans, karakter ve eğitim, keyif ve eğlence, kurallara, yasalara, kendine ve diğer katılımcılara saygı, cesaret ve dayanışma olguları ile sporu ve spor ruhunu anlatmak olanaklı sanırım. İşte bu olguların ayakta tutulması ve yaşatılması adına 'Dopinge Sıfır Tolerans' diyoruz.

TMOK 27 Ağustos 2013 de bir genelge yayımladı. WADA kurallarına uygun biçimde geliştirilmiş talimatın federasyonlar tarafından uygulanması genelgede yer aldı. Salt yaptırımları uygulama yönünden Disiplin Kurulları değil sporcu sağlığı ve spor etiği yönünden de federasyonların Sağlık ve Eğitim Kurulları tarafından kapsamlı görevlerinin olduğu anımsatıldı. Disiplin Kurlu mevzuatını güncelledi diğer kurullar da programlarını oluşturdular. Her spor dalında yarışma öncesi ve yarışma sırasında kullanılması yasak olan maddeler var. Bu maddelerin vücuda nasıl girdiği önemli değildir. Her türlü kullanımı yasaktır. Yasak kavramının karşısında doğaldır ki bir de yaptırımlar vardır. WADA tarafından ortaya konulan ve tüm Dünya'nın kabul ettiği yaptırımlar dizinine baktığımızda en küçük yaptırımın 2 yıl ile başladığını görüyoruz. Ancak Ocak 2015 de bu değişecek. En küçük yaptırım 4 yıl olacak. Bu temel değişikliğin yanında önemli bir yan daha devreye girecek. Özel yargılama kuralları getirilecek, izleme ve istihbarat da mücadele yöntemleri arasında yer alacak. Sporcunun itirafı ve dopinge göz yuman yandaşları-suç ortaklarını söylemesi özel indirim nedeni olacak. Kurallar daha anlaşılır ve kolay uygulanır olacak. Ulusal otorite olan TMOK ve sonrasında federasyonlar kendi mevzuatlarını yenileyecek.

Bazı bilinmeyenlere de burada yer vereyim. Federasyonlar doping kontrolünü kendileri yapmaz. Bunu TMOK yapar. İlgili komisyon, federasyonların etkinlik programına göre büyük-küçük, önemli demeden, önceden haber vermeden kontrollerini yapar. Kontrol prosedürü kapsamlı bir uygulama modelidir. Sadece idrar örneği değil artık kan örneği de alınarak kontrol gerçekleştiriliyor. 'Sporcu Biyolojik Pasaportu' uygulaması ile sporcular yılın belli dönemlerinde kan ve idrar örnekleri veriyorlar. Pasaportlara veriler işleniyor. Yarışmalardan önce, yarışma sırasında, kamp evrelerinde alınan örneklere göre elde edilen sonuçlar değerlendirilerek sporcudaki değişimler yorumlanıyor. Doping için sadece bir şampiyonluk, bir rekor sonucu alınan örneklere göre karar verilmiyor artık. Federasyonlar, komisyona bir liste ile sporcularını bildiriyorlar. Sporcu seçimi federasyonların belirlediği ölçütlere göre oluyor.

Federasyonların Disiplin Kurulları da kesinleşen doping sonucuna göre yargılama yapar. Dopingin yapıldığının kesin olarak akredite laboratuar sonuçlarına göre kabul edilmesi sonrası ilgili kurullar yargılama yapabiliyor. Dünyada hala 33 akredite laboratuar doping bulgularına ilişkin sonuçları veri tabanında yer veriyor. (Hacettepe Üniversitesi Laboratuarı Ülkemizde bu konuda tek yetkili laboratuardır) Disiplin Kurullarının doğrudan soruşturma açma yetkisi yoktur. Disiplin Kurulları suç ve suçlu oluşturamaz. Sadece kendilerine gelen dosyadaki sav ve veriler ışında savunma hakkının kutsallığını bilerek yazılı kuralları uygularlar. Başka bir bilinmeyen. Satranç gibi fiziksel performansa dayanmayan sporların içinde bulunduğu, doping karşısında 'az riskli' sayılan sporlar izleme listesindedir. Yine bir bilinmeyen de kullanılan yasaklı madde içeren tedavi amaçlı olarak kullanılan maddelerin/ilaçların reçete ile belli dozda ve sürede kullanımı doping kabul edilmiyor. Ancak sporcunun durumunu ilgili kurullara yarışma öncesi ve yarışma sırasında belgeleyerek bildirmesi, onay alması gerekiyor.

Satranç sporcuları ve satranç sporu ile ilgili diğer paydaşlar (antrenörler, hakemler, kulüpler ve yöneticileri, Federasyonun her kademesinde görev alan yönetici ve kurullarındaki üyeler, organizatörler, organizasyon görevlileri, veliler...) Türkiye Doping ile Mücadele Talimatı hükümlerine tabi olarak yaptırımlar karşısında kararlara uymak zorundalar. Doping insanlık dışı bir uygulamadır. Adice ve ahlaksızca bir uygulamadır. Doping sporun ruhuna aykırıdır. Aman dikkat! Farkında olmadan bir doping olayına karışabilirsiniz. O nedenle içeriğini bilmediğiniz, emin olmadığınız hiçbir maddeyi, ilacı, sağlık için kullanılan yan ürünleri, içecekleri, yoğunlaşmayı ve direnci artırıcı olduğu söylenilen bitkisel ürünleri, yiyecekleri almayınız. Karın ağrısı, mide bulantısı, burun akıntısı gibi önemli olmadığını düşündüğünüz bir rahatsızlığınız karşısında bilinçsizce kullanılan ilaçlar dopinge bulaştırabilir. Daha önemlisi masum olduğu düşünülen, reçetesiz dahi alınabilen bu ilaçların kalp krizine kadar varan sonuçlarının olabileceği düşünülmelidir. Önerileri otoritelerin onayı olmadan dinlemeyiniz. Aileler ve antrenörler! Bu konuda en büyük görev sizlere düşmektedir. Sporcu sağlığı her şeyden önce düşünülmelidir.

Sağlıklı Kalınız.

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler