Karşıyaka’dan Merhabalar,
Bu senenin son Analiz köşesiyle karşınızdayım. 2006 yılının Türk Satrancı için başarılarla dolu bir yıl olarak geçtiğini dile getirirsem sanırım pek de yanılmış olmayacağım. WGM Ekaterina Atalık, Cankut Emiroğlu, IM Emre Can ve WFM Kübra Öztürk gibi milli sporcularımızın uluslararası turnuvalarda elde ettikleri başarıların yanı sıra, satrancın okullara yaygın bir şekilde seçmeli ders olarak girmesi, Türk Satrancı’nın uzun vadede belki de en büyük kazanımı oldu. Tabii bu başarıların ancak ve ancak sürekli olması durumunda bir anlam taşıyacağını da bilmekteyim. O nedenle, 2006 yılında yaşadığımız tüm bu güzellikleri bizler için hedeflerimizi yükselten, birer motivasyon kaynağı olarak görüyorum. ‘Çalışmak, daha da çok çalışmak’ sloganımız olmalı!
Bu köşemizde analizli parti olarak Kemer’deki Türkiye Birinciliği Seçme Turnuvası ile aynı tarihlerde, yine Antalya’da düzenlenen M.E.B. Türkiye Şampiyonası’ndan bir mücadele karşınızda olacak. Uluslararası yaş grupları turnuvalarında ülkemizi birçok defa temsil etmiş iki sporcumuz olan Mustafa Yılmaz ve Fethi Apaydın bizlere enteresan bir parti sundular. Dilerseniz sözü bu güzel mücadeleye bırakalım…
Fethi Apaydın, Sithon 2005’te…
Mustafa Yılmaz, Aviles 2006’da…
Mustafa Yılmaz (2092) – Fethi Apaydın (2159)
M.E.B. Türkiye Şampiyonası, Antalya 2006, [B90], (Ataman, A)
1 e4 c5 2 Af3 d6 3 d4 cxd4 4 Axd4 Af6 5 Ac3 a6
Sicilya Savunması, Najdorf Varyantı hiç şüphesiz satranç tarihine damgasını vurmuş açılışlardan birisidir. Son hamlesiyle siyahlar …b5 piyon sürüşünü hazırladığı gibi, aynı zamanda …e6 ya da …e5 gibi piyon sürüşleri sonrasında bir nebze olsun zayıflayacak olan d6-piyonunu, b5-hanesinden gelecek olan saldırılardan koruyacaktır. Bu nedenle, Arjantin’li büyükustanın ismini taşıyan açılışı sembolize eden 5…a6 hamlesinin siyahlar açısından hem profilaktik bir yaklaşım, hem de hücum fikirlerinin bir hazırlığı olduğu dile getirilebilir.
6 f3
Ülkemiz genç satranç oyuncuları arasında en agresif stile sahip olan oyunculardan birisi olan Mustafa Yılmaz, daha önceki birçok partisinde g4-piyon sürüşünü ortaya koymuştu. Bu nedenle, beyazların Najdorf Savunması’na karşılık 6 f3 hamlesiyle başlattığı İngiliz Atak planına rastlamak benim açımdan pek de şaşırtıcı olmadı. Son hamleyle birlikte siyah hanelerin zayıflatılmış olması ise bu durumun geçici olmasından dolayı konum üzerinde çok da büyük önem taşımaz – beyazlar a7-g1 diagonalini siyah renkli fili ile kontrol edebilecektir (Fe3). 6 f3 hamlesi sayesinde g4-hanesinin kontrolü sağlanmış olduğundan ve g4-sürüşünün kendisi hazırlandığından, beyazların hamlesinin arkasındaki fikir 5…a6 hamlesine benzemektedir.
6…e5
Konum üzerindeki etkisi önemli olan bir karar. Böylelikle siyahlar gönüllü bir şekilde d6-karesinde geri kalmış piyon yarattılar. Ancak siyahların konumda sahip olduğu dinamik öğeler, 3. Analiz köşesinde incelenmiş olan Smyslov – Denker, 1946 1-0 klasik partisindeki gibi kendisini çaresiz bırakmaz. Siyahların ana alternatifi olan 5…e6 hamlesinden sonra da sıkı bir teorik düello yaşanabilirdi.
7 Ab3 Fe6 8 Fe3 h5!? (D)
Konstantin Sakaev’in enteresan yeniliği 1995 yılında ilk olarak ortaya konduğu zaman, bu fikrin satranç dünyasında şaşkınlıkla karşılanmış olduğunu tahmin ediyorum. Bunun nedeni, tahtanın kötü olduğumuz bölgesinde yapacağımız piyon sürüşlerinin genellikle yararsız olduğu ve kanat hücumlarına verilebilecek en iyi tepkinin merkezden karşı oyun olduğu prensipleridir. Diyagramlanmış konumda da, beyazların şah kanadında, siyahların ise vezir kanadında aktif olduğunu görmek pek de güç değildi. Peki siyahlar niçin gönüllü bir şekilde rok atması muhtemel olan şah kanadını (özellikle de g5-hanesini) zayıflatıyordu? h5-piyonu beyazların baskı kurmak isteyeceği bir hedef noktası olmaz mıydı? Bu sürüşün amacı tabii ki, beyazların (ve Mustafa’nın!) g4-sürüşünü engelleyebilmektir. Popüler satranç yazarlarından John Watson, Chess Strategy in Action (Pratikte Satranç Stratejisi) isimli eserinde, kanat hücumlarına karşı aynı kanattan yapılan bu tip radikal tedbir metodlarından bahsetmişti. Elbetteki siyahlar bu fikri daha önceden biliyor olmalıydı, çünkü tahtada böylesine radikal kararlar verebilmek oldukça zordur. 2002 yılında Gürcistan’ın Batum kentinde düzenlenen 3. Avrupa Bireysel Şampiyonası’ndaki kafilemizdeki sporculardan FM Emre Karadeniz, bir maçının ardından beraberce yaptığımız analizlerde bana şöyle demişti: “Satranç bulma oyunu değil, bilme oyunudur!”. Böyle somut örnekleri gördükçe, sözlerinin haklılığını çok daha iyi anlayabiliyorum!
9 Vd2 Fe7 10 0-0-0 Abd7
Beyazların g4-sürüşünü hemen yapamaması, tarafların konum içindeki planlarını pek değiştirmiyor. Son hamleleriyle beyazlar oyunortası hazırlıklarını tamamlarken, siyahlar da bir kere daha atını d7-karesinden geliştiriyordu. Bunun temel nedeni, c-dikeyinin c2-c3 hanelerine baskı uygulayabilmek için kale ve vezirin kullanımına açık bırakmak istemektir. Diğer birçok Sicilya Savunması varyantında olduğu gibi, Najdorf Varyantı’nda da c-dikeyi siyahların karşı oyun arayışlarının odak noktası olacaktır.
11 Kg1?!
g4-sürüşü yapma amacını taşıdığı besbelli olan bu hamle, fazla esneklik taşımaması ve yalnızca bir plana hizmet edebilmesi nedeniyle pek de iyi değildir. Halbuki 11 Şb1 ya da 11 h3 hamleleri daha yararlı olabilirdi.
11…Kc8 12 Vf2 (D)
Göründüğünden daha riskli bir hamle. Benzer, fakat biraz farklılıklar taşıyan bir konuma sahip Movsesian – Kasparov, 2000 0-1 partisinin analizlerinde, beyazların …Kxc3 kalite fedasına izin vermesini Kasparov, satranç kültürü eksikliği şeklinde değerlendirmişti. Burada ise durum, bahsedilen partideki kadar net olmadığından dolayı, böyle bir nitelendirme yapılamaz. Popüler satranç sitelerinden ChessCafe'deki köşesinde Mark Dvoretsky, bu tematik fikri Simagin’in Kalite Fedaları isimli yazısında da belirtmişti. Kasparov’un partisindeki kadar bariz olmamakla birlikte, yine de burada da 12…Kxc3 fedası bizlere 13 bxc3 Vc7 14 Şb2 d5 devamyolu sonrasında enteresan bir konum sunabilirdi. BJK’nün genç oyuncusu Fethi, partiden sonra bu fikri gördüğünü, ancak siyahların konumunun kalite fedası için henüz tam anlamıyla hazırlıklı olmadığını düşündüğünü belirtti, ki bu düşüncesi kendisini bir sonraki hamlesinin nedenini oluşturmaktadır.
12…b5
Erken safhada riskler almak yerine, geleneksel karşı oyun planını devam ettirerek.
13 Ad5
Böylelikle siyahların …d5-sürüşü fikirleri sonsuza kadar engelleniyor, ancak d6-piyonunun potansiyel zayıflıkları da ortadan kalkıyordu.
13…Axd5 14 exd5 Ff5 15 Fd3 Fxd3 16 Kxd3 (D)
Forse hamleler dizisi sonrasında karşımıza Sicilya Savunması, Sveshnikov Varyantı’nın 7 Ad5 devamyoluna benzer konumlar çıkıyordu. Ancak buradaki temel fark, beyazların vezir kanadına rok atmış olması nedeniyle, bu bölgedeki piyon çoğunluğundan rahat bir şekilde faydalanamamasıdır.
16…Fg5!
Harika bir tepki. Beyazların siyah renkli fili, tahtanın her iki bölgesini kontrol ederek konumda çok büyük önem taşıyordu. Siyahların atı için ideal kare c5-karesiydi, fakat beyaz filin varlığında …Ac5 hamlesi beyazların önemli bir d-geçeri elde etmesine neden olurdu. Şahın hala beyaz fille aynı çapraz üzerinde bulunmasından yararlanan Apaydın (11. hamlenin notlarına bakın), bu sayede filleri tahtadan kaldırabiliyordu.
17 Ke1
11 Kg1?! hamlesi sonrasında da kalenin ideal noktasına kavuşmamış olduğunu adeta itiraf ederek.
17…Fxe3+ 18 Kexe3 0-0
Yaşanan karmaşıklıklar sonrasında sade bir konum karşımıza çıkıyor. Elbetteki siyahlar h-piyonunun h5-karesinde olmasından memnunluk duymuyor olmalıydı, ancak bu sürüş ortaya konmasaydı, bu denli rahat bir konum elde edebilecek miydi? Zaten bir zayıflık, ancak rakibimiz ondan faydalanabiliyorsa gerçek bir zayıflıktı, öyle değil mi? Burada da beyaz kuvvetler, h5-piyonunun fazla ilerletilmiş olmasından yararlanabilecek noktalarda değillerdi.
19 f4 Vf6
Beyaz vezirin korunmasız olması sayesinde, merkezde zayıflıklar yaratmak adına sürülen f-piyonunun kendisi adeta bir yükümlülük haline gelmekteydi.
20 g3 Kc4! (D)
Herhangi bir konumda avantaj elde edebilmek için, tüm kuvvetlerimizden maksimum düzeyde faydalanmaya çalışmalıyız. Siyahların son hamlesi de kalenin c-dikeyinden olduğu kadar, 4. yatayda da kullanılmasını sağlıyordu. Artık f4-piyonu üzerine uygulanan baskı üst düzeye çekilmiştir.
21 Ad2 exf4 22 Ke4
22 Kf3 hamlesine 22…fxg3 yanıtı etkili gelirken, 22 Kxc4? bxc4 varyantında beyazlar fotojenik bir şekilde taş kaybederlerdi.
22…fxg3!?
22…Ac5 hamlesiyle hemen kalite kazanmakta mümkündü, ancak siyahlar şah kanadında yeni bir piyon daha almak istediler.
23 Vxg3 Ac5
Böylelikle siyahlar kalite kazandılar, ancak zaten sürekli olarak mücadelenin vezir kanadında yaşanması, insiyatifi zorlayan tarafın siyahlar olduğunu bizlere göstermekteydi.
