Adana, 08 Aralık 2008

tahsinaktar@tsf.org.tr

Yine Bayram Geldi

Sabahın ilk ışıkları. Bu gün kurban bayramına uyandık. Babalar çocuklarını okşarcasına uyandırdılar. Birlikte bayram namazına gidilecek. Giyinip yola koyuldular. Sabah ayaz. Biraz da yağmur/kar havası var sanki. Erkenden gitmeli, kapıda kalmada var işin sonunda. Biraz ön saflara yerleşmeli. Bakalım hoca efendi ne anlatacak. "... çocuklarınıza şefkatle yaklaşın. Onlara sevginizi her fırsatta gösterin. Her dediklerini yapmak uğruna doğru yetişmelerine engel olmayın. Okusunlar, yardımcı olun, ne olursa okusunlar. Okumak doğruya ulaştırır. Şiddet ve nefretten uzak tutun, topluma sarılmalarını sağlayın... " Sonra bayram namazı ve ardından bayramlaşma. Eve giderken fırından yeni çıkmış pideleri unutmamak gerekir.

Dün kasap ile konuşulmuştu. Erken saate buluşulacaktı. Kapının önünde heyecanlı bekleyiş. Sonunda beklenen an geldi. Kurbanlık koç hazırlandı. Biraz küçük ve sıskaydı ama kurban edilecek özellikteydi. Sonunda olan oldu, iki gündür yem, su verilen koç kurban edildi. Parçalara ayrıldı, etraf temizlendi. Ev halkı hazırdı. Tek tek bayramlaşıldı. Büyüklerin elleri öpüldü. Küçüklerin harçlıkları unutulmadı. İçinde şeker olan cep mendilleri, çoraplar günler önceden hazırlanmıştı. Neşe ve mutluluk içinde sabah kahvaltısına geçildi. Adet olduğu gibi taze kurban etinden bir miktar kavurma, bir miktar da şişte et/sakatat da hazırlandı. Komşulara verilecek kurban etleri temiz poşetlerde evin genç kızı tarafından dağıtıldı. Giyinip gitmek zamanı gelmişti artık. İlk durak şehir mezarlığı. Sonsuz uykuya dalmış aile büyüklerini de ziyaret etmek gerekiyor. Dualar okunup, mezar yerleri temizlenecek, orası da bayramlıklarına bürünmeli. Gelenekler böyle. Kimsesi kalmamış derin uykudakileri unutmamak gerekli.

Sonra da ailenin diğer büyükleri ziyaret edilecek. Her kes evinde hazır bekliyor. Ailenin amcaları, teyzeleri, enişteler, kuzenler arkadaşlar gezi planında. Mahallede hasta yatağında komşumuz da var. Bir ziyaret de onlara yapılacak. Yan sokakta oturan komşunun oğlu askerden gelmiş, izine, onlara da gözün aydın demek gerekiyor. Bakkal Musafendi'nin üstünde oturan Mesut beyin kayınvalidesi geçenlerde vefat etmişti. Oraya da beş dakika uğranacak. Bütün bu ziyaretler ne kadar sürecek kuzum? Dört gün yetecek mi?

İlk günün koşturması sonunda 'bayram yerine' uğramadan bayramın geldiğini nasıl anlayacağız? El kolçaklı dönme dolap, zincir, salıncak, tahta at sıra ile ziyaret edilmeli. Bayram harçlığının bir kısmı burada harcanacak doğal olarak. Pamuk şekeri ile elmalı şeker de ağız tadı. Tatlı bir yorgunluk, akşam evde topluca yapılan bayram sohbetleri. Postacının dün bıraktığı posta kartları nereye konuldu? Daha her kes okumamıştı ki. Uzaktaki akrabalardan, askerdeki kuzenden gelen bayram kutlamaları. Derin bir uyku zamanı geldi sanırım. Hareketli ve bir o kadar mutlu geçen dakikaların ardından, gündüz sokaktaki çata-patların kulak çınlaması ile huzurlu bir uyku.

Yine bayram geldi. Sahi hangi yıldayız biz?

Sağlıklı güzel bayramlar diliyorum.

Tahsin AKTAR

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler