Doğrusu ne diyeceğimi bilemiyorum. Suat Atalık'ın yazısını okuyunca aklıma ilk gelen şey ne yalan söyleyeyim sadece şu oldu; Hiçbir iyilik cezasız kalmaz.

Federasyonun maaşlı bir sporcusu, TSF Başkanı ve yönetimini; cezacı bir zihniyetle, sistem oturtmamakla, zirvedeki isimlerin başarılarını engellemeye çalışmakla, üstün başarılarını duyurmamakla ve sporcu yerine yöneticiye yatırım yapmakla, itham ediyor.

Vallahi haklı.

Koskoca bir satranç geleneğine sahip olan petrol ve doğalgaz zengini Rusya'da bile satranç Federasyonu sporcularına maaş ödemeyecek, Dünya da başka bir benzerin olmayacak ama sen ödeyeceksin.

Üstelik fena halde cezacı ve art niyetli bir zihniyette olduğun için sözleşmeyi bir değil iki değil 10 yıllığına yapacaksın.

Sistem oturtmamaya daha baştan yeminli olduğundan milli takımlar menajeri ve spor uzmanı tahsis edecek, yetmeyecek, gerektiğinde Genel Sekreterini bile sporcunun uçak biletini ayarlaması için uğraş verdireceksin.

Sporcunun eşinin Türk vatandaşlığına geçişi için işini gücünü bırakıp bir Başbakanlığa bir İçişleri Bakanlığına gidip gelecek, telefon üzerine telefon edecek ve insanları ikna edeceksin.

Zirvedeki isimlerin üstün turnuva başarılarını duyurmamaya iman ettiğin için son üç yılda kendisi ile ilgili 64, eşi ile ilgili 52 haberi resmi internet sitenden duyuracak, bunun için medya sorumlusu belirleyecek hatta Başkan Vekiline röportaj yaptıracaksın.

Onları yıpratmak ve başarılarını engellemek için nikah törenine katılacak, şahitlik yapacak ve bir de bunun için prim vereceksin.

Yıpratma ve engellemeyi sağlama almak için çocuk sahibi olduklarında evlerine gidip altın takacak, yine prim vereceksin.

TSF olarak sporcu yerine yöneticiye yatırım yapıyorsun ya, o yüzden sporcularına aylık ortalama 8 bin YTL, antrenörlerine 7 bin YTL, toplamda aylık 15 bin YTL bütçe ayıracaksın. Üstelik bu bütçeyi her ay ödemeye devam edeceksin.

Kulüpleri el üstünde tutmamayı çok akıllıca ve yerinde bulduğun için 2005 -2007 arası sadece üç yılda, toplam 1 milyon YTL'yi buraya kaynak olarak aktaracaksın.

Herkesin elini sıkacak, herkesi dinlemeye çalışacak, yeni bir proje yahut kaynak için her kapıyı zorlayacak, aşındıracaksın.

E şimdi sen tüm bunları yaparsan, laf değil iş üretirsen seni itham etmezler mi?

Hem de nasıl ederler.

Vallahi haklılar.

Başkan Yazıcı'nın ve TSF yönetiminin daha yazılacak o kadar çok yanlışı, cezacı zihniyeti, yıpratması, engellemesi var ki bundan dört sezonluk dizi olur.

Sağlıcakla kalın.

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler