24 Ocak 2012, Başkanlığım dönemimde 12nci kez Türkiye'nin yaşı küçük, aklı büyük çocuklarıyla şölendeyiz.
12 yıl önce ilk kez Kuşadası Pine Bay Hotel'de bu organizasyonu düzenlerken nasıl heyecanlı ve enerjiktik. Bugün ne o heyecandan, ne de o enerjiden en ufak bir eksilmenin olmadığını görebiliyorum. Daha büyük bir hırs, daha fazla arzu ile yeni ufuklara doğru uçuyoruz.
Zaman nasıl akıyor... 12 yıl önce Kuşadasında düzenlediğimiz organizasyon zamanında, bugün burada olan altın çocuklar dünyaya gelmemişti. Umarım 12 yıl sonra, bugün burada olan altın çocukların arasından Dünya ve Avrupa Şampiyonu olan kahramanlarımızın; göndere çektireceği şanlı bayrağımızı, dinleteceği aziz İstiklal Marşımızı görmeyi, o anı yaşamayı Allah bize nasip eyler.
Değişen ne peki 12 yılda, dökülen saçlarımız, yaşlanan yüzlerimizin dışında?
2001 yılında, hiç kimse yukarıda sarfettiğim cümleyi sarfedemezdi benden başka, inanarak...
Bugün, '12 yıl sonra bir Türk Dünya Şampiyonu olacak satrançta' dediğimde, 'eh yani olmazsa ayıp olur' dediğinizi duyabiliyorum.
Olamaz mı? Olabilir... (Aşk Tesadüfleri Sever Filmiyle ünlenen bu güzel şarkıyı bugünlerde sürekli mırıldanıyorum)
Eylül Akşamı - Bülent Ortaçgil
Artık, aynı düşü gördüğümüz bugünlerde, satranca olan inancımız da artmaya başladı.
Sadece Türkiye Küçükler Şampiyonası değil tabii, şölenin içindeki. 12 yaş altında 1119 sporcumuz, 12 ayrı şampiyonada ter dökerken, ardından başlayacak olan Türkiye Şampiyonası ve Türkiye Kadınlar Şampiyonası da heyecanla bekleniyor.
Büyük ödülleri, çok sayıda büyük ustanın katılımı ile müthiş bir şölen bizi bekliyor.
Milli Takımlar için oluşturduğumuz tematik kamplar devam ediyor.
Türk Satrancı hızla yükseliyor...
Bir şarkı ile bitirelim diyorum, bunu da bize çocuklarımızı her türlü sıkıntıyla getirip derdimizi çeken velilere yolluyorum. Kıymetli anneler ellerinizden öperiz..
Çocuklarınızın burada olması bile büyük bir şans, bu şansı bu olanaklarla olmasa da zamanında yaşayan biri olarak söyleyebilirim bunu...



