Demokrasi içinde bir seçim oldu. Ama hepsinden önemlisi nezaket içinde bir seçim oldu. Kırmadan dökmeden, kavgasız gürültüsüz bir seçim oldu. Üçüncü kez kaybeden Cengiz Keleş'in hakkını teslim edelim. Hırçınlaşmadan, medeni bir üslupla Büyük Başkan Ali Nihat Yazıcı'ya yaptıkları için teşekkür edip uğurladı. Satrancın ilk kadın ve anne Başkanı Gülkız Tulay'ı övgü dolu sözlerle karşıladı.
Hasan Salih Acar başta olmak üzere Erşan Gökerman da bu nezaketin korunmasında özen gösterdiler. Satranç ailesi hem bir aile olduğunu bir kez daha ortaya koydu hem de kaybedeni olmayan bir seçim yaşadı.
Başkan Yazıcı 12 yıllık yönetimi ile satrancın ülkemizdeki makus talihini değiştiren, büyük dönüşümü başlatan kişidir. Beğenelim yada beğenmeyelim, üslubuna kızalım yahut kızmayalım onun emeğini, yaratıcılığını ve çabasını takdir etmek, hakkını vermek esas olmalıdır. İsmini Türk satranç tarihine altın harflerle yazdırmıştır. Son konuşması ve tavrı ile de Yazıcı satranç ailesine saygın ve hak edilmiş bir veda da bulunmuştur.
Gelelim seçime ve satranca değen anne eline.
Başkanımız Gülkız Tulay bu seçim öncesinde adaylık için 108 imza toplamıştı. Bu imzaların hepsini almayı başardı. Tek bir fire olmadı. Delegeler imzalarının arkasında dimdik durdular. İçtenlikle, samimi bir dayanışma ile ortaya çıkan destek, Tülay'ın adaylık konuşmasının sıkça alkışlarla kesilmesine yol açınca aslında kimin kazanacağı da belli olmuştu.
Satrancın Başkan Annesi Gülkız Tulay'ın bu destek ve sevgiyle çok başarılı olacağına inanıyorum.
Zarafetini, saygısını, iyi niyet ve dürüstlüğünü bozmayan hiç kimseyi ayrı tutmadan, hiç kimseyi ötekileştirmeden, kapsayıcı, dert paylaşan ve çözüm üreten bir Başkan olmasını diliyorum.
Dilemiyorum buna gönülden inanıyorum.



