Öncelikli nedenim nezaketli olması ve herkesle iletişim kurarak, kendisine uzatılan eli, o elin sahibinin kim olduğuna bakmaksızın sıkabilmesidir.

İkinci ve belki de daha önemli ise kendisini Nobel ödüllü bir üstün zeka, hakikatin sırrına ermiş bir sözde dahi olarak görmemesi ve her şart altında mütevazılığını korumayı başarabilmesidir.

Üçüncüsü gaza gelmemesi ve gaza geleni anında fark edebilmesidir. Sanırım bu yetenek annelere özgüdür ve bunu erkeklerin yapabilmesi de bu dünya üzerinde olanaklı görünmemektedir.

Dördüncü nedenim yapılan hatadan dönmeyi, daha da üstünü; hata yaptığında bunu kabullenmeyi becerilmesidir.

Beşincisi Gülkız Tulay'ın Gülkız Tulay olarak aday olmasıdır. Onun ismi bir başkasının ismi üzerinden değil, kendi emeği ile yaptıkları üzerinden değerlidir.

Altıncısı ise TSF Başkanlığına ilk kez aday olması ve bugüne dek girdiği hiçbir seçimde kaybeden, tercih edilmemiş bir isim olmamasıdır.

Yedincisi ekip çalışmasını önemsemesi, birlikte çalıştığı insanlarla ortaklaşa bir doğruya ulaşmanın kendi doğrusu için samimiyetle mücadele etmek kadar önemli olduğuna inanmasıdır.

Sekizincisi ve benim için en önemlisi ailesine olan bağlılığı, eşine, çocuklarına ve dostlarına gösterdiği sevgidir.

İşte Gülkız Tulay'ı bu nedenlerle destekliyorum.

Peki ama diğer adayı neden desteklemiyorum? Pek çok neden sayabilirim ama iki tanesi yeterli benim için;

1. Son sekiz yılda iki kez yönetime aday olmuş ve her ikisinde de seçimi kaybetmiştir. Satranç ailesi hem tek başına hem koalisyon olarak bu ismi yönetimde görmeyi tercih etmemiştir.

2. İsmini sadece ve sadece Başkan Yazıcı düşmanlığı ile duyurabilmiştir. Kendisini tanımlayan şey Başkan Yazıcı'dır. Başkan Yazıcı'ya muhalif olmak dışında son sekiz yılda bu ülke satrancı için hiçbir şey yapmamıştır.

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler