Söylenmesi gerekeni en önce söyleyeyim. Kirsan İlyumzhinov , FİDE Genel Kurulu’na katılan 154 ülke temsilcisinin, 96’sının oyuyla yeniden Başkanlığa seçilmeyi başardı.

Bessel Kok ve Ali Nihat Yazıcı ise 54 ülkenin yani her üç üyeden birinin oyunu toplayabildi.

Yani Kok ve ekibi kaybetti ama Türkiye kazandı.

“Nasıl oluyor bu” derseniz yanıtım “Galip sayılır bu yolda mağlup” olurdu herhalde.

İsterseniz şöyle başlayalım.

“1982’den bu yana FİDE seçimlerini izliyorum ilk kez bu denli rekabet olan bir seçim yaşıyorum.” Bu sözlerin sahibi ilgi alanı sadece satranç olan bir Hollandalı gazeteci ; Frits Agterdenbos.

Ancak beni asıl şaşırtan Moscow Times’da, Carl Schreck imzasıyla yayınlanan “A Game of Chess and Politics”, (Satranç ve Siyaset Oyunu), başlıklı makale oldu. http://www.themoscowtimes.com/stories/2006/06/02/003.html)

Tahmin ettiğiniz gibi, “özerk” Kalmukya Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanı Kirsan İlyumzhinov için FİDE Başkanlığı yalnızca kişisel bir tutku, ısrarla istediği bir uluslararası unvan değil.

FİDE Başkanlığı onun Kalmukya’daki pozisyonunu bile etkileyecek güçte bir ilişkiler ağının ismi aslında.

Zaten bu yüzden ilgili makalede Kirsan için “Kendi ülkesi Kalmukya’da muhalefete karşı fazla demokrat olduğu söylenemeyecek olan Kirsan, hayatının en büyük siyasi savaşı ile karşı karşıya.” denebiliyor.

Daha da şaşırtıcı olanı bir zamanların efsane Rus gazetesi “Pravda” da, Alexei Gulf imzalı “NATO of chess”, (Satranç NATO’su) başlıklı makaleye yapılan atıf oldu.

Bakın bir spor olarak satranç, uluslararası siyaset alanında nasıl bir etkiye sahip. İnanılır gibi değil, ama “gerçek” anlaşılan en azından Rusya için böyle.

“Pravda” da yer alan makalede Bessel Kok ve Ali Nihat Yazıcı ekibi, (ABD, Batı Avrupa ve Türkiye) Rusya’ya karşı “Satranç NATO’su” olarak tanımlanıyor. Çok tuhaf, çünkü 3 adet FİDE Başkan Yardımcılığı için bugün (3 Haziran Cumartesi) yapılan seçimlerde ABD temsilcisinin Kirsan’ın desteğini sağladığı konuşuluyordu.

Gelelim seçimlere. Önce şunu vurgulamalıyım. Türkiye ve Türkiye Satranç Federasyonu neredeyse tek başına FİDE Genel Kurulu’na damgasını vurdu.

Polonya, Suriye, Burma, Brunei, Tunus, Fas, Irak, Bangladeş gibi genel olarak yoksul ve etkisiz satranç federasyonlarına sahip ülkelerin temsilcileri benimle her karşılaştıklarında TSF’den ve satrancın Türkiye’de ki gelişiminden övgüyle söz ettiler.

Ancak bu durum yalnızca sözlü değildi kuşkusuz.

Dün, Genel Kurul’da Bessel Kok’un Başkanlığı için “The Right Move” ekibine toplam 54 oy veren satranç ailesi, bugün TSF Başkanı Ali Nihat Yazıcı için 79 oy kullandı.

Yani Ali Nihat Yazıcı tek başına, Genel Kurul’un yarıdan fazlasının desteğini almayı başardı.

Bu kadar kısa bir süre içinde, bu denli Türkiye’yi, TSF’yi ve kendisini anlatabilmek ve yalnızca satranç adına yapılanlarla diğer ülkelerin takdirini kazanabilmek bence çok ama çok önemli bir başarı.

FİDE’nin toplam bütçesinin iki katından daha fazla bir bütçeye sahip olan TSF için yeni bir başlangıcın habercisi bu gelişme.

Neyse, FİDE Genel Kurulu izlenimlerim ve satrancın siyasetine ilişkin değerlendirmelerim devam edecek.

Ama şunu da belirtmeden geçemem doğrusu.

Hatırlarsanız 31 Mayıs Perşembe günü, Avrupa Satranç Birliği Yönetim Kurulu üyeliği için yarışmış ve maalesef kaybetmiştim.

Tam Başkan Yazıcı’ya “seçim yenilgisi nasıl olur” deneyimlerimi aktaracaktım ki yine olmadı.

Başkan Yazıcı’da ilk yenilgisini almış olduğu için benim deneyimime pek itibar etmedi.

Ama olsun.

“Galip sayılır bu yolda mağlup” demiştik değil mi.

Murat KUL

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler