Sevgili dostlarım,

Mali Genel Kurula 3 günden az bir zaman kaldı. Bu arada basınımızda hatta yabancı basında Federasyonumuz yönetimi hakkında olumsuz yazılar yer aldı. Çoğu asılsız, yanlı, çarpıtılmış bilgilere dayanan bu yazılarla sadece yönetimimiz değil, Türk Satrancına da onarılmaz zararlar verilmeye çalışılıyor.

O kadar ileri gidildi ki, yurtdışında, karşımızda olan ve aldığımız faaliyetlerde karşıtımız olan kişi ve bazı federasyonlarla işbirliği yapılmaya çalışıldı. FIDE'ye, ECU'ya, komşu ülke federasyonlarına, dostlarımıza ve kendilerini bize düşman gören bazı kişilere ulaşılmaya çalışıldı.

Biz, tüm yaptıklarımızın sadece hukuka değil aynı zamanda Olimpik spor ruhuna, spor ahlakına uygun olduğunu biliyoruz. Aksi takdirde ben şu anda Avrupa Başkanı olurdum!

Aslında bir betimleme yapmak gerekirse, 'kedi sadece uzanamadığı ete pis' demiyor, aynı zamanda ihanete varan boyutta, uzanamayacağı eti pisletmeye kalkıyor.

Yeri geliyor, sportif nedenlerle milli takımlarda yer alamayan genç sporcularımızın aklı çeliniyor. Üstelik biz olmasaydık, bugün yedikleri ekmeği yiyemiyecek olan, yaşı yetişkin aklı genç olan çocuklarımızın.

Öyle traji komik ki- satranç oynayan bir kişi düşünün, maçın sonucunu kaybedeceğini biliyor, ama aslında almaya çalıştığı her taşta sanki her hamlede bir puan almış gibi zafer gösterileri yapıp, kuru gürültüyle tantana çıkartmaya çalışıyor. Sanki boyunlarında boş bir teneke olan on kişinin bir mahhalede gece yarısı gürültü yaptıklalrını düşünün. Amaçları, mahalle sakinlerini kaçırtmak, huzurlarını gasp etmek. Aslında, yaptıkları her hamle kendilerine zarar veren, Türk Satrancının geldiği konumda var olan ve yokken on yılda oluşturulan küresel gücü ele geçirmeye çalışan, bedeli Türk Satrancını yıkmak da olsa, yok etmek de olsa, ne olursa olsun bu onurlu koltuğa göz koyan, seçim demokrasisinde kazanamadıklarını, masa altı oyunlarıyla elde etmeye çalışan, kulüplere ve delegelere her türlü müdaheleyi yapıp sonra bunla bizi suçlayan, bize ve bir çok kişiye e-postalar yollayıp kişilik haklarımıza saldıran, ne olursa olsun, yaksak da yıksak da istiyoruz diyen bir muhalefet.

Ama unuttukları çok önemli bir şey var!

Bizleri buraya seçen Türk Satrancı, doğruyu ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü, haklıyı ve haksızı ayırt etmesini biliyor.

Birbirlerine ağza alınmayacak laflar eden, lobilerde kovalayan, bu satranççı olmayan unsurlarımız, bugün bir araya gelmişler.

Ama bu Cumartesi, bu bir kaç kişi, çok tarihi bir ders alacaklar.

Sizleri 27 Kasım Cumartesi günü, satranç tv'de Genel Kurulumuzu canlı izlemeye davet ediyoruz.

Bizlerle iftihar edeceksiniz. Önce ellerindeki parmakları saysınlar, abaküs bile kullanmasını bilmeyen bu kötüler muhalefetinin hesaplarını Genel Kurulumuz açık bir şekilde bozacak. Bu Genel Kurulda öyle şeyler anlatacağım ki, Aman Allahım diyeceksiniz hepiniz.

Saygılarımla,

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler