“İlkönce bir dünya seyahati yaparak gösteri maçları oynayacağım. Karşılığında da bugüne kadar işitilmemiş paralar isteyeceğim, binler isteyeceğim. İngiltere’de bir smoking yaptırıp yalnız akşam yemeklerinde giyicem. Lüks bir vapurla eve dönücem. Evde birkaç kitap yazıcam. Satrancı yeniden düzenleyeceğim.

Adıma … isimli bir satranç kulübü kurucam. Turnuvalara ve kulübe 18 yaşından ufak olanlar giremeyecek, üstün kabiliyetli olanlara izin verilebilecek.

Kulüp iyi bir mıntıkada olacak. Turnuva dahil içeriye gece elbisesiyle girilebilecek. Büyük ödüllü, uluslararası büyük turnuvalar yapıcam. Milyoner olup da satranca para vermeyenleri kulübe almayacağım.

Metroya binmemek için kendime araba alacağım. Mercedes olacak…Yahut Rolls Royce daha iyisi. Belki de bir jet uçağıyla yat alırım. İş adamlarınınki gibi. Erroll Flyn’ın yok mu ?

Dünyanın en iyi giyinen on kişisinden biri olmak istiyorum. Bunun için elbiseler yaptıracağım.

Ev yaptıracağım. Nerede bilmiyorum. Fakat muhakkak ki Greenwich mahallesinde olmayacak, oradakiler pis görünüşlü. Belki de Hong Kong’da yaptırırım. Herkes orasının çok güzel bir yer olduğunu söylüyor. Belki de Bewerly Hilce’de yaptırırım. Hem havası da iyi. Üstelik Las Wegas, Mexico gibi yerlerden çok uzak değil.

Mimarlara söyleyeceğim. Evi satranç kalesi şeklinde yaptıracağım. Döner merdivenler, burçlar vb.

Hayatımın geri kalanını burada geçireceğim.” *

Okuyanı keyifle gülümseten yukarıdaki bu fazlasıyla naif cümleler, satranç tarihinin gelmiş geçmiş en tartışmalı, en güçlü ve en ünlü isimlerinden birine, Robert J. Fischer’e ait.

Zirveye çıkmak için, dönemin Dünya Şampiyonu, Sovyet Büyükusta Boris Spassky’i ile 1972’de İzlanda’nın Reykjavik kentinde karşılaşan “yaşayan efsane” Fischer’in, Ağustos 1972 tarihli “Süer Satranç Dergisi”nde yayımlanan bir gençlik söyleşisinden “olduğu gibi” yaptığım bu alıntı, beni o kadar neşelendir di ki, sizlerle de paylaşmak istedim doğrusu.

Boris Spassky - Bobby Fischer - 1970

“Süer Satranç Dergisi” ne göre Fischer bu söyleşiyi yaptığında on sekizindeydi ve dolayısıyla “ABD Satranç Şampiyonu” unvanını da taşıyordu.

“Soğuk Savaş”ın hüküm sürdüğü bir dönemde, “komünist dünyaya” karşı “kapitalist aklın” zaferini simgeleyen Fischer, o tarihten sonra resmi anlamda hiçbir unvan karşılaşmasına çıkmadığından “Dünya Şampiyonluğu”nu da hep koruduğunu savundu.

Fischer Simultane Verirken - 1956 - New Jersey (Bobby 13 Yaşında)

“Efsane”, şimdilerde İzlanda vatandaşı. Tam olarak nerede olduğunu ise kimse bilmiyor.

Yukarıda okuduğunuz söyleşiden ve bugüne kadar içinde olduğu “tuhaf ve sisle kaplı” hayattan olsa gerek, onu, kaleye benzer evinde, yüzlerce basamaklı ve meşalelerin aydınlattığı gölgelerle dolu bir döner merdivenden inerken hayal ediyor insan.

Bobby Fischer - 2005

Elinde bir kitap olmalı ve tam da şu cümleyi okumalı ;

“İlle de kendine sürgün denilmesini istiyorsan, sen zaten kendi kendini sürgün etmişsin. Çünkü bunu ancak kendin yapabilirdin, başkası değil.” **

* Süer Satranç Dergisi, Ağustos 1972, sayı 26, sayfa 446

** Felsefenin Tesellisi, Boethius, Kabalcı Yayınevi, Temmuz 2006, sayfa 77

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler