Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; Ali Nihat Yazıcı ve ekibi çok önemli bir seçim zaferine imza attı.
Ülkemiz satranç ailesinin yönetimi için yeniden aday olan Yazıcı ve "Biz Büyük Bir Aileyiz" ekibi, 90'a 70 gibi çok net bir farkla, 2008 - 2012 dönemi için genel kurulumuzun desteğini almayı başardı.
Zaferin büyüklüğü, rakibinizin kim ya da kimlerden oluştuğu ile ölçülür.
İstanbul Spor A.Ş.'de görevli Veli Ozan Çakır bu seçime tek başına değil, Yazıcı ile yolları bir şekilde ayrılmış, onun karşısında yer almış isimlerin destek ve yardımı ile girmişti.
Çok değil, dört yıl önce yine Yazıcı'ya karşı 32 oy toplayan Cengiz Keleş, o dönemde Yazıcı'ya muhalif olan bazı aile üyeleri, Büyükusta Suat Atalık, Federasyonumuzun bazı eski çalışanları ve diğer tüm muhalifleri bir araya getiren bu seçim koalisyonu tüm bunlara rağmen "Büyük Ailemizin" desteğini sağlayamadı.
8 Kasım 2008'de TSF Başkanı Ali Nihat Yazıcı'nın elde ettiği sonuç, dört yıl önceki seçim zaferini tekrarlamakla kalmadı, onun da üstünde bir iradeyi ortaya koydu.
Açıklayayım.
2004 Seçimlerinde üç aday yarışmış, toplam 140 oy geçerli sayılmıştı. Bu adaylardan Yazıcı 78 oy alırken, Cengiz Keleş 32 ve Cem Pekün'de 30 oy toplayabilmişlerdi.
Yani o dönemin muhalif adaylarının toplamı 62'de kalmış, Yazıcı, her ikisinin toplamından daha fazla oy aldığı için ikinci tur oylama dahi yapılmadan özerklik sonrası sürecin ilk Başkanı olmayı da başarmıştı.
Geçtiğimiz Cumartesi Ankara Crown Plaza Otel'de toplanan Genel Kurulumuz sayısal anlamda dört yıl öncesinden neredeyse farksız bir sonucu ortaya çıkardı.
Toplam 160 oy geçerli sayıldı. Yani dört yıl öncesine göre 20 oyluk bir artış vardı.
Daha Ağustos ayında başkan adayı olmayı planladığını her yerde açıklayan ve ailemizden destek isteyen Büyükusta Suat Atalık,
Başkanlık için Ankara'ya taşınacağını, taşındığını, (burasını bilemiyoruz, kendisi daha iyi bilir) ilan eden Cengiz Keleş,
İstanbul Spor A.Ş.'nin desteğini alan Veli Ozan Çakır,
Ve kadim muhalifler, federasyonun bazı eski çalışanları,
Hepsinin oluşturduğu koalisyonun oyu ancak 70'e ulaşabildi.
2004'e göre muhalif oylardaki artış 8 olarak gerçekleşti.(62+8=70)
Ali Nihat Yazıcı ise 90 oyla çoğunluk desteğini net bir biçimde sağladı. Dört yıl öncesine göre oylarındaki artış miktarı 12 idi. (78+12=90)
Ne demiştik, 2004'te 140 oy geçerli sayılmıştı, 2008'de 160. İşte o aradaki 20 oyluk farkta böyle dağıldı.
Kısacası Yazıcı, 2004'te aldığı oy oranını mutlak anlamda korurken, üzerine daha da eklemeyi başardı ve "Büyük Ailemiz"in desteğini sağladı.
Şurası çok açık; Türkiye gibi toplumsal, siyasal ve ekonomik değişimlerin çok hızlı yaşandığı bir ülkede..
...Ve satranç gibi Türkiye'nin en hızlı büyüyen, gelişen ve yaygınlaşan spor dalında üst üste üçüncü kez seçim kazanmak son derece zor bir iştir.
Yazıcı ve ekibi işte bu zoru başarmıştır.
Ancak daha önemlisi Yazıcı'ya ve mevcut yönetime yöneltilen bütün suçlamaların "Büyük Ailemiz" nezdinde hiçbir karşılık bulamamış olmasıdır.
Seçim öncesi yapılan karalama ve son derece haksız eleştirilerin sonucu bazıları için yalnızca "hüsran" olmuştur.
8 Kasım 2008 günü, öğleden önce gerçekleşen Mali Genel Kurulumuzda Yönetim Kurulu Etkinlik Raporu 82 kabul, 17 red oyuyla,
Denetleme Kurulu Raporu ise 78 kabul oyuna karşılık 22 red oyuyla "aklanmıştır".
Genel Kurulumuzun saygın üyeleri tüm o suçlamaları, karalamaları elinin tersiyle bir kenara itmiş ve ezici bir çoğunlukla Yazıcı'ya ve ekibine hak ettiği desteği vermiştir.
İşte asıl bu yüzden zafer büyüktür ve önemlidir.
Evet artık yüksek sesle vurgulamanın tam zamanı,
Biz Büyük Bir Aileyiz.
Selam ve sevgiyle
Murat KUL.
Kısa bir not: Seçim demokratik bir yarıştır. Bir taraf kazanır diğeri kaybeder. Kazanan taraf, Yazıcı'nın daha kazandığı an yaptığı gibi rakibine teşekkür eder, yanına çağırır elini sıkar. Kaybeden taraf her uygar ülkede olduğu gibi sonuca saygı duyar ve kazanana destek sözü verir. Olay budur. Bunun dışında yazılanları doğrusu hem anlamakta ve anlamlandırmakta güçlük çekiyorum hem de "Büyük Ailemizin" saygınlığına halel getirme olarak görüyorum.



