Adana, 10 Haziran 2009
Kurallar Kurallar (7)
'Verilen' Puanlar
Bu yazıda ilginç göreceğiniz bazı yeni durumları ele alacağım.
Çoğu zaman sıkışması durumunda hakemler, hamle sayısı, zaman ve diğer faktörleri de göz önüne alarak telaşlanırlar. Hele kalan hamlelerin hakemler tarafından yazılması gerekiyorsa. Eğitimlerde ve bulunduğum yarışmalarda, memorandumlarda, sıkça söylerim. Telaşa gerek yok, telaşlandıkça hata yapmaya ortam hazırlasınız diye. Eşitlik bozma amaçlı yapılan oyun sonu eleme turlarında bilindiği gibi bir masa bir hakem gerekiyor. Burada da yeter sayıda hakem yoksa ve masa sayısı fazla ise hakemlerin işi gerçekten güçleşiyor. Yazmak mı tahtadaki durumu gözlemlemek mi önemlidir? Bunu yanıtını, nedendir bilmiyorum, hakemlerimiz hep yazmayı öncelikli olarak gördükleri yönünde verirler. Öyle değil. Tahtadaki olayları öncelikle görmek hakem olarak önceliklidir. Yazmak sonradır.
Hakem yazamayacak ise veya yeter sayıda hakem yok ise nasıl davranılacağını kurallar belirtiyor. 8.5.a açıkça diyor ki:"... hakem ya da bir yardımcı, orada bulunup hamleleri kaydetmeye çalışmalıdır... " Dikkat ederseniz eğer 'bir yardımcı' diyor ve sonunda da kaydedilecektir değil, 'kaydetmeye çalışmalıdır' deniliyor. Hakemin güvenebileceği bir antrenör, oyunları bitmiş bir sporcu gibi satranç ailesinden birine sadece yazmak görevi verilebilir. Sadece yazacak, her hangi bir kural dışılığa karışmayacak. Bunun yaşanmış örneklerine tanık olmuş satranççılar olacaktır.
Madde 12.3 de yasaklar ele alınır. Belirgin olarak cep telefonu dile getirilmiştir. Burada bir değişiklik yapıldı. Önceden yarışma alanına telefon cihazı getirmek yasaktı. kapalı dahi olsa. Kural böyleydi. Hakemler her defasında çantada, cepte hatta masada duran telefon cihazı ile ilgilenmek durumunda kalıyorlardı. Kapalı mı değil mi sorgulamaya gerek yoktu. Telefon cihazı getirmek yasaktı. Değişiklik ile sürtüşme ve gürültülerin önüne geçildiği kanısındayım. Değişiklik "... Tümüyle kapalı olmadıkça, bir oyuncunun ...... oyun sahasına cep telefonu ..... getirmesi yasaktır... " şeklinde ele alınmıştır. Tümüyle kapalı olarak taşınan telefon cihazı yasak kapsamında ele alınmayacaktır. Önemli saydığım bir başka değerlendirme de yaptırım konusudur. "... Bununla birlikte rakip, herhangi bir geçerli hamleler dizisi ile kazanamıyorsa, 'berabere puanı' alacaktır... " denilmektedir. Berabere puanı sözcükleri çeviriyi yapan IA Uçarkuş tarafından, önsözden hareketle, bilinçli olarak seçilmiştir. Önsözde "... Üye bir federasyon aşağıdaki gereklere uyması koşulu ile daha ayrıntılı kurallar koyabilir " denilmektedir ya, ulusal organizasyonlarda ola ki 11. maddede farklı puan dilimi uygulanacak ise bir karışıklığa yol açmaması için beraberliğe verilen puan ne ise o puanı alacağı anlatılmıştır.
Asıl kurallardaki puan dilimini örnek alacak olursak; telefonu çalan sporcu kayıp sayılıyor yani sıfır (0) puan alıyor. (Dikkat edelim hükmen değil, hakem kararı ile) Rakibin ise alacağı puanı hakem belirliyor. Yani rakip her zaman bir (1) puan alamıyor mat yapmaya elverişli taşları veya pozisyonu yoksa ½ puan alabiliyor. Skor (0 - ½) veya (½ - 0) gibi olabilecektir. (0-0 da olabilir mi acaba?) Bir başka yazıda dile getirmiştim. Masada normal yollar ile, alın teri ile, kurallara uygun biten maçların sonucunda her iki tarafın aldığı puanı topladığımızda 1 (bir) puan etmelidir. Yukarıda dile getirildiği gibi alışık olunmayan ve toplamı 1 (bir) etmeyen sonuçlar bir ceza sonunda 'verilmiş' puanlardır. 'Alınmış' puan değildir.
Bu yazıda Hızlı ve Yıldırım kurallarına da değineceğimi önceki kurallar yazımda belirtmiştim. Bu yazı uzun oldu. İzleme güçlüğü doğurmasından endişe duyduğum için sonraki yazıya bırakıyorum.
Sonraki yazıda diğer değişiklikleri ele alacağım. Hızlı ve yıldırım kuralları ile baş ağrıtacak bir ayrıntıya değineceğim. 13.7.a yorumu çok ilginç gelecek size.
Sağlıkla kalınız.
Tahsin AKTAR



