Sevgili dostlarım,
Çok iyi bildiğiniz gibi 2008 yılında çetin bir seçim, ardından da 2010 yılında arkadan hançerlendiğimiz bir Mali Genel Kurul yaşadık. Bu iki önemli toplantıda da içimizde olan ve amaçları satranç dışında olan mihraklar, bu camiaya yakışmayan tutum ve davranışlar içine girmişti.
2008 yılındaki seçimden önce, şahsıma ait Garanti Bankasındaki hesaplarıma girilmiş, bu hesaplarla ilgili bilgiler muhalefete aktarılmıştı. Üstelik, bu yasa dışı işi yapan Garanti Bankasının çalışanıydı. Bu yasadışı girişimi Abdurrahman Çağrı Ateşin kod adıyla yapan Reha Diri, bunu bir büyük ustanın talebiyle, yaptığını Emniyete ve Mahkemeye verdiği savunmasında dile getiriyordu. Ardından, bana yolladığı e-postayla bunları açıklamanın yanında, açıkça şantaj ve tehditte bulunuyordu. Adalet kısmen yerini buldu! Garanti Bankasına yaptığımız şikâyetten bir sonuç alamadık. Düşünebiliyor musunuz? Bankada çalışan birisi, bu çağda hesaplarınıza girip bilgilerinizi aleyhinize kullanmaya çalışıyor. O banka hiçbir şey yapmıyor.
Tabii aklınızdan hesaplarımda bir sorun mu vardı diye geçebilir. Hepsi incelendi SGM müfettişleri tarafından. Babamdan, kayınbabamdan aldığım borç üzerine çektiğim krediyle edindiğim evden (hala borcu devam ediyor), uçak millerime kadar. Sonuç? Alnımın akıyla 12 yılımı dolduruyorum 2012 sonunda.
Nelerle karşılaştım oniki yıl boyunca! Peki neydi bu insanların bu kadar yıkıcı muhalefetinin nedeni? Ben çok düşündüm ve sonuçta geldiğim nokta (2004 yılı Ağustos ayında ilk kez inandığım) bu işe yaramaz adamların amacı federasyonu ele geçirip yağmalamaktı. Bu çirkin amaç için, asla yan yana gelmeyecek kişiler yan yana geldi, birlik oldu. Birinin davasında birisi biracıyken öbürü bozacı olarak ifade verdi. Satrancın yanından geçemeyecek insanlar satranççı oldu. Biz değilmişiz!
Bugünün parasıyla ayda 15.000 TL'ye yakın geliri olan bir ailenin reisi olarak hala tamamen borcu ödenmiş, dikili bir ağacım olmasa da, bu çirkin saldırılara üçüncü kızım gibi sevdiğim satranç adına, Kübra, Betül, Emre, Barış, Vahap, Cemilcan gibi çocuklarımızın geleceği için hep sabrettim, yılmadım, adalete güvendim.
Bu muhalefet beni azmettirdi! Bu büyük kurumu onlardan korumak için oniki yıl boyunca hırslandım. Tam muhalefet bitti artık bırakıyorum derken baktım ki, bunların kötü kalbi asla iyi olmayacak.
Namusumuza bile dil uzatacak kadar satrançla ilgisi olmayan bu insanlar, Mavi Kaleyi yağmalamak için bu kurumu ele geçirmek için her yolu denediler.
Zamanı geldi, cinsel tacizle suçlanan birisi bizi komplo yapmakla suçladı. Sonuçta adalet yerini buldu hak ettiği cezayı aldı. Zamanı geldi yurt dışına adımı taklit edip e-postalar yolladılar. Zamanı geldi satranca siyaseti bulaştırmaya çalışıp, ayağımızı kedi gibi yalayanlar tepemize çıkmaya kalktılar.
Çoğu hak ettiği cezayı buldu, bulmayanlar da er geç bulurlar.
Ama ben hep söyledim, söylemedim mi?: 'Mızrak çuvala sığmaz!' diye
Bazıları hala elini kolunu sallaya sallaya dallanıyorlar. Ben İlahi Adalete inanıyorum. Onların da bir şekilde bir yerden yaptıklarını ödeyeceklerine eminim.
Bakın, adamın birisi, beynimin yarısı dediğim bir zamanlar, (üzgünüm ben de insanım güvenmekten dolayı zarar gördüm ben de, hata da yapıyorum, itiraf da ediyorum, en büyük hatamdır o zat) her yolu denedi, yetmezmiş gibi çalıştığım Kuruma da şikayet etti beni. Çocuğunu evimde misafir ettiğim, oturup aynı sofrayı aynı ekmeği paylaştığımız bu adamın (şüphem var), üç kuruş maaşıma zarar vermeye yeltenmesinin ardında nasıl bir hırs olabilir?
Yandaşlarıyla birlikte tahta dışındaki, işe yaramaz piyonlardan öteye geçemeyecekler. Onlara bu federasyonun kutsal değerlerini yağma ettirmeyeceğiz.
Bugün ki başlığımız 'kod adı bahtiyar'. Bir forum köşesinde, aleyhimize 2008'den beri yazan bu şahıs kim? Dallayıcı bu şahısı bilen var mı? Ben artık biliyorum. Emniyetten raporunu aldık. Kim olduğunu tahmin edenlere bir yarışma açmaya karar verdim.
Tahmin edenler baskan@tsf.org.tr e-posta adresine yazsın. Bilen olursa armağanım olacak. 16 Nisan 2012 günü raporlarıyla açıklayacağım.
Soranlara selam olsun! Madem öyle, İşte Böyle! Buradayım Allah bana ömür verdiği sürece!
Hodri Meydan!



