Adana, 12 Şubat 2011
Küçükler Yarışması
Büyük bir organizasyonu daha başarı ile tamamladık. Bu yıl adı ve formatı değiştirilen Yaş Grupları Şampiyonasında ilkler yaşandı. Yarışma iki ayrı zaman ve yaş kategorisine ayrıldığında 1000 ve üzeri sayıda sporcumuz olacağını bekliyordum. Öyle de oldu, bin sayısını biraz geçtik, 1003 oldu katılan sporcu sayısı. Katılan il sayısına bakıldığında da müthiş bir sayı görürsünüz. 73 ilden sporcularımız oldu bu yılki şampiyonada.
Bazı sayılara bakalım hep beraber. Önceki yılın katılımı ve havuza sporcu veren illeri aynı kategoride ele alırsak sıralamanın değişmediğini görürüz. Mersin, İzmir ve İstanbul neredeyse 2010 yılındaki sporcu sayıları ile aynı sırada tamamladılar şampiyonayı. 2010 yılında havuza aynı yaş aralığında 22 ilden sporcu girerken bu yıl bu sayı 25 oldu. İstikrar aşağı yukarı burada da var. Ankara için yükseliş sürerken, Bursa, Antalya, Denizli ve Hatay'da düşüş görüldü havuza sporcu gönderme yönünden. Mardin ve Van illerimizden havuza sporcu gelmesi de bu illerimiz için yapılan çalışmada kayda değer sonuçların görülmesini sağladı. Sporculara olanak sağlanırsa başarıyı görmek kolay artık.
Gelelim organizasyona. Görüyoruz ki artık bu formattaki şampiyonalar deneyim sahibi kadrolar ile gerçekleştirildiğinde sorun olmuyor. Bir kısım iyi niyet dışı yaklaşım sahiplerinin yıkıcı eleştirileri de artık taraf bulmuyor. Ne yaparsanız bazıları için yetmiyor. Yerdeki su birikintisi için de bir dahaki sefere paspas kullanacağız söz. Organizasyon oteli dışında kalanlar için çocuklarını bekleyebilecekleri açık-kapalı alan oluşturuldu ama beklentiler daha fazlası idi. Sağlanan bu ortamın rahat, konforlu ve her türlü gereksinimin karşılanacağı yer olarak algılanması hata idi tabi ki. Çocuklarını beklemeleri, buluşma alanı olması için düşünülen ortam ne yaparsanız yapınız beklenti yüksek olunca yetersiz kalır doğal olarak.
Kafileleri yönlendiren, yönetici ve antrenörlerin, önlerine düşerek farklı konaklama olanağını seçen veli ve sporcuları ne yazık ki yeterince aydınlatmadıklarını gördüm. Kendilerini nasıl bir ortamın beklediğini, organizasyon oteli dışında yaşam modeli ve yarışma yeri beklentileri konularında ne yazık ki, özellikle ilk kez bu yarışmaya gelen velilerimizi, hayal kırıklığına uğradığını gördüm. Bekleme alanında velilerimiz ile yaptığım söyleşide bu durum ortaya çıktı. Bir danışma bülteni hazırlandı, günler önce sunuldu içerik konusunda bilgi edinmemiş sporcu ve velilerimiz, bir de üstüne üstlük yöneticileri, antrenörleri tarafından aydınlatılmayınca zor anlar yaşadılar. Üstesinden gelmeye çalıştık.
Bu yılın en ilginç konusu, hatta olayı, hep birlikte ve imza altına alarak, sözleşme yaparak sporcuları üşüttüğümüz iddiasıydı. İlginç değil mi? Ne akıl, hem de federasyon yöneticilerinin talebi ve talimatı ile otel kaloriferleri açmayacak ve sporcular üşütülecekti. Akıl ve izandan yoksun çevrelerin yakıştırmasına atılan birkaç yazar-çizer dışında gülüp geçti her kes. Sporun yücelmesi, sporcunun başarısı için çalışmaz, aklınızı sporun dışındaki konularda yorarsanız bu hale gelir insan, başka bir şey bulamazsınız o zaman. Sağlık ve beslenme konularında tüm yazılı ve sözlü uyarılara karşın son derece rahat davrananlar, alışık olmadıkları iklim ve yaşam düzeni karşısında da etkilendiler doğal olarak. Sağlık birimi gereken çalışmayı yaptı, doktoru, hemşiresi ve her an hizmet verecek ambulansı ile hazırdı. Çok şükür ki beklenmedik ve hastane ortamı gerektiren durumlar olmadı. Daha dikkatli olunması hep istendi, kış ortasında hayatı boyunca havuza girmemiş sporcular bu seçeneği denemek isteyince soğuk algınlığı kaçınılmaz oldu onlar için.
Şimdi yeni organizasyonların hazırlıkları sürüyor, yer ve format planlamaları yapılıyor daha Türkiye şampiyonası sürerken.
Sağlıkla kalınız.
Tahsin AKTAR



