Adana, 12 Aralık 2007
Birbiri ardından gelen olumsuz haberler hepimizi üzdü. Trafik kazaları, hastalık ve ölüm haberleri, ailemizin acı ve kederi de sevinçte olduğu gibi birlikte olup paylaştığı anlardan. Aile büyüyor, iletişim kaynakları hızlanıyor, olağan bu durumlar da hızla duyuluyor. Dilerim ki paylaştığımız haberler mutluluk ve sevinç haberleri olur bu aşamadan sonra. Ancak yaşam sürüyor, kaçınılmaz sonuçlar hepimiz için.
Dünya Şampiyonasının Ardından
İlk yazı şampiyona sırasında hazırlanmıştı. Turlar devam ediyordu. Betül ve Kübra’nın beklenen başarıları organizasyonda yapılan çalışmalarımızı taçlandırdı. Ulusal takımlar sorumlumuz Özgür Solakoğlu başta olmak üzere antrenörlerimizi ve bu güzel dereceleri sağlayan diğer çalışanları buradan da bir kez daha kutluyorum.
Dünya Şampiyonasında, Genel Sekreterimiz Aktaç koordinatörlüğünde 7 spor uzmanımız ve 5 asistan spor uzmanı görev yaptı. Her işin başında bir koordinatör bulundu. Yerleşim, basın-medya, bülten ve ilk yazıda değindiğim tüm birimlerin başında sorumlu arkadaşlarımız vardı. Her tur 750 oyun elektronik ortama aktarılarak baskı teknolojilerini yenileyen birimimiz tarafından bülten çıkarılabildi. Öngörülen saati biraz aşarak da olsa öğle saatlerine yakın bülten ilgililerin eline ulaştı. 7,8. turdan sonra da sabah 8 gibi bülten hazırdı. 15 kişilik bir ekip ile bu iş olağanüstü çaba ile gerçekleştirildi. Son derece şık ve bir o kadar dolu olan bülten de katılımcılar, otoriteler tarafından ilgi ile izlendi. Standartları yükselterek adına yakışır bir organizasyonun aynası oldu.
Ana sayfamızdan izlemişsinizdir. Pek çok basın yayın organı şampiyonayı izlerken, daha önce içinde bulundukları spor organizasyonları ile karşılaştırmalarını bizler ile yaptıkları söyleşilerde dile getiriyorlardı. TRT ve DHA muhabirleri İzmir Üniversiyat ve Karadeniz Oyunlarında da görevli olduklarını, ilk önce basın mensuplarının akredite olması gerekirken bu işlemin neredeyse bir tam gün sonra gerçekleştirildiğini, burada ise her kesin işlemlerinin birkaç dakikada tamamlandığını, tüm katılımcıların – ki 2650 kişi- neredeyse bir günde işlemlerinin tamamlanmasını hayretle izlediklerini dile getirmeleri, sonrasında yapacakları haberlere bakış açısı yönünden kaynaklık etmiştir.
Medya izleme grubu ve diğer kaynaklara yansıyan görüşler de son derece güzel. Hala, şampiyonaya katılan ülkelerden, federasyon yönetimlerinden izlenimler geliyor ve tadına doyamadıkları 15 günü özetleyerek konukseverlik ve sağlanan olanaklar ile organizasyon hakkında teşekkürlerini belirtiyorlar. Sevindirici bir gelişme bunlar. Arkadaşlarımız bu demeç ve mesajları toparlıyorlar, sonraki yazılarda bunları da yansıtacağım.
Bir Dünya Şampiyonası düşünün ki 1500 sporcu katılsın, aileleri, kafile yöneticileri, antrenörleri ile birlikte 2650 kişinin yaşadığı bir şampiyona. Otuzdan fazla gazeteci izlesin, 53 ülke federasyon başkanı hazır bulunsun, FIDE en üst düzeyde temsil edilsin, ev sahibi ülkenin federasyon başkanı FIDE Başkan Yardımcısı sıfatını alsın, büyük bir ilgi ile Antalya’ya kilitlenilsin. Böyle bir organizasyonda Ev sahibi ülke yöneticileri de tabi ki hazır bulunmalı değil mi? Beklenilen budur ama ne yazık ki sporun yöneticileri yoktu. Devletimiz de açılış töreninde ‘Vali Yardımcısı’ düzeyinde temsil edildi. Ne bir mesaj ne bir katılım ne bir kutlama. Beklerdik doğrusu. Ama eksik olmasınlar başımızdan yine de biz gönülden birlikte olduğumuzu hissediyoruz, var olsunlar.
Şampiyona yaşanırken odaklandığımız tek konu bu değildi, bunun da bilinmesinde yarar var. Zaman daralıyordu, Türkiye Yaş Grupları Şampiyonası ile Türkiye Şampiyonası hazırlıkları da eş zamanlı sürdürülüyordu. MHK toplandı, hakem atamalarını yaptı, Yönetim Kurulu da değerlendirmelerini ve yeni yılın yapılanmasını, bütçesini görüştü, Teknik Kurul toplandı daha iyi, daha iyi nasıl olur, standartları daha nasıl yükseltebiliriz bunları tartıştı. Genel Sekreterimiz başkanlığında merkez yönetiminin yeni organizasyonlarda çalışma modeli masaya yatırıldı. Ben de genç ve dinamik arkadaşlarımın, kurullarımızın çalışmalarını keyifle izledim, rahat ve dingin vaziyette şampiyonanın keyfini çıkarmaya çalıştım, az şekerli kahvemi yudumlayarak.
Sağlıkla kalınız.
Tahsin AKTAR