24 Kxc4 Axd3+ 25 cxd3 bxc4 26 dxc4 Kb8 (D)
Kalite fazlalığının yanı sıra, b2-piyonunun savunulmasında beyaz kuvvetlerin yetersiz kalması dolayısıyla siyahlar rakibini kendisi için kayıp olan bir oyunsonuna girmeye zorluyordu.
27 Vc3 Vxc3+ 28 bxc3 Ke8!
Kale – piyon vs. kale finallerinde avantajlı olan tarafın ortaya koyduğu temel yaklaşımlardan birisi, şahın piyondan uzak tutulması adına hatların kesilmesidir. Son hamlesiyle siyahlar rakip şah ve atın şah kanadına yardımcı olmasını engelliyordu. Yine de Mustafa, en dirençli bir şekilde mücadeleyi sürdürüyordu.
29 Şc2 g5 30 Şd3 f5
Şah kanadındaki piyon çoğunluğundan faydalanarak.
31 c5!
Pasif savunma burada beyazlara umut veremeyeceğinden dolayı, d-geçeri yaratma fikri beyazların tek seçeneğiydi. Bu denli kötü bir konumda bile sıkıntılı olan tarafın elindeki kaynakların tükenmemesi, satrancın ne kadar da zengin bir oyun olduğunu bizlere göstermektedir.
31…dxc5 32 Şc4 f4 33 d6
Sürekli olarak ilerleyen siyah piyonların varlığında, beyazlar c-piyonunu alarak zaman kaybetmek istemedi ve konumundaki gururu olan d-geçerini duraksamadan ilerletmeyi tercih etti.
33...Şf7 34 Şd5 g4 35 d7 Kg8 36 Şd6
e7-karesi siyah şaha bırakılamazdı.
36…g3 37 hxg3 fxg3 38 Af3 g2 39 Ae5+ Şf6 40 Af3 h4 41 Ag1 Şf7 42 c4 a5 43 a4 Ka8! (D)
Çok güzel bir bekleme hamlesi daha. Beyazlar 44 Şxc5, ya da 44 Şc7 hamlesini 44…Şe7 yanıtı dolayısıyla ortaya koyamadığından dolayı zugzwang’ta kaldılar. Yine de atın 2 ilerlemiş geçer piyon karşısındaki mücadelesini sürdürebilmesine tanık olmak hayli enteresandır.
44 Af3 Kh8!
Böylece artık 45 Ag1 hamlesi yeterli olmaz: 45…h3 46 Axh3 Kxh3 47 d8=V Kd3+ ve takiben Kxd8, siyahlara kazanarak.
45 Ag5+ Şg6 46 Ah3 Şf5
Şahlar oyunsonunda gerçek bir güç haline dönüşür. Bu konumda da siyah şah geçer piyonları destekleyerek galibiyeti sağlayacaktır. Kalan hamlelerde siyahlar rutin bir şekilde bu planı sürdürüp tam puanı elde etti.
47 Şxc5 Şg4 48 Af2+ Şf3 49 Ah3 Şg3 50 Ag1 h3 51 Ae2+ Şf2 52 Af4 g1=V 0-1
İki genç yeteneğimizin ortaya koyduğu güzel bir mücadele…
Bu Analiz köşesiyle başlamak üzere, sizleri boş vakitlerinizde ilgilenebileceğiniz güzel sorularla buluşturacağım. İşte karşınızda birer adet etüd, kombinezon ve mat problemi. İyi eğlenceler!
Etüd: Hamle beyazda
Kombinezon: Hamle beyazda
Mat Problemi: Hamle beyazda, 3 hamlede mat
Bir sonraki Analiz köşesinde görüşünceye dek, satranç dolu günler dilerim.
Mutlu Yıllar & İyi Bayramlar!
Hazırlayan: FM Alper Efe ATAMAN















