Başlık, NTV yayınlarından yeni çıkan, 21. yüzyılın ilk yarısında hayat ve bilimin ne olacağına dair alanlarında epey yol almış bilim insanlarının öngörülerinin yer aldığı “Gelecek 50 Yıl” isimli kitabın bir bölümünden.

Konu zeka, eğitim ve gelecek olunca, Türk insanının, öncelikle de satranç ailesinin ilgisi elzem oluyor haliyle.

İlgili bölümün, yapay zeka araştırmacısı yazarı, Roger Schank’ın iddiası şu ;

“Kolay elde edilen her şey toplumun gözünde değer yitirir ve aynı durum bilginin de başına gelecektir.”

Schank, günümüzün eğitim ve bilgi anlayışının, önümüzdeki elli yıl içinde, çarpıcı biçimde değişeceğini söylüyor ;

“İnsanlar dönüp geriye baktığında, eğitim anlayışımızı değiştirmenin niçin o kadar uzun zaman aldığını, üniversiteye giriş sınavı puanlarına niçin o kadar önem verdiğimizi veya cevapları ezberlemeyi niçin bir zeka belirtisi saydığımızı soracak.”

Yazarın bana en ilginç gelen tanımlaması, bugünün toplum ve eğitim anlayışını “cevap temelli” olarak ifade etmesi ;

“Çok uzun bir süreden beri cevap temelli bir toplumda yaşıyoruz. Bunun belirtileri her yerde görülüyor…en çok da cevapların not getirdiği okullarda. Sınav yapmak gittikçe okullarımızın baş kaygısı haline geliyor. Okul soru sormayı öğrenmekten ziyade cevapları öğrenmeyi sağlayıcı bir rejime dönüşmüş durumda.”

Bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmenin “cevap temelli toplumda” büyük bir ayrışmaya yol açacağını savunan yazar bizlere şöyle soruyor ;

“Zeka sırf sorularınızın cevaplarını öğrenmiş olma becerisi midir , yoksa hangi soruları soracağımızı bilme becerisi midir ? Cevapların değeri düştükçe, soruların değeri artar.”

Dış dünyaya ve olgulara dair sorularımıza, bilişim teknolojileri yoluyla, anında ve çok ucuza cevap alabiliyorsak, halen hüküm süren “cevap temelli toplum” ve cevapları öğrenmeyi sağlayan eğitim anlayışımızın da değişmeye mahkum olduğunu vurguluyor yazar ;

“Gerçek zeka ölçüsünde belirleyici etkenlerin, henüz cevabı bulunmamış sorular ve bunlar üzerine eleştirel düşünme yeteneği olduğunu anlayacağız.” Cevaplardan çok soruların, bildiklerimizden çok yapabildiklerimizin öne çıktığı bu gelecekte eleştirel düşünce temel rol oynayacak kuşkusuz.

Ancak kavramlara dikkat ;

Yaratıcı sorular sormak, bilmekten öte yapabilmek ve eleştirel düşünce için hiç kuşku yok ki önce, kelimenin tam anlamıyla bir hukuk devleti ve evrensel ölçütlerde demokratik bir toplumsal hayatı gerçekleştirmek gerekiyor.

Çok çalışmamız lazım, değil mi ama ?

Murat KUL

“Gelecek 50 Yıl”, 21.Yüzyılın İlk Yarısında Hayat ve Bilim, Editör : John Brockman, NTV Yayınları, Mart 2007, 336 Sayfa, 10 YTL

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler