İstanbul, 05 Mart 2009
Davetli Sporcu, Kadın Ustalar ve Grand Prix
Büyük ve yoğun organizasyonların ardından adı büyük ve önemli ama sayısal anlamda küçük organizasyonlara imza atmaya geldi sıra.
Türkiye Şampiyonası finali, Grand Prix.
Türkiye Kulüpler Şampiyonası il yarışmalarını bunlardan ayrı tutuyorum. O başlı başına bir harika. Bu gün yarın başlayacak.
Türkiye Şampiyonası kapalı bir turnuva ve daha önceden belirlenmiş ölçütlere göre sporcular bu turnuvada yer alırlar. Her yıl ve kapalı turnuvaların geleneğinde olduğu gibi, bu yıl da Türkiye Şampiyonasına yönerge hükümlerine göre sporcular davet edilmiştir. Davet edilirler çünkü yine yönerge hükümlerine göre davete olumsuz yanıt veren sporcuların yerine sıradaki sporcu gelecektir. Bu nedenle sporcuların davet edilmesi yerinde bir uygulamadır, bunu sorun gibi görmek, lütuf veya başka ad altında görmek anlamlı değildir.
İş Bankası Atatürk Fide Bayanlar Grand Prix organizasyonunun statüsü, 2008 yılında yapılan Atatürk Kadın Ustalar turnuvasından çok farklıdır. Tek benzerlik İş Bankasının himayesinde yapılıyor olmasıdır. Bu yıl ilk kez organize edilecek olan Grand Prix'e sporcu seçimi şöyle yapılmaktadır:
1. Geçen Dünya Şampiyonasından 4 sporcu,
2. Rating listesinin en üstünden 6 sporcu,
3. FIDE Başkanının önerdiği 2 sporcu,
4. Grand Prix serilerinde ev sahibi olacak şehirlerden 6 sporcu,
olarak belirlenen toplam 18 sporcu ile yapılacak bir şampiyonadır. Grand Prixler aynı zamanda Dünya Şampiyonası sürecidir. FIDE bu statüyü belirlemiş ve duyurmuştur.
Biraz daha ayrıntı verecek olursak durumu netleştirebiliriz. Bu ölçütlere uyan sporcular davet edilirler, davete uyamayan sporcunun yerine yenisi çağrılır. Katılacak sporcular ile sözleşme imzalanır. Dolayısı ile örneğin rating listesinden üstten altı sporcu çağrılırken, daha sonraki sıradaki sporcu da çağrılabilecektir.
Bir yerde okudum; bu şampiyonaya Zeinab, ratingi 2362 olmasına karşın çağrılabiliyor ve kural deliniyor deniliyordu. Kuralın delindiği yok. Grand Prix buluşmalarının biri Bakü?de olacak da ondan. Yani ev sahibi statüsünden yararlanıyor. Bizde de Betül bu haktan yararlanan sporcu olarak öngörüldü ve ülkemizi temsil edecek. Yine o okuduğum yazıdan alıyorum ki okuyup incelemeden, statüyü araştırmadan hücum anlayışı ile davranılmış. Okuyan da bir şey sanıyor. Öyle ki, buradan da anlıyorum, kuru ve tatsız, müzmin muhalefet anlayışı sürüp gidiyor.
Sağlıkla kalınız.
Tahsin AKTAR



