2009 Türkiye Kulüpler Şampiyonası özellikle katılım boyutuyla bir spor organizasyonunun ne anlam ifade ettiğini, neye yarayabileceğini bir kez daha gösterdi. Ülkemizin dört bir yanından çocuk, genç, yaşlı sporcular, aileleri, kulüplerimizin yöneticileri, antrenörler ve hakemlerimiz bir araya geldiler. Toplam 43 ilimizden 80 ayrı kulüp, 650 sporcu ile bini aşan satranç ailesi kitlesi, Konya Selçuk Üniversitesi kampusu içinde tam bir satranç şenliği yaşadılar, yaşattılar.
Türkiye'nin farklı il ve ilçelerinden gelen, farklı hayat tarzları ve kültürlerine sahip sporcu, yönetici, antrenör ve veliler satranç ortak paydasında birbirleriyle iletişim kurdular, yeni arkadaşlıklar edindiler ve yeni insanlarla, anlayışlarla ve farklılıklarla tanıştılar. Bir spor olarak satrancın birleştirici gücü, hoşgörü ve anlayışın bu coğrafyadaki en önemli ismi Mevlana'nın vatanında, hepimiz için benzersiz bir anlam kazandı.
Kulüpler açısından bakıldığında ise Şampiyonanın her yıl biraz daha rekabet düzeyi yüksek, biraz daha çekişmeli bir sürece yol açtığı söylenebilir. Ancak sonuçlar dikkate alındığında bu durumun tepede yer alan ilk on beş - yirmi kulüp için geçerli olduğu görülüyor. İsterseniz bunu rakamlarla açıklayalım.
Şampiyonanın dokuz turunda oynanan toplam 360 karşılaşmanın tam 23'ü 8 - 0 bitmiş. Yani 23 karşılaşmada 23 kulüp, bırakın maç kazanmayı, rakip kulüplere karşı tek bir beraberlik bile alamamış. Rakip kulüpten yarım yahut bir puan kazanılan maçların toplamı ise 63. Toplamda bu rakam 86'ya ulaşıyor ki bu, tüm Şampiyona boyunca gerçekleşen karşılaşmaların yaklaşık dörtte birinin bu şekilde sonuçlandığını ortaya koyuyor. Ancak eğer puanlamayı 6.5 - 1.5 ve 6 - 2 olarak hesaplarsanız ki böyle biten karşılaşmaların sayısı 75'tir, o zaman bir kulübün neredeyse hiç rekabet edemediği maçların toplam sayısı 161'e ulaşıyor.
Bunun anlamı, turnuva boyunca gerçekleşen her on karşılaşmanın yaklaşık yarısında, (yüzde 44.7'sinde), rekabetin, çekişmenin ya hiç yaşanmadığını yahut çok yetersiz olduğunu ifade etmektedir. Bu sonuç, üzerinde düşünülmesi, tartışılması gereken bir sonuçtur ve hepsinden önemlisi kulüplerin yapılanmalarına ilişkin, Şampiyonanın düzenine ilişkin yeni bir sistemi gündeme getirmektedir.
Bu konuya devam edeceğiz.
Murat KUL
Not: Son olarak şunu vurgulamalıyım; TSF Yönetim Kurulu Üyemiz ve Selçuk Üniversitesi BESYO Müdürü Prof. Dr. Yusuf Doğruer, beş yıldır Konya'da gerçekleşen Kulüpler Şampiyonası için bugüne kadar yaptıklarıyla, kişiliği ve sorunlara yaklaşımıyla Türk satrancına benzersiz bir katkıda bulundu. Kendisine ne kadar teşekkür etsek az. Sağolunuz Hocam.



