“Müzmin kötümserlere” karşı “eleştirel iyimserliği” savunmak Türkiye’de epey zor bir iş, ama imkansız değil.

Bunu yapabilmenin iki yolu var.

Birincisi işinizi, her neyse o, çok ama çok iyi yapmak.

İkincisi ve çok daha önemlisi ise hayali gerçeğe dönüştürecek iradeyi hep korumak.

Kuşku yok ki bunlar öyle kolay işler değil.

Zaten mesele de zoru başarmakta.

Şimdi gelelim Türkiye İş Bankası Satranç Ligi’nin ardından özellikle yabancı sporcular konusuna.

Tartışmaya küçükte olsa katkıda bulunmak isterim.

19 Kulübümüzün, 19 turda, her turda 72 karşılaşma üzerinden toplam 1368 karşılaşma ile tamamlanan İş Bankası Satranç Ligi’nde 53 yabancı sporcu yer almış. (Aslında bu rakamı 52 olarak kabul edebiliriz. Çünkü Eczacıbaşı adına yarışan GM İvanchuk tek bir karşılaşma için listeye dahil olmuştu.)

Toplam sporcu sayısı 319.

Yani toplamın yüzde 16.6’sını yabancı sporcular oluşturuyor.

Doğrusu bu rakam hiçte abartılı görünmüyor.

Ancak karşılaşma sayılarına gelince durum biraz değişiyor.

Lig’de oynanan 1368 karşılaşmanın 519’u yabancı sporcular tarafından yapılmış.

Yani yüzde 38’i.

Bu oldukça yüksek bir rakam.

Bunun ilk anlamı şu ; Yabancı sporcular yerlilerden 3 kat fazla maç yapıyor ve sporcu başına ortalama 10 maça çıkıyorlar.

İkinci anlamı ise kulüplerimiz maçı garantiye almak için yabancı sporcuları tercih ediyorlar.

Peki ama o zaman yabancı oyuncuların bize ne katkısı var diye soranlar haklı çıkmıyor mu? Dediğinizi duyar gibiyim.

Ama öyle değil.

Açıklayayım.

52 YABANCI SPORCUNUN YER ALDIĞI TOPLAM 519 MAÇIN 317’Sİ, YANİ YÜZDE 61’İ, YERLİ SPORCULARA KARŞI OYNANMIŞ.

HER 10 KARŞILAŞMANIN 6’SINI TÜRK SATRANÇÇILARA KARŞI OYNAMIŞ YABANCI DOSTLARIMIZ.

Bu 52 sporcudan 24’ünün GM, 12’sinin İM, 8’inin WGM, 5’inin WİM ve birinin de WFM olduğunu bilince bu karşılaşmaların önemi daha da artıyor.

İsterseniz biraz daha yakından bakalım.

Beşiktaş adına yarışan 2653’lük GM Areschenko, Lig’de oynadığı toplam 6 maçın üçünü 2447’lik İM Haznedaroğlu, 2189’luk Göksel ve 1580’lik Seçkin Serpil’le yapmış.

Eczacıbaşı adına yarışan 2674’lük GM Mamedyarov toplam 4 maç yapmış ve bunun 3’ünü 2427’lik Atakişi, 2261’lik Laçiner ve 2211’lik Hür’e karşı oynamış.

Yine Beşiktaş adına yarışan 2643’lük GM Gurevich toplam 6 karşılaşmanın tam yarısında, 2249’luk Erdoğan, 2198’lik Köse ve 2144’lük Okay’a karşı mücadele etmiş.

Örneğin dünya satranç camiasında oldukça iyi tanınan ve son derece genç ve umut veren, 2373’lük WGM Anna Muzychuk’un, THY adına oynadığı toplam 17 karşılaşmanın tamamı yerli oyunculara karşı yapılmış.

Kendisinden daha güçlü, rekabeti daha sert satranççılarla masa başında karşılaşmadan, hiçbir yerli oyuncunun kendisini gerçekten bilmesine, değerlendirmesine olanak yok diye düşünüyorum.

Zaten bunu karşılaşma sonuçlarından gözlemlemekte mümkün. Yabancı oyuncular çoğunlukla kazanıyorlar. Ancak yerli oyuncularımızın dirençleri de tecrübeleri de her geçen ayakta artıyor.

Düşüncem şu ki yerli oyuncularımızın kalitesi ve direnci arttıkça yabancı sporcu sayısı da kendiliğinden düşecek ve kim bilir bu kez Türk satrancı diğer ülkelere oyuncu ihracına başlayacak.

Federasyonun temel hedefi de bu.

Öte yandan yabancıların Ligimize getirdiği bir başka avantaj daha var.

Tek bir örnek vereceğim.

2731’lik dünyanın en güçlü oyuncularından GM İvanchuk ile bir başka güçlü GM Gurevich’i karşı karşıya getiren bir Lig’de, izleyici bile olmak, çok ama çok önemli bir deneyim yerli sporcularımız için.

Bu süreçte kulüplerimizin de büyük sorumluluğu var. Genç ve yerli yeteneklere daha fazla kaynak ayırarak onlarla daha çok ilgilenmek ve disiplinli bir satranç eğitimi verebilmek hayati önem taşıyor.

TSF’nin AYGEG, Altyapı Geliştirme Gurubu’nu da bu kapsam içinde değerlendirmek gerekiyor.

Evet, müzmin kötümserlikle bir yere varmak pek mümkün değil.

Eleştirel iyimserliğe devam.

Murat KUL

Önemli Not : Bir ayrıntıyı hatırlatmak istiyorum. Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'nde gerçekleşen toplam 1368 karşılaşmayı "100" kabul ettiğimizde, yerli oyuncularımızın kendi aralarında ve yabancı oyunculara karşı oynadığı maçların toplamı yüzde 85'e ulaşıyor. Yabancı oyuncuların yalnızca kendi aralarında oynadıkları ise yüzde 15'te kalıyor. Yani Ligimiz, yeterince "yerli" bir lig. Endişeye mahal yok.

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler