Sakın yanlış anlaşılmasın. Mali genel kurul sonrası bu köşedeki yazıyı değiştirmediysem çok açık bir nedeni vardı.

"Hangisine İnanacağız" başlıklı yazının herkes tarafından okunup, idrak edilmesini istemiştim.

İnanıyorum ki o yazı ve Özgür Solakoğlu'nun köşesindeki diğer yazılar çok faydalı oldu.

Dün övgüyle yere göğe koyamadıklarına, "doğru ve başarılı" dediklerine insanı şaşkınlığa düşürecek denli hızla "yanlış ve başarısız" diyenlerin aslında nesine inanılacağını herkes gördü ve anladı diye düşünüyorum.

Geçelim.

Müptedi dahimiz, babasının tapulu malı gibi kullandığı gazetedeki köşesinden neredeyse her hafta TSF'ye sallamaya devam ediyor.

Onun verip veriştirmelerini anlıyorum da, ortalama 55 bin satan ülkenin en eski ve etkili gazetelerinden birinin bu keyfiyete nasıl izin verdiğini anlamakta güçlük çekiyorum.

Acaba haşmetlinin yazılarını bir tek biz mi okuyoruz? Hiç kimse orada yazılanlara bakıp, "yahu şu köşede arada bir kendin ve eşin dışında, TSF'yi suçlama dışında bir şey yaz" demiyor mu?

Geçelim.

Sizlere lisans kampanyasından son bilgileri de aktarayım. Yalnızca üç hafta içinde kampanyaya katılan satranç severlerin sayısı iki bine yaklaştı. Yanlış okumadınız, rakam 1984.

Ağustos 2010'dan bu yana lisanslarını yenileyen yahut ilk kez lisans çıkaranların sayısı ise 16 bine yaklaşıyor.

Eğer bu dönem, geçen dönemdeki 42 bin lisans sayısını aşarsak yeni bir rekora da imza atmış olacağız.

Tabii hep birlikte.

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler