Adana, 09 Haziran 2014
IO&IA Tahsin AKTAR
tahsin.aktar@tsf.org.tr
Bu günden itibaren, yeni bir uygulama olarak, kurumsal e-posta adresim yukarıda göreceğiniz biçimde adım soyadım arasına bir nokta konularak değişti. Bilgilerinize sunmak istedim.
İkrar
FIDE'nin değişen ve yeni oluşturulan kuralların tanıtımı için uluslararası satranç hakemleri (IA) ile gerçekleştirilen çalıştayda, gündemde olmamasına karşın, ele alınan bir konuya bu yazıda değineceğim.
9.2 ve 9.3 de tekrarlanmış konum ve 50 hamle kuralı anlatılır. Bu kurallar, bilindiği gibi, koşullara uygunluğu iki aşamalı olarak hakem tarafından belirlendikten sonra karara bağlanıyor. Her iki kural için 'şekil koşulları' ve 'uygulama koşulları' ayrı ayrı ele alınır.
9.2 ve 9.3 için şekil koşulları şöyle sıralanabilir:
İleri sürülen sav oluşmak üzere ise oyuncu;
Hamlede olacak,
Yapmak niyetinde olduğu hamlesini notasyon kağıdına yazacak ve bu hamlesini hakeme bildirecek,
Bu hamlesini tahtada göstermemiş, oynamamış olacak,
9.2 ve 9.3 için uygulama koşulları da şöyle:
Hiçbir taş alınmamış olacak,
Hiçbir piyon hareket etmemiş olacak,
9.2 için;
Tekrar konumlarında her defasında aynı oyuncu hamlede olacak,
Başlangıçta geçerken alma ve rok hakları varsa bu haklar sonuna kadar korunmuş olacak,
İleri süren sav oluşmuş ise şekil koşulu olarak hamlede olan oyuncu berabere savında bulunduğunda savın geçerliliği için uygulama koşulları aranacaktır.
Bu kısa özet anlatımdan sonra asıl konuya gelelim. Hakem eğitimleri sırasında bu konuyu anlatırken "... önce şekil koşullarının varlığı incelenir, bu koşullar varsa uygulama koşullarının varlığı için inceleme yapılır..." söylemini dile getiririm.
Şekil koşullarında çok ince bir nokta dikkatlerden kaçmamalı. "... oyuncu hamlesini yazacak ve bu hamlesini hakeme bildirecek..." hamlenin yazılması her defasında hakemler için önde koşul olmuştur. İki eylem için arada 've' bağlacı olmasına karşın niyet edilen hamlenin sözlü olarak söylenmesi pek önemsenmez. Bu anlamda şekil koşulu yerine getirilmiş kabul edilir ve incelemeye değer bulunur. Oyuncu yapmak niyetinde olduğu hamlesini hakeme bildirdiği ama notasyon kağıdına yazmadığı durumda, bu anlamda şekil koşulu yerine getirilmemiş kabul edilerek istem incelemeye değer bulunmaz. Uygulama hep bu yönde olmuştur. Genel geçer hukuk kuralı 'İkrar' (*) önemsenmez. Oyuncu yapmayı düşündüğü hamlesini hakeme bildirdiği ama notasyon kağıdına yazmadığı durumda bu hamleye kesin niyet ettiğini, kabullendiğini, benimsediğini, hamlesini sözlü olarak onayladığını kabul ederek hamlenin yazmasının istenebileceğini savunurum. Genel kabul hamlenin yazılmasını koşul olarak öne çıkartınca benim söylemim de sadece bir yorum olarak kalırdı. Çalıştayda değinilen de tam bu uygulama biçimi olmuş. Oyuncunun yapmayı düşündüğü hamlesini hakeme bildirdiği ama bu hamlesini yazmadığı durumda hamlesini yazmasının istenebileceği görüşü etrafında birleşilmiş. Bu anlayışa ulaşmanın gerekçesini 11.9 a dayandırıyorum. Bu yorumu paylaştığım IA Uçarkuş ile de hem fikir olduk. Çalıştaya katılan IA Ünal ile de görüştüm, O'da bu yeni anlayışın gerekçesinin 11.9 temel yaklaşımı olduğunu, çalıştayda ele alınış biçimi ile ortaya çıktığını söyledi. İkrar, oyuncunun yapacağı hamleyi kabullenmesi anlayışının uygulamada yeni bir kavram olarak benimsenmiş olması bu güne değin kuralı doğru olarak anlayamamış oyuncuların uğradığı hak mahrumiyetini ortadan kaldıracağı düşüncesindeyim.
Kale figürü
'Ters Duran Kale' başlığı ile ele aldığım önceki yazım üzerine IA Uçarkuş, IA Büyükvural, IA Ünal ve IO&IA Yazıcı arayarak "... kurallarda açık biçimde yazılmamış konularda yorum geliştirilerek kural kılıfına sokulmasını, bu yol ile hakemlere kural kimliği ile sunulmasını doğru bulmuyorum..." biçimindeki söylemime temel anlayış olarak katıldıklarını ama ters duran kale üzerine genel kabul görmüş uygulama biçiminden ayrılmamayı doğru bulduklarını işaret ettiler. Aslında sıklıkla karşılaşılmasa da sıklıkla tartışılan bu uygulama için o yazıda ben bir değerlendirmemi, anlayışımı ortaya koymuş, etrafında birleşilen yoruma uygulama yaklaşımı olarak karşı çıkmamıştım. Genel kabul gören uygulamalar karşısında farklı yorum sahibi olsak bile tabi ki uygulama birlikteliği açısından bir farklılığımızın olmadığını açıklamak istedim.
(*)TDK Güncel Türkçe Sözlük: 'İkrar' (isim, Arapça) saklamayıp doğruca söyleme, bildirme, benimseme, onama, kabul.
Sağlıklı Kalınız.



