Adana, 31 Mart 2012
Oyunun Berabere Olması
Bu yazıda, zaman zaman, üzerinde konuşulan, tartışılan bir kural maddesi üzerinde bir kez daha durmak istiyorum. Kurallar yeniden ele alındığında, değişiklikler yapıldığında da değinmiştim. Satranç oyununun geleneğinde var olan anlaşmalı beraberlik olgusu, kurallar manzumesinin dokuzuncu maddesinde, bu yazının başlığı ile ele alınır. Oyun sırasında, oyuncuların oyunun sonucu üzerinde anlaşmaları etik midir, değil midir, doğru mudur, engel olmalı mıdır, olmamalı mıdır, bu değil değinilecek olan. Değineceğimiz, kural maddesinin mantığı ve uygulanması.
9.1.a şöyle diyor: " Oyuncuların, belirlenmiş bir hamleden önce veya oyunun tamamında, hakemin izin verdiği haller dışında, anlaşarak berabere yapamayacaklarını yarışma yönergesi ile belirlemek olanaklıdır." Öyle ise, yönergede yazığına göre, belli bir hamle sayısı sınırına kadar, oyuncular, satranç oyununun geleneğinde var olan anlaşmalı beraberlik olgusunu gerçekleştiremeyeceklerdir. Ancak, belirlenen hamle sayısı sınırına ulaşılmadan da hakemden izin isteyerek ve hakemin izni ile anlaşmalı beraberlik yapılabilecektir. Dikkat edilirse hakem beraberliğe onay vermiyor, beraberlik önerisinin yapılmasına izin veriyor. Rakip bu öneriyi kabul eder veya etmez bu başka bir şey, kurallar bu işlemin nasıl gerçekleştirileceğini ayrıca düzenliyor. Hakem izin vermez ise oyun o aşamadan devam edecektir. Ama duyarlı olmak gerekir. O aşamadan sonra oyunu devam ettirmek belki de oyunculardan birinin kaybetmesine yol açacaktır, duyarlılık bunadır. Burada süreç de doğru izlenmelidir. Oyuncu hakeme başvurduğunda saati tamamen durdurmuş olabilir, saatin bu gerekçe ile durdurulup durdurulamayacağına yine o hakem karar verecektir. Bu durum da yine kurallarda düzenlenmiştir. (Bkz. Madde 6.12.b)
Şimdi aykırı duruma değinelim. Sınırlandırılmış hamle sayısından önce, hakemden izin almadan anlaşmalı beraberlik yapan oyuncular ve oyunun sonucu için hakem nasıl bir karar verecek ve uygulama yapacaktır? Hakemin, berabere sonucunu kabul etmeyeceği ve oyunu devam ettireceği anlayışındayım. Bunun dışındaki kararlar tartışma yaratmaya ortam hazırlayabilir. Yapılan uygulamalarda da böyle de olmuştur. Yani oyuncular hakemden izin istemeyi unutmayacaklardır. Oyuncuların da böyle bir sonuç ile karşılaşmamaları için aynı duyarlılığı göstermeleri beklenir. Böyle durumlarda her iki oyuncuya da sıfır verildiğine tanık olduğumuz oyunlar da vardır. Ancak hakem bu kararında sınırlandırılmış hamle sayısından önce izin almadan berabere yaptıkları için sıfır puanını vermemektedir. Kural maddesinde böyle bir yaptırım yoktur. Olmayan bir yaptırımı kötü yetki kullanarak hiçbir hakem uygulayamaz, uygulamamalıdır da. Peki, hakemin dayanak noktası nedir? Bunun yanıtını da yine kurallar manzumesi içerisinde arayacağız. Madde 12.8 ve 12.9'a dayanarak her iki oyuncu için kayıp veren hakem için diyecek hiçbir şeyimiz yoktur. Öyle takdir etmiştir. Hakem, oyuncuların, kurallara uymadığı izlenimi ve anlayışına varmıştır diyebiliriz. (Satranç Kurallarına uymayı inatla reddeden oyuncu oyunu kaybeder. Rakibinin puanı hakem tarafından belirlenir. Her iki oyuncu da Madde 12.8'e göre suçlu bulunursa oyun her ikisi için de kayıp ilan edilir.) Maddede 'inatla reddetme' vurgusu öne çıkarılmıştır. Bir kez böyle bir yola giren oyunculara sıfır puanı vermek çok ağır bir karardır diye düşünüyorum. İlkesel olarak bir hakem tarafından verilmiş kararı açıktan eleştirmeyi doğru bulmam. Özel toplantılarda, eğitimlerde değinilebilir, daha doğru yaklaşımı yaratmak adına. Ne yazık ki unvan sahibi oyuncu ve hakemlerin bu maddenin uygulamasında hata yaptıklarına tanık oluyoruz.
Maddenin özünde olmasa da, sınırlandırılmış hamle sayısından önce hakemden izin istenmesinin dahi kabul edilmediğine tanık olduğumuz uygulamalar da vardır. Kurallar her türlü kararın üstündedir. Organizatörler ve hakemler kurallarda olmayan ya da kurallarda açıkça yazmasına karşın, karşı bir yönerge maddesi veya karar oluşturamazlar. Bu da hata olur.
Şimdi yeniden kural maddesine dönelim. "... belirlenmiş bir hamleden önce veya oyunun tamamında... " deniliyor. Oyunun tamamında. Bir hamle sayısı ile sınırlamadan, oyunun tamamında da anlaşmalı beraberlik yapmak için hakemden izin isteneceği yönergede yer alabilir. Sıkça olmasa da böyle uygulamalar vardır. Hakemin işini oldukça zorlaştıracak olan bu uygulama için organizatörler, hakeme sadece yardımcı olacak bir danışman/danışmanlar görevlendirebilir. Hakem izin verip vermemek için bu danışmandan, oyunun akışı, olası sonucu veya tahtada beraberlik görünüp görünmediği konusunda yardım isteyebilecektir. İzin konusunda yine de son karar hakeme aittir doğal olarak.
Maddenin bu hale getirilmesi, mantık olarak, anlaşmalı beraberliğin önüne geçilmeye yöneliktir. Ama görülüyor ki, oyuncular, kurallarda belirtilen başkaca haklardan yararlanarak sınırlandırılmış hamle sayısından önce beraberlik yapabilmektedirler. Madde 9.2 bu durumu düzenlemektedir. Konum tekrarı. Sınırlandırılmış hamle sayısından önce konum tekrarı savı ile hakeme başvuran oyuncuların savları mutlaka incelenmelidir. Tabi ki 9.3 de belirtilen koşullar doğrultusunda. Salt sınırlandırılmış hamle sayısına ulaşılmadığı için 9.2 den gelen haktan yararlanmak isteyen oyuncuların başvurularının reddedildiğine de tanık olmuşuzdur. İki konu karıştırılmamalıdır. Hakem bunu ayırt etmelidir. Bir noktaya karşı hakem duyarlı olacaktır. Sınırlandırılmış hamle sayısından önce konum tekrarı savı ile hakeme başvuran oyuncunun rakibi, 9.1.b.(3) uyarınca, beraberliğin kendisine de önerildiğini öne sürerek öneriyi kabul ettiğini hakeme bildirebilir. Hakemin duyarlı olacağı nokta burasıdır. Sınırlandırılmış hamle sayısına ulaşılmadığı için hakem oyuncunun 9.1.b.(3) uyarınca kabulünü reddederek 9.2 için ileri sürülen savı 9.3 de belirtilen esaslara göre oyunu inceleyecek ve kararını buna göre verecektir.
Oyuncuların, eğitimleri sırasında, antrenörleri tarafından bu konularda da donanımlı olasına yardımcı olması beklenir.
Sağlıkla kalınız.
Tahsin AKTAR



