Eskişehir'in, barındırdığı büyük potansiyel ve gelişmişlik düzeyine rağmen, satranç açısından beklentinin çok gerisinde kaldığını rakamlarla ifadeye çalışmıştık.
İsterseniz o rakamları bir kez daha hatırlatalım.
Eskişehir'in merkez nüfusu 600 bin. Üstelik, kent nüfusu toplam nüfusun yüzde 88'i. Kişi başına gelir tahmini olarak 11 bin ABD Doları. İlköğretimde okullaşma oranı yüzde 100. İşsizlik ortalaması ülke genelinin epey altında. İlk ve orta öğretimde öğrenci sayısı 125 bin. Öğretmen sayısı 7 bine yaklaşıyor. Çalışanların yüzde 89'u hizmet ve sanayi sektöründe yer alıyor.
Şimdi bu rakamları biraz daha açalım.
İlköğretimde 233, ortaöğretimde 79 okul bulunuyor. Bu okullarda görev yapan öğretmen sayıları ise sırasıyla; 4032 ve 2569. Yukarıda da belirtildiği gibi toplam öğrenci sayısı 125 bini aşıyor.
GSGM Verilerine göre ilin, futbol ve Milli Eğitim Bakanlığı hariç, özerk federasyonlara kayıtlı toplam lisanslı sporcu sayısı ise 26.105.
Nüfusunun ağırlıklı bölümü "şehirli" olarak yaşayan, "okullaşma oranı" ve "gelir seviyesi" son derece yüksek, "işsizlik oranı" ülke ortalamasının altında kalan bir "üniversite ve ücretli/çalışan" şehrinde, satranç alanında mevcut durumun çok daha ilerde olması bekleniyor haliyle ama durum ne yazık ki öyle değil.
TSF lisanslı sporcu sayısı sadece 660. Büyük bölümü öğretmenlerimizden oluşan temel satranç eğitmeni sayısı ise 232.*
Hal böyle olunca okullarda satranç dersini seçen öğrenci sayısı da tahmin edilenin gerisinde kalıyor.
Bakınız, ilde okul başına bir satranç öğretmeni ortalamasına henüz ulaşılamamış. Okul sayısı toplamda 312, temel satranç eğitmeni sayısı 232.
Oysa son üç buçuk yılda ülke genelindeki temel satranç eğitmenlerimizin sayısı toplamda 36 bin 570'e yükselmiş. Eskişehir'in bu toplam içindeki oranı yalnızca yüzde 0.63.
Benzer bir durum TSF lisanslı sporcu sayısı için de geçerli. Halen "sadece TSF lisanslı" sporcu sayısı ülke genelinde 116 bini aşıyor. Eskişehir'in bu toplam içindeki oranı ise yüzde 0.56 gibi beklentinin epey gerisinde.
Eskişehir'in mevcut potansiyelini ortaya koyan tüm çarpıcı göstergelere rağmen, bir spor ve eğitim aracı olarak satrancın, il genelinde, lisanslı sporcu sayısı bakımından hentbol ve masa tenisi gibi ülke genelinde açık farkla satrancın gerisinde kalan iki güzide spor dalına geçilmiş olması "neden" ve "ne yapmalı" diye düşünmemizi gerektirmiyor mu?
Hiç kuşku yok ki gerektiriyor.
Sağlıcakla kalın.
Murat KUL.
* Mevcut rakamlar TSF kaynakları ile güncellenmiş olan rakamlardır. Eskişehir ile ilgili verilere ise www.eskisehir.gov.tr adresi üzerinden ulaşılabilir. Öte yandan, öğretimle ilgili daha güncel bir kaynak için www.sgb.meb.gov.tr adresine bakılabilir.
Safranbolu Notu: İnsanın söz verdiği şeyi hakkıyla yapması kadar mutlu eden bir şey olamaz. Safranbolu'da gerçekleştirilen Türkiye Şampiyonası Finali'ni söylemden gerçeğe dönüştüren herkese, başta Karabük Valimiz sayın Nurullah Çakır olmak üzere Karabük GSGM İl Müdürümüz sayın Abdülkadir Çetin'e, Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Beşler'e, mütevazı dostum, Safranbolu-Karabük tanıtım gönüllüsü, BRTV'nin sahibi sayın Mehmet Çetinkaya ile Cinci Han'ın işletmecisi satranç sevdalısı sayın Cevdet Akay'a ne kadar teşekkür etsem az. Sağ olsunlar.



