Bugün 29 Ekim 2011, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmasının 88nci Yıl Dönümünü kutluyoruz, ama içimiz buruk.

Bu sabah kızlarımın okuluna, 29 Ekim resmi törenine gittim. Binden fazla evladımız, huzur içinde, gururla, öğretmenleri, idarecileriyle birlikte, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutladılar. Biz veliler de onlara eşlik ettik. Gurur duyduk, göğsümüz kabardı, bu ülkenin çocuğu olmaktan, bu ülkenin çocuklarının velileri olmaktan, bu ülkenin geleceğine olan inancımızdan dolayı. Türkiye Cumhuriyeti'ne inancımızdan dolayı...

Bizler evimizde, huzur içinde yaşayalım, ülkemizin refahı için çalışalım, birer birey ve yurttaş olarak ailelerimizle, bölünmez devletimizin, 'ilelebet payidar kalacak' Cumhuriyetimizin, çağdaş uygarlıklar düzeyinde mutluluğunu yaşayalım diye, bizlerin güvenliği için, refahı için, mutluluğu için, sıcacık yataklarımızda korkmadan uyuyabilelim diye, 24 vatan evladımızın, 2 polisimizin, tüm şehitlerimizin, bu vatana ihanet eden bölücü teröristler tarafından katledilmesi yüzünden içimiz buruk. Onlar, tıpkı yüce önderimiz ve silah arkadaşları gibi, o şanlı bayrak bu vatan toprağı için ilelebete ulaştılar...

Bir avuç vatan toprağı için dökülen kanlarla sınırları çizildi bu yüce ülkenin. 'Yurtta sulh, cihanda sulh' diyerek yolumuzu gösteren o insan, yola çıktığı arkadaşlarının çoğunun karşı çıkmasına rağmen, (Söylev, TDK, 525nci sayfa) köhnemiş, insanı kul yapan, çağdışı bir zihniyeti redderek, %4-5 okuma yazma oranına sahip bir milletin kaderini çizdi. O yüzden bu bayram en büyük bayram.

Şehit kanlarıyla sulanmış bu topraklara o insanın attığı tomurcuk, filizlendi, çınar ağacı oldu. Bugün, dünyanın parmak ısırdığı bir ülke haline geldi, daha da iyi olacak...

İçimiz buruk! Van'da 7.2 şiddetinde gerçekleşen depremde yaşamını kaybeden 600'e yakın yurttaşımız binden fazla yaralı kardeşimiz, geride kalan insanlarımız yüzünden. Mucizenin adı Azra bebeğin, bu ülkenin mutlu bir yurttaşı olması için orada görev yapan ve yaşamını kaybeden gencecik öğretmenlerimiz, nasıl içimiz buruk olmasın?

Ama yine de bugün bayram! Tıpkı yüce önderimizin; yol arkadaşlarının karşı çıkmasına rağmen, inandığı yolda yürüdüğü gibi yürümemiz lazım yolumuzda... Acılardan ders alarak. Azra bebekler için, gelecek için inanmamız şart! İnancımızdan kuşkumuz yok.

Yüce önderimizin dediği gibi 'iç ve dış mihraklara rağmen', hain, bebek katili, uyuşturucu tüccarı bölücü örgüte rağmen, çimentodan-demirden çalan Allahsız müteahhite rağmen, karşımızda duran ve bizi düşman gören, tuzak kuran, kötü niyetli kişilere rağmen, yolumuz açık, inancımız tam...

O yüzden bu bayram çok önemli.. Bizi insana kul olmaktan kurtaran, bugün her yurttaşımızın hangi din, dil, ırktan olursa olsun birlik ve huzur içerisinde yaşadığı, ibadetini özgürce yaptığı, yaşadığı bu vatanda, bunu gerçekleştiren olgu olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bize armağan eden yüce önderimize ve dava arkadaşlarına şükranlarımızı sunuyoruz.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramınızı, yaklaşan mübarek Kurban Bayramınızı canı gönülden kutluyorum.

Ali Nihat YAZICI

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler