Adana, 19 Ağustos 2012
Bayram sabahlarının heyecanı artık tatil yörelerinde farklı yaşanıyor. Hele şu yaz sıcakları da işin içine girince serin ve dinlenilecek ortam arayışı kaçınılmaz oluyor. SMS ve e-posta ile yapılan kutlamalar da bayramın yaşanası anma ortamını iyice köreltiyor. Bir tanıdığın sesini duymak, kapının önündeki ayak tıkırtısını bize gelen birilerinin sesi sanarak saça başa çeki düzen vererek kapı önünde hazır beklemek üzerine kurulu bayram ziyareti bekleyişi böylece yavaş yavaş son buluyor. Ne acı. Ben de bu acı sona rağmen direnenlerden biri olmama karşın e-posta ve SMS ile kutlama kervanına katılanlardan biryim bunu da itiraf edeyim. Yine de arayarak, kapı çalarak yaşanmasını arzu ettiğim bayram ortamını yaratmaya da çalışıyorum.
Bu sabah çok duygulandığım, bir o kadar da mutlu olduğum bir bayramlaşma beni gün boyu hem mutlu etti, hem de değişik duygulara sürükledi. Arayan sevgili Nilüfer idi. (Nilüfer Çınar Çorlulu) Telefon görüşmesi özünde bayram kutlaması idi, görüşmenin ayrıntılarına, içeriğine burada girmeyeceğim, sevgili Nilüfer sağolsun, beni çok ama çok sevindirdi. Öyle güzel bir kaç sözcük kullandı ki, özlediğim bayram çoşkusunu bu telefon ile yapılan kutlamada tadı damağımda kalırcasına almamı sağladı.
Bu duygular ile tüm satranç ailemizin Ramazan Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Halalara, amcalara, teyzelere, dayılara selam ediyorum. Ninelerin, dedelerin ellerinden öpüyorum. Benim babam yok, babaların annalerin de ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum. Nice güzellikleri, başarıyı getirecek sonraki bayramları özlemle bekliyorum.
Sağlıkla kalınız
Tahsin Aktar



