Bazı şeyleri anlatmak olmuyor. "O anı" yaşamak, orada olmak gerekiyor. Benim için "memleketim" Ordu ziyareti, işte böyle bir duyguyla, tanık olma, şaşırma ve gurur duyma "ruh haliyle" geçti.
Önce tanıklığımı aktarayım. Ordu, Türkiye'nin onca hızlı değişimine ve nüfus artışına rağmen hala güzel, hala yeşil, hala mavi. Çocukluğumun gittikçe uzaklaşan tatil anılarından kalan, bıçkın bir maviyle kesişen yeşil dağlar, herkesin neredeyse herkesi tanıdığı fındıkla iç içe kıyı kenti havası sanki dünmüş gibi karşıma çıktı.
Ne diyebilirim, olağanüstüydü.
Kuşkusuz tek olağanüstü olan Ordu'nun güzelliği, kentin yaşayan, hareketli hali değildi. Ordu'nun satrançla olan serüveni de, hiçbir karşılık beklemeden özveriyle çalışan il temsilcimiz Önder Fazlı ve Azdur Gençlik, Sanat ve Spor Kulübünden dostum Zeki Demircan'da kelimenin tam anlamıyla olağanüstüydüler.
Bu iki satranç gönüllüsüne destek veren diğer tüm hakem, antrenör ve sporcularımızı da kutlamak isterim. Ortak bir amaç için birlikte çalışmak, her şeyi mümkün kılıyor çünkü.
Rakamlar ortada. Ordu'nun merkez nüfusu 135 bin civarında. Sadece TSF lisanslı sporcu sayısı ise 2104. Üstelik bu sayının 1500'ünü aktif satranççılar oluşturuyor. Temel satranç eğitmenlerinin sayısı ise 181. İle bağlı 8 satranç kulübü iki ayrı grupta yarışma halinde.
Düşünebiliyor musunuz, merkez nüfusu Eskişehir'deki öğrenci nüfusu kadar olan bir şehirde lisanslı satranç sporcusu sayısı iki binin üzerine çıkmış. Bir satranç turnuvası için katılımcı sayısı bine yaklaşmış. İyi ama nasıl ?
Cevabı için bir sahneyi size aktarmam gerek.
Ordu'da, bir otelin en üst katında bir araya gelmiş satranççılar düşünün. Saat 23.00'ü bulmuş ve yaklaşık dört saattir Büyük Usta Gurevich'ten ders alıyorlar. Gurevich onca yorgunluğuna, programa, randevuya rağmen sanki ilk kez ders veriyormuş gibi heyecanlı ve taze. Çevirmeni Milli Takımlar Menajerimiz Özgür Solakoğlu'da öyle. Derken içeriye Zeki Demircan ve Önder Fazlı geliyor ve dersin bitiminin ardından takımları toplayıp yarın başlayacak olan turnuva için son hazırlıkları tamamlamak üzere salonun yolunu tutuyorlar. Zeki Beyin ailesi de bu saatte onunla birlikte.
İkinci sahne Ordu'nun en büyük okullarından biri olan 1450 öğrencinin eğitim gördüğü Durugöl İlköğretim Okulu'ndan.
Büyük Usta Gurevich öğrencilerin sorularını yanıtlamak için okulun bir dersliğinde. İçerde onlarca öğrenci ve Büyük Usta adeta ünlü bir dizi oyuncusu yahut pop yıldızı gibi karşılanıyor. Başarılı Okul Müdürü Orhan Öztürk ve eğitimci çalışma arkadaşları onun hemen yanında ilgiyle ve mutlulukla sahneye eşlik ediyorlar. Okulda satranç eğitimi alan öğrenci sayısı 700'ün üzerinde. Sadece TSF lisanslı öğrenci sayısı yüzün üzerinde. Gurevich bir fotoğraf çektiriyor, bir imza dağıtıyor.
Başarının sırrı işte burada gizli. Satranç okullara yayılacak. Sadece lig için değil, altyapı için, bulunduğu şehre değer katmak için kulüpler açılacak. O kulüplerle, öğretmenler ve sporcularla birlikte özveriyle çalışan içtenlikli, emekçi bir il temsilcisi olacak. Sonra bıkıp usanmadan hem GSGM İl Müdürlüğü'ne, hem Valiliğe, hem Milli Eğitim İl Müdürlüğüne satrancın yararları, lisansın önemi aktarılacak. Onlardan destek alınacak.
Hemen vurgulamalıyım ki TSF'nin Ordu ziyareti tüm bu açılardan son derece başarılı geçti. Eski arkadaşımız Vali sayın Ali Kaban, Ordu Belediye Başkanı sayın Seyit Torun ve GSGM İl Müdürü sayın İsmail Çağlayan şehirde kalıcı bir salon için destek sözü verdiler. TSF olarak bizde gereğini yapacağız ve en kısa sürede Ordu'ya yakışan bir merkezin açılması için uğraş vereceğiz.
Sırada Van'dan başlayacak olan Doğu ve Güneydoğu ziyaretleri var. Doğu ve Güneydoğu için yeni bir program hamlesi var. Bu ülkede satrancı geliştirmek, yaygınlaştırmak, eğitim merkezleri açmak için durmaksızın çalışmak var.
Şimdiden söyleyeyim; Gidilmedik il kalmayacak.
Sağlıcakla...
Murat KUL
Gurevich Notu: Bir Büyük Usta düşünün ki, dünya sıralamasında yıllarca ilk onda yer alacak. Bir zamanlar dünyanın en güçlü beşinci ismi olacak. Yıllarca Kasparov gibi en güçlü, efsane isimlere yardımcılık yapacak ve şimdi Anadolu'nun dört bir yanında çocuklara, büyüklere sevgiyle, ilk günün heyecanıyla satranç öğretecek. Herkesin elini sıkacak, sorulan her soruya basitti-kolaydı demeden içtenlikle yanıt verecek.. Gurevich'in mütevazılığı ve beyefendiliği onun neden bu kadar üst düzey satranççı olabildiğinin de en iyi göstergesi kanımca. Komplekssiz, güçlü karakteri diliyorum ki yeni nesillere de örnek olur. Sağolasın Mişa. İnsan Mişa, satranççı Mişa.



