Torino'nun Ardından...

37.Satranç Olimpiyatları, Torino'da 20 Mayıs - 5 Haziran 2006 tarihlerinde düzenlendi.

Ülkemizi temsilen geniş bir kafileyle katıldığımız olimpiyatlarda bizce çok başarılı sonuçlar aldık.

Öncelikle Olimpiyatların değerlendirmesini farklı açılardan sizlere aktarmak istiyorum.

Organizasyon

Tam bir felaket olarak başladı. 2-3 saat süren yemek kuyrukları, Kış Oyunlarının yapıldığı ve genç atletlerin kaldığı, yurt benzeri konaklama mekanları, özgün tekliflerinde ücretsiz olmasına karşın Milano havaalanından transferlerin ücretle yapılması gibi.

Bunları ve FIDE'nin felaket yönetimini tahmin ettiğimiz için, Abdurrahman Koral'ı Olimpiyatların başlamasından bir gün önce Torino'ya yolladık. Koral bey, ne kadar profesyonel olduğunu göstererek ve ülkemizin prestijini de en iyi şekilde değerlendirerek, kafilemize ait tüm transferleri ve konaklama koşullarını ayarladı. Bize ayrılan apartman sayısı az olmasına karşın, bu sayıyı artırdı, anahtarları aldı.

20 Mayıs günü Milan'a indiğimizde otobüs bizi bekliyordu. Olimpiyat köyüne gittiğimizde yaklaşık olarak 2km uzunluğunda bir kuyruk bulduk, ama biz 1 dakka beklemeden kafile olarak odalarımıza gidip dinlenmeye çekildik. Koral beye burda takdirlerimi iletiyorum, profesyonelliğini gösterdi.

Kafilemiz, tek tip kıyafeti, birlikteliği ve düzeniyle; parmakla gösterilen bir ekip oldu. Şampiyonanın başından sonuna kadar, kamp kuralları, milli takım düzeni gibi konularda ciddi bir sorun yaşamadık.

Tabii tüm bunların olmasında olaya profesyonel bakmamızın da nedeni vardı. Gitmeden önce tüm kurallar tartışıldı ve herkes GM, IM, ya da yönetici bu kurallara harfi harfine uydu. Milli Takımlar Yöneticisi Özgür Solakoğlu, Koçlarımız bu düzeni sağladılar. Burda bayan takımı koçuyla ilgili yaşadığımız sıkıntıları daha sonra dile getireceğim.

Sportif Sonuçlar

Erkekler

Tarihimizin en güçlü takımıyl akatıldığımız olimpiyatlarda gitmeden önce hedeflediğimiz sonuçları şu şekilde belirledik.

İlk 20 ----- Büyük Başarı

ilk 40 ------ Başarı

40ın altında bir sonuç başarısız

Açıkçası, iki GM ve 3 IM ile oynadığımız maçlarda bazen ben de kendime neden Nikolic bu takımla değil de şu takımla çıktı diye sordum. Ama, kararların doğru olup olmadığı, ancak sonuçlarıyla gözlenebiliyor. Bana göre, İngiltere'yi yenmemiz, diğer takımlara karşı aldğımız sonuçlar ve oynadığımız satranç çok göz doldurucuydu.

Büyük Ustalarımız bence çok başarılıydı. Gurevich, bir tur dışında tüm maçlarını oynadı ve bence kendisinden bekleneni verdi. Atalık en başarılı sporcularımızdan birisiydi. 13 maçı da oynaması ve çok kararlı bir mücadele vermesi takdire değerdi. Açıkçası, beraberlik konusunda gelen eleştirilere katılmıyorum. Atalık hiç bir maçıyla ilgili önceden anlaşma yapmadı. Bu anlamda etik açından bence bir sorun yok. Takım başarısı açısından her turda en az yarım puan alabilmek bile güçlü bir avantaj. Böyle bir sporcu olması da çok önemli.

Haznedaroğlu, bence vasatın üstünde ve başarılı bir performans sergiledi. Her zamanki gibi kararlı satrancıyla göz doldurdu. Kıvanç'ın okul sorununu hallettikten sonra daha da iyi bir düzeyde oynayacağını düşünüyorum.

Umut Atakişi, stili nedeniyle ve belki de yorgun olması nedeniyle bekleneni veremedi. Bence Kazak sporcuya kaybetmesi bir anlamda şanssızlıktı. Umut'un daha iyi oynayacağını ve oynayabileceğini biliyoruz. Umarım daha istikrarlı olur.

Barış Esen: Bu çocuğa hayranım. Genç yaşına rağmen süper satranç oynayan bir yetenek. Piştikten sonra daha da iyi olacak. En başarılı sporcularımızdan birisiydi.

Yakup Erturan: Yakup, belki de az oynamasının verdiği bir baskı altındaydı. Açıkçası, başkan olarak bu eleştirileri yazıyorum, çünkü herhangi bir müdahele şansım yok. Bu konuda kim oynayacak hangi tur oynayacak her türlü yetki, antrenöre aittir. Ben en ufak bir müdahelede bulunmadım. Bulunamam da.

Ama Yakup, yedek olmasının verdiği psikolojik baskı altında bence iyi bir sonuç getirdi. Böyle bir yedekle oynamak da büyük avantaj tabii..

Genel olarak erkek takımımız çok başarılı oldu. Tabii daha iyi olabilirdik ve olmalıydık da.

Son tur Umut kazansaydı, ilk 25 sırada olacaktık. Ama olmadı sağlık olsun. Önemli olan daha başarılı olmak için aynı düzende çalışmaya devam etmemiz.

Bence GM'ler dışındaki sporcularımızın en büyük sorunu kondisyon ve enerji. Bir maçı kaybettikten sonra diğeri berabere yapmak ya da kazanmak açısından sağlam olamamaları. Bu da zaman içinde düzelecektir.

Bayanlar

Bayanlarda başarı kriterlerimiz

İlk 30 çok iyi,

30-50 başarılı

50 altı başarısız şeklindedi.

Betül ve Aslı'nın olmadığı bir bayan takımının bu sonucu ayakta alkışlanacak bir başarı. Zehra artık WGM düzeyinde oynuyor. Bence çok başarılıydı. Katya birinci masanın gereklerini tam olarak yerine getirdi. Bir ara kısa bir sağlık sorunu yaşadı ve bu da sonuçlara yansıdı. Ama Katya büyük bir yetenek. Kübra, inanılmaz bir çıkış yaptı. Bence bu çocuk yıllardır kendisinden bekleneni vermeye doğru bir kaç hamle yaklaştı. Kübra'nın en önemli sorunu psikolojik olarak öz güveniydi. Bu turnuvada bu sorunu her anlamda çözdü. Artık karşısındaki WGM ya da IM olsun satrancını oynuyabiliyor. Umarım bu istim üzerinde olmanın sonucu ilk yaş grupları Dünya ve Avrupa şampiyonasında bir madalyaya dönüşür.

Nilüfer, bu ülkenin yetiştirdiği en önemli bayan satranç sporcularından birisi. Zamanın olanakları çerçevesinde yaptıklarını herkes biliyor. Sevgili Nülüfer'in en büyük sıkıntısı, işi nedeniyle kamplara katılamaması, üniversite sınavının bir ay öncesinde böyle bir turnuvada oynamasıydı. O yüzden hem hazır değildi hem de yoğunlaşamadı. Ama Nilüfer Çorlulu Çınar'ın satrancamıza vereceklerinin devam etmesi gerektiğini düşünüyorum ve arzuluyorum.

Kuşkusuz, Betül Cemre ve Aslı da olsaydı daha çok başarılı olurduk.

2012 yılında Antalya'da düzenlemek istediğimiz 40'ıncı Satranç Olimpiyatlarımızda, Katya, Betül, Zehra, Aslı ve Kübra'yla bence ilk 3'e girebilecek bir takımımız olacak.

Bayanlarımız 24üncü oldu. Bu büyük başarı ama son tur teklif edilen akla ziyan beraberlik bizi çıldırttı. Antrenörü biz seçtiğimiz için sorumluluk da bize ait. Hangi akla hizmetle İsveç'e beraberlik teklif edilir, nasıl böyle bir fırsat kaçırılır inanamıyorum. İnanamıyoruz.

Akıl alır gibi değil. GM Sulypa'yı tedbirli olarak Dİsiplin Kurulumuza veriyoruz. Yasal takibat başladığı için bu konuda bir yorum yapmak istemiyorum. Ama özellikle tur öncesinde, Özgür bey aracılığıyla 3-0 için oynadığımızı kendisine ilettik. İşte burda bir şey ortaya çıkyor ki, kendi hocalarımızı acil olarak yetiştirmemiz gerekiyor.

Sevgili Özgür Solakoğlu'na özel olarak teşekkür ve takdirlerimi iletiyorum. A'dan Z'ye herşeyle ilgilendi ve beni tamamen rahatlattı. Ben sanki milli takımlar açısından orda yokmuş gibiydim. Zaten olması gereken de buydu. Artık TSF profesyonel insanlarla ve yönetemlerle çalışan bir kurum.

37.Satranç Olimpiyatlarında şimdiye kadar aldığımız en iyi derecelere imza atan sporcularımız, Sevgili Nikoliç'i ve Solakoğlu'nu tebrik ediyorum.

Artık Türkiye bir satranç ülkesi.

Sevgilerimle,

Ali Nihat YAZICI

Başkan 6 Haziran 2006

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler