Yaşasın Seçim,
Özgüven sorunları olanlar, çalışmayanlar seçimden korkarlar. Oysa ben ve ekibim bu seçimi coşkuyla karşılıyoruz.
4 yıl boyunca çok çalıştık. İnanıyoruz ki bugün seçim olsa saygın genel kurul üyelerimizin çok büyük bir bölümü, bu çalışma ve yapılanların, alın terlerimizin boşa olmadığını herkese gösterebilirler.
Öte yandan forumda son günlerde seçime ilişkin mesajlar yayınlanmaya, gazetelerde köşe yazarları adaylıklarını ilan etmeye başladılar.
Dün birkaç kişi, Cumhuriyet Gazetesinde yazan Suat Atalık'ın köşesine dikkatimizi çekti. Her Pazar günü Sabah ve Cumhuriyet Gazetelerini alıyor ve okuyorum. Bu gazetelere satranca yer verdikleri için de yeniden şükranlarımı sunuyorum.
Doğrusu bahsi geçen köşe gördüğüm en iyi satranç köşelerinden biri olmasa da önemli değil. Sonuç olarak satranç adına yazılsın da, varsınlar bizi yerden yere vursunlar. Köşenin sahibi olmak demek kendini yazmak demek değildir. Oynadığı ligin adını bilmeyen bir yazar düşünebiliyor musunuz? Ben düşünemiyorum. Ama var.
TSF Başkanı olarak, Federasyonumuzun maaşlı bir sporcusu ile bu çerçeve içinde, bu düzeyde muhatap olmam mümkün değil. Bu nedenle ilgili sporcumuza en iyi yanıtı yine kendi ağzından vermenin daha uygun olacağını düşünüyorum:
Sporcumuzun Pazar günü yayımlanan köşe yazısında bir konuya özellikle dikkat çekmek isterim. Sporcumuz, bir sonraki seçimlerde aday olmayı düşündüğünü yazmış. Bu çok önemli bir gelişme tabii, çok da sevindirici. Sevindirici çünkü çoğulcu demokrasi ancak birkaç adayın bir arada yarışmasıyla mümkün. Ancak halen Federasyonumuzdan maaş alan aktif bir sporcumuzun, inisiyatif kullanarak kendisini işe alan Federasyon Başkanı ve Yönetim Kurulu aleyhine böylesi çirkin ifadeler kullanabilmesinin de bir sonucu olmalı. Olacak.
İlgili sporcumuzun polemik vesilesi saydığı konulara ise hukuki süreç devam ettiği için hiç girmeyeceğim. Ama çok önemli bir başka şey daha var.
Biz dün yönetim olarak, Disiplin Kurulu başkanlığımızdan, bir konuda anlayış göstermelerini yazılı olarak istedik. Bir 'başkan adayının' disiplin cezası almasının demokrasi açısından bizi üzeceğini o nedenle, seçim süreci bitene kadar ve aday olduğu sürece ilgili sporcumuzun dosyasının askıya alınıp alınamayacağı konusunda takdirlerini arz ettik. Seçkin kurulun sayın başkanı bu talebimizi değerlendireceklerini belirtti.
TSF Yönetimi olarak yaklaşan seçimle ilgili görüşümüz son derece açık.
Kendimize güveniyoruz, yaptıklarımıza güveniyoruz. Federasyonumuzu, yönetimi devraldığımız noktadan çok daha iyi bir noktaya getirdiğimize inanıyoruz. Ama daha önemlisi vicdan sahibi, tertemiz ve çalışkan satranç ailemize, satranç emekçilerine inanıyoruz. Bizim tek güvencemiz onlar başka kimse değil. Onların takdirlerine güveniyoruz.
Diğer rakipler kimler?
Cengiz Özdemir Keleş'in, Ankara'ya yerleştiği ve seçimlerde rakibimiz olacağını, sözcülüğünü yapan bir kişi forumda yazmış. Bu da çok güzel! Cengiz Bey, aldığı bir disiplin cezasından dolayı forumdan çıkartılmıştı. Şimdi kendisine çağrı yapıyorum, bize bir mesaj yollasın ve kendisini foruma alalım. O da yazsın, söylesin, konuşsun, buyursun gelsin.
Bir diğer aday da çok kıymetli dostumuz Veli Ozan Çakır. Veli bey de benim gördüğüm genç ve çalışkan arkadaşlarımızdan birisi. Kendisini arayıp başarılar da diledim. Umarım kalbindeki arzulara, layık olduğu sürece erişir.
Satranca yakışan şey budur: Çok sayıda adayın olduğu kıyasıya bir rekabet. Bu arkadaşlarımızı demokrasi içinde dürüst bir seçimde yenip geçmek özel bir zevk olacak. Ama umarım, belden aşağı vurmalar, sporumuza yakışmayan sıkıntıları görmeyiz seçimlerde. Görürsek de, camiamız bunu iyi değerlendirir diye düşünüyorum.
Biz seçimlerin, kabuk değiştirme, yenilenme fırsatı olduğunu düşünüyoruz.
Yaptıklarımız ortada. Baki kalmak gibi bir niyetimiz de yok. Bizler faniyiz ama Türk satrancının başarısı daim olacak. Amacımız bu.
Öte yandan işlerimiz yoğun, başarılarımız devam ediyor. Durun bakalım, Kasım- Aralık'a kadar neler olacak?
Yaşasın Seçim..



