“Halat çekme” yarışmasının “olimpik spor” olabildiği bir dünyada, satrancın spor olup olmadığını tartışmak, eski deyişle ancak, “abesle iştigal” sayılır herhalde.

Evet, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları için, satrancın “olimpik programa” dahil olup olamayacağı tartışmalarını gündeme getirmiş ve “Bu seçime kimler karar veriyor ? Bu karar vericiler kimlerden oluşuyor ?” diye sormuştum.

Bu soruların temelinde hiç kuşku yok ki “küresel spor yönetiminin merkezi” konumundaki “Uluslararası Olimpiyat Komitesi”, yani İOC bulunuyor.

Başkanlığını Belçikalı bir tıp doktorunun, Jacques Rogge’un yaptığı İOC’nin, halen yüz on bir, (111), asli ve aktif üyesi bulunuyor. Üye sayısı, yapılan son değişiklikle yüz on beş sayısı ile sınırlanmış durumda.

Yetmiş yaşına kadar görev yapabilen bu yüz on beş üyenin, on beşi olimpiyat sporcuları arasından, on beşi uluslararası spor federasyonlarından, on beşi ise ulusal olimpiyat komitelerinin temsilcilerinden oluşuyor. Geri kalan yetmiş üye ise “bireysel” olarak belirleniyor.

Her ne kadar İOC üyeliği için, özel bir adaylık komisyonu oluşturulmuş olsa da, asıl seçicinin Başkan Rogge olduğu belirtiliyor.

http://www.olympic.org/uk/organisation/ioc/presidents/rogge_uk.asp

Uluslararası spor camiasında tanınmak, yönetici yada sporcu olarak, spor kariyeri yapmış olmak, en azından görünürde “adaylığın” olmazsa olmazlarından. Bu yüzden olsa gerek, üye listesinde dünyanın en küçük ülkelerinden isimlere rastlamak olası.

http://www.olympic.org/uk/organisation/ioc/members/index_uk.asp

Ancak bir Türk vatandaşı olarak listeye baktığınızda, aklınıza hemen şöyle bir soru da geliyor ; “İyi güzel de, neden burada bizden bir üye yok ?”

İOC’nin dört Başkan Yardımcısı arasında, örneğin bir Yunanlı üye bulunurken, yüz on bir üyenin içinde, yetmiş üç milyonluk, devasa bir ülkeyi temsil eden tek bir ismin olmaması, insanın dikkatini çekiyor.

Kuşkusuz listenin dikkat çekenleri yalnız bununla sınırlı değil.

Örneğin Hollanda beş, İsviçre ve İtalya dörder, Avustralya, Rusya, ABD, İngiltere, Fransa ve İsveç üçer üyeye sahipler. Yahut, Fas’ın üye sayısı iki olarak görünüyor. Yada “Aruba” gibi, dışişleri ve savunması başka bir ülkeye bağlı, (Hollanda), hepi topu 190 kilometrekarelik, “bir mikro ada ülke” dahi temsil edilebiliyor.

İşte bu yüz on bir İOC üyesi, önümüzdeki Temmuz ayında, Guatemala’nın başkenti Guatemala City’de bir araya gelecek ve Londra 2012’de, “olimpik programa” dahil olacak yeni spor dallarını belirleyecekler.

Tamam da, her spor dalı o listeye girebiliyor mu acaba ? Yada listeden çıkanlar nasıl çıkıyor ?

Bir de buna bakmak gerekmiyor mu sizce de ?

Murat Kul

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler