Gülkız Tulay ile 2004 yılından bu yana tanışıyoruz.

Pek çok yönetim kurulu toplantısına katıldık.

Ülkeyi baştan başa birlikte dolaştık.

Uluslararası organizasyonlarda, ülke içi kamplar ve turnuvalarda bulunduk.

Tüm bu süreçte yalnızca onu değil, değerli eşini ve sevgili evlatlarını da tanıma şansını yakaladım.

Gülkız hanım benim gözümde yalnızca iyi bir eş, iyi bir anne ve iyi bir federasyon yöneticisi değil. Aynı zamanda iyi bir dost.

Nikah şahidim.

Satrancın eğer bir merkezi varsa işte o merkezin tam göbeğinden gelen bir isim o.

Bir eş, bir anne, bir sporcu velisi, bu ülkenin en büyük satranç eğitim kulübünün başkanı.

Ve iki dönemdir bu ülkenin en büyük spor federasyonlarından birinin, Türkiye Satranç Federasyonu'nun önce Yönetim Kurulu Üyesi sonra Asbaşkanı.

Daha önemlisi herkesle diyalog içinde ve ihtiyacı olan herkesin sorununa çözüm üretmenin peşinde.

Herkesi dinliyor ve kendisine uzatılan eli mutlaka sıkıyor. Kibir, yani günahların en ölümcülünün yanından geçmesine bile izin vermiyor.

Velileri tanıyor. Sporcuları tanıyor. Yöneticileri tanıyor. Kulüpleri tanıyor.

Bizi tanıyor.

İşte bu Gülkız Tulay önceki gün TSF'nin 2012 seçimli genel kurulunda başkanlığa aday oldu.

TSF bu ülkenin aktif lisanslı sporcu sayısında bütün amatör spor federasyonları arasında açık ara birinci sırada.

TSF bu ülkenin bütün amatör spor federasyonları arasında toplam lisanslı sporcu sayısında ikinci sırada.

TSF bu ülkede sponsorluk gelirlerinde bütün amatör spor federasyonları arasında üçüncü sırada.

İster uluslararası faaliyet, ister ülke içi faaliyetler açısından bakın TSF bu ülkenin ilk üç spor federasyonu arasında.

Ve tüm spor federasyonlarının ki futbol dahil 58 adettir. Yalnızca iki tanesinin başkanlığını kadınlar yürütüyor.

Tenis ve Yelken.

Yüzde 4 bile değil yani kadın başkanların sayısı.

Gülkız Tulay ikiyi üç yapmak istiyor.

TSF'nin başına, dünyanın en büyük, en örgütlü, en güçlü satranç federasyonunun başına aday oluyor.

Satrancın bereketli hamurunu o dürüst ve becerikli elleriyle yoğurmaya hazırlanıyor.

Umuyor ve diliyorum ki bu ülkenin satrancına gönül veren her ildeki, her köşedeki tüm satranç sporcuları ve veliler, kulüp yöneticileri ve hakemler bu elllere hak ettiği desteği verir ve ilk kez bir kadına başkanlık yolunu açarak, alın teriyle, yüreğiyle bu noktaya gelen bir anneyi, gerçek bir satranç emekçisini, yalnız bırakmazlar.

Not: Nezihe Ezgi Menzi'nin olağanüstü başarısı ile ilgili yazımı kısa bir süre sonra sizlerle paylaşacağım.

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler