Yalnızca altı saat sonra Türkiye Cumhuriyeti 87. yaşına basmış olacak. Kuşkusuz bir insan ömrü için uzun denilebilecek bu süre, bir devlet ve ulus için daha yolun başı sayılabilir. Nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti hem ulusu hem de Cumhuriyeti ile mavi küremizin genç ve dinamik unsurlarından biridir.
Bundan tam on iki yıl önce, İstanbul'da, Cumhuriyet'in 75. yıl kutlama etkinliklerini bir televizyon kanalı adına canlı yansıtmak için Taksim Meydanındaydım.
Taksim Cumhuriyet Anıtı'nın hemen karşısında yer alan devasa kutlama platformunu çepeçevre sarmış çoğunluğu genç, on binlerin eşliğinde söylenen şarkılarla alandan dalga dalga bütün ülkeye yayılan o Cumhuriyet coşkusunun bir parçası olmak ve o coşkuyu paylaşmak sıradan hayatımın en önemli anlarından biri oldu hep.
Bugün yine aynı duygular içindeyim.
Yazar, gazeteci ve akademisyen Andrew Mango'nun bundan yaklaşık sekiz yıl önce, büyük bir açıklık ve şefkatle yazdıklarına da gönülden katılıyorum;
"Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti için attığı temeller, zamanın yıpratıcı etkisine dayanmıştır. Cumhuriyetin ilanından yaklaşık seksen yıl sonra, Avrupa Birliği'nin sınırlarından Uzakdoğu'ya kadar uzanan çok geniş bir bölgedeki en sağlam devlet olarak karşımıza Türkiye çıkmaktadır. Bu özelliğiyle, sadece diğer Müslüman ülkeler için değil, dini veya kültürel geleneklerine bakılmaksızın tüm gelişmekte olan ülkeler için de bir örnek olarak gösterilmektedir. Bu nedenle, tanık olduğu tüm krizlere rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihini bir başarı öyküsü olarak nitelendirmek mümkündür. Bu başarı, Cumhuriyet'in kurucusunun vizyon ve gerçekçilik arasında iyi bir denge kurabilmesiyle elde edilmiştir." *
Büyük Önderi, "dehası ve devrimci bir vizyonu olan bir gerçekçi." olarak tanımlayan Mango ardından şunları vurguluyor;
"Atatürk, değişime izin vermekle yetinecek biri değildi. Değişimi bir ilke olarak benimsedi..."
Ona göre Cumhuriyet modelinin en önemli özelliği;
"Kendi kaderini tayin edebilmekte kararlı olmak, kendisi dışındakilerle zıtlık değil ama rekabet içinde olmaktı."
Türkiye Satranç Federasyonu yönetimi olarak tek amacımız genç Cumhuriyetimize ve onun aziz Kurucusuna layık olmaktır.
İçten saygılarımla.
* Andrew Mango, "Atatürk Cumhuriyetinde Vizyon ve Gerçekçilik", 2002, Londra.



