Unvan Maçı - İstanbul 2012

Moskova'dan yazıyorum size bu satırları. Dünya Şampiyonluğu unvan maçı dişe diş devam ediyor Moskova'da.. Anand ve Gelfand arasındaki mücadeleyi tüm dünya takip ediyor. Genç efsanelerin (Carlsen, Karjakin, Radjabov, Caruana) satranca damga vurduğu bir dönemde, benim jenerasyonumdan iki dev dünya şampiyonluğu için çarpışıyor... Açıkçası bundan mutluluk doluyorum kişisel olarak, umut veriyor insana...

Benim açık favorim Boris Gelfand, hem iyi dostum olması, hem de buraya gelmek için harcadığı emekleri ve hazırlığını şahsen bildiğim için...

Bütün bunların yanında, Olimpiyat hazırlıkları, Istanbul 2012'nin daha başlamadan getirdiği şan, ülkemize ve dolayısıyla bana olan ilgiyi artırıyor.

Bir gazeteci dostumun, 'Ali, artık birtek unvan maçı kaldı düzenlemediğiniz. Ne zaman düşünüyorsun?' sorusuna, 'Bir Türk oynayacağı zaman, 2016 muhtemel belki daha yakın, yarın, belki yarından da yakın' diye yanıt verdim. Aslında, ciddi bir olasılık var bir sonraki maçın İstanbul'da olmasına ilişkin. Gerisi süpriz olsun...

Türkçe'nin resmi FIDE dili olmasıyla ilgili başvuruyu yapmış olduk bu arada... İstanbul'da karar verilecek. Kabul edilirse, Türkçe FIDE'nin resmi 8nci dili olacak...

FIDE'de en çok kullanılan sözcük artık İSTANBUL... Ne kadar güzel!

CIS - CHESS IN SCHOOL - Okulda Satrançta Dünyaya Türk Modeli

Okulda Satrançla ilgili geliştirdiğimiz model, geçen yıl FIDE tarafından, benim yönetimimde, Slovakya ve Slovenya'da başladı. 9 dilde websitesini yayına açtık. FIDE Öğrenci Üyeliği (http://sm.fide.com) sitesinden ayrıntılı bilgileri alabilirsiniz.

Geçen yıl başlayan proje, 2011 yılı sonunda FIDE'nin Okulda Satranca bulduğu sponsorla (ROSENEFT), iyice hızlandı. Tahtayı doğru yerleştirmesini bilmeyen eski dünya şampiyonunun, her ülkede atık safralarla (bizimkiler dahil!) söylemde kalan okulda satranç projesine karşılık, FIDE olarak, pragmatik, doğrudan federasyonlara fayda getiren, sonuca giden, sponsoru olan, Türkiye'de denenmiş, mucize yaratmış modelimiz başarıya koşuyor. 2012'de 12 ülkede daha aynı modeli kuruyoruz.

Dünya Okullarda Madalya Yağmuru

Iasi'de düzenlenen Dünya Okullar Satranç Şampiyonasında 7 yaşında ve Türk Satrancının parlak geleceğinin feneri olacak Işık Can altın madalya, medaharı iftiharımız Cemil Can ya da 'CC', 15 yaşta altın madalya aldı.

15 yaşta bir başka süper yeteneğimiz Batuhan Daştan ve 13 yaşta genç kartal Volkan Sevgi bronz madalya aldılar. 5 sporcumuzun da ilk altıya girdiği şampiyonadan 9 kupa ile döndük. Sözün bittiği yer... Takdir edemeyenler utansın!!

Seçim Yılı

Bu yıl malum seçim yılı, yakında seçim kampanyamızı başlatıyoruz. Ekibimiz bir dört yıl daha satrancı daha da yukarı götürmeye aday. Türk satrancının 2000 yılında başlayan yükselişi bizim yönetimimizde çok daha uzun sürecek. Saygın genel kurulumuzun en iyiyi seçme konusunda doğru karar vereceğine inanıyoruz.

Körlerle Sağırlar Birbirini Ağırlar

2008 yılında forum köşemizi kapattıktan sonra yayına başlayan özel forumlar oldu. Bunlardan birinde, en çok ziyaret edileninde, bir kaç kişi kendi kendilerini tatmin etmek için sürekli gerçek dışı söylemler geliştiriyor, bize de durmadan saldırıyor.

Daha önce Bahtiyar kod adlı kişinin Hakan Aktaç olduğunu yazmış, Reha Diri'nin de bana yaptıklarından söz etmiştim. Elimizde rapor olduğunu da belirtmiştim. Bu konuda adı geçen şahıslardan komik yazılar hemen forumlara aktı...

O yüzden burada iki dosyayı yorum yapmadan sizle paylaşıyorum. Anlaşılması zor bu insanlar hala öğrenemediler. Mızrak Çuvala Girmez! Bz elimizdeki belgelerle konuşuyoruz. Aksi takdirde bildiğimiz, söyleyemediğimiz o kadar çirkinlikleri var ki bu bir avuç kötü insanın... Tabi belgesi olan ancak zamanı gelmeyen çok konu da var bu arada.

Yorumsuz 1 (Polis tutanağı) Yorumsuz 2 (Reha Diri'nin e-postası)

'Körlerle sağırlar, birbirini ağırlar' atasözü, görme engelli ve işitme engelli kardeşlerimiz için değil, toplumda ahlaki engelli insanları betimlemek için söylenmiş çok güzel bir söz aslında. Ahlaki engelli bu insanlara bir örnek daha gördük aynı forumda. Novek kod adlı bir kişi, 1 Mayıs Bayramını kutlamadığımızı yazmış. Bir kişi de yanıt vermemiş, oysa 1 Mayıs'ın ülkemizde bayram ve tatil ilan edilmesinin ardından, tıpkı her bayram ve özel günde olduğu gibi, TSF bugünü de unutmadı. Haberimiz yapıldı, yayınlandı ve 2 Mayıs günü otomatik olarak sitemizden kalktı.

Gerçekleri göremeyen bu ahlaki körleri, doğruları duyamayan bu vurdum duymaz sağırları, demokrasinin adaletine havale ediyorum. Öbür dünyada değil bu dünyada hak ettiklerini bulacaklar. Adalet her zaman var..

Bazen soruyorlar dostlarım bana, neden hemen yanıt vermiyorsun başkan diye... Yani, ben satranççıyım, saatim var çalışıyor, düşünmeden hamle yapmam, ahlaki olarak da ne körüm ne sağır...

Daha neler var gündemimizde ne büyük başarılar...

Hoşçakalın dostlarım...

Moskova - 17 Mayıs 2012

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler