Türkiye Futbol Federasyonu hariç tutulursa, ülkemizde özerk spor federasyonlarının çok kısa bir tarihi var.
Örneğin Türkiye Satranç Federasyonu’nun özerkliği henüz ikinci yılına bile ulaşmadı.
Pek çok federasyon ise bugünlerde özerk hale geliyor.
Özerklikten benim anladığım şu ; Kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmek, inisiyatif ve sorumluluk almak, yaratıcı ve girişimci olmak, dolayısıyla ismini taşıdığınız sporu ülke genelinde yaygınlaştırarak uluslararası arenada ulusunuzu gururlandırmak.
Kuşku yok ki bunları hakkıyla gerçekleştirebilmek epey zor bir iş.
Açıklayayım.
Bir organizasyonu kurumsal bir yapıya dönüştürmek, önce nitelikli insan, sonra kaynak gerektiriyor.
Eğer bu iş, spor gibi özellikli ve kamusal bir alanda ise, daha da önemli üçüncü bir unsur gerekiyor.
Buna uygun bir toplumsal vasat.
Ancak bu üç unsurun bir araya gelmesi ile önce kurumsallaşıyor, sonra sporda başarıya ulaşabiliyorsunuz.
Özerklik sürecinde henüz ikinci yaşını bile tamamlamayan TSF’nin “kaynak yaratma”, “kurumsallaşma” ve gereken toplumsal vasatın oluşturulmasında aldığı yol, satranç ailesine yeni katılan biri olarak bana “umut” veriyor.
TSF bugün 7 uzman personeli ile, 5’i bayan 13 başarılı sporcusunun ücret ve sigortalarını karşılıyor.
TSF bugün Başkentte, Futbol Federasyonu’nun ardından fiziki olarak en büyük ve donanım olarak en yetkin bir yönetim merkezine kavuşmak üzere.
TSF bugün sponsorluk uygulamalarında tüm federasyonlar arasında bir numara.
Ve hiç kuşku yok ki lisanslı sporcu sayısı her geçen gün daha da artıyor.
Kısaca, satrancın bereketli toprağı iyi işleniyor.
Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem var. Bir taraftan kurumsallaşmayı tamamlayacağız ve taşra teşkilatını bu kurumsal yapıyla daha sıkı bağlarla bir araya getireceğiz, bir taraftan da satrancın ülke genelinde yaygınlaştırılmasının önündeki engelleri tek tek aşacağız.
Bunun için yapılması gerekenler az çok belli.
TSF ile il ve ilçe Milli Eğitim – GSGM müdürleri arasında daha yakın ilişkilerin kurulması.
İl temsilcilerinin doğrudan Federasyon tarafından atanması ve gerektiğinde görevden alınması.
Yeni kaynak yaratarak satrancın toplum içinde görünürlüğünü ve farkındalığını arttırmak.
Sporcu başarılarına gelince. Sanırım sayın Başkan’ın son köşe yazısı bu konuda epey aydınlatıcı.
Böyle çalışınca başarı kendiliğinden geliyor.
Bizleri gururlandıran tüm sporcularımıza ve Federasyon çalışanlarına başta sayın Başkan olmak üzere ne kadar teşekkür etsek az.
Morpheus'un Neo'ya dediği gibi ;
"Yolu bilmekle, yolda ilerlemek farklı şeyler"
Murat KUL
Sevgi ve saygıyla.



