Yeni Yaş Grupları Eğitim Sistemi
Sevgili Satranççılar,
Bu yazımda sizlere yaş gruplarına ilişkin yeni eğitim sistemimizden söz edeceğim.
Öncelikle, seçim döneminde de belirttiğimiz gibi Federasyonumuzun amacı, satranç ülkesi olmaya başlayan Türkiye’de yakın süreç içerisinde; Çin’de, Hindistan’da, Azerbaycan’da ve Polonya’da olduğu gibi genç idoller yetiştirmek.
Bunun için de alt yapının sağlam bir şekilde yeni baştan kurulması gerektiğine inanıyoruz.
Açıkçası, bu kararımızda, Avrupa Yaş Grupları Şampiyonasında istediğimiz başarıya ulaşamamız, hatta başarısız olmamızın da etkisi oldu.
Konuyu baştan sona değerlendirdiğimizde, yetenekli sporcuların yetiştirilmesi sürecinde daha etkin ve kalıcı önlemler alınmasının şart olduğu görülüyor.
Ülkemizde satrancın gelişimiyle birlikte en ciddi sorunumuz aynı hızla antrenör yetiştirmekte karşımıza çıkıyor.
Öncelikle açıkça söylemek istiyorum ki, büyük usta düzeyinde antrenörlerden çok, bir sporcuyu 1600 seviyelerinden alıp 2200 seviyelerine getirecek 3üncü, 4üncü kademe antrenör sıkıntısı daha büyük boyutta.
Son beş yılda ektiğimiz tohumların sonucunda artık satranç sadece 3-5 şehirde oynanan bir spor olmaktan çıktı. 2005 Yaş Grupları Şampiyonası Seçmelerinden milli takıma girme hakkı kazanan sporculara baktığımızda, 84 sporcunun 22 ilden katıldığını görüyoruz. Satrancın okullarda seçmeli ders olması sonucunda yeni yeteneklere daha kolay ulaşacağımız düşünüldüğünde, yakın zaman içinde il sayısının otuzun üstüne çıkması da doğal olacaktır. Otuz ilde büyük usta istihdamı da hem imkansız hem de gereksizdir.
Açıkçası bu gelişmeyle birlikte ortaya çıkan ve var olan problemin daha da büyüdüğü bir durum. Federasyon olarak yılda bir kez uzun ve 3-4 kez kısa süreli milli takım kampları yapacağımızı belirtmiştik. Malesef 2005 yılında maddi olarak önümüzü görme konusunda endişelerimiz olduğu için bunu uygulayamadık, ama artık önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde son derece parlak bir finansal durumla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Maya tuttu! Okulda Satrancın başarılı olmasıyla artık önümüz açık. Yani Türk Satrancı için oluşturduğumuz projelerin hepsi çalışıyor, sistem işliyor. Bu sistem finansal açından o kadar başarılı oldu ki, başka ülkelere de ihraç etmeye başlıyoruz.
Ancak, satrançta bu yıl sonunda hedeflediğimiz 100.000 sporcu sayısını çok rahat geçeceğimizi göz önüne aldığımızda, karşımıza önümüzdeki dönemde çok ciddi bir enerji kontrolü sorununun çıkacağı da görünüyor.
Yani bu 100.000 sporcu önümüzdeki yıl 300.000, 2007-08’de 1.000.000’a ulaşacak. O zaman sporcunun yarışması için turnuvalar, yetişmesi için de deneyimli antrenörler gerekecek.
Satrancın okullarda ders olmasındaki amacımızın aslında sporcu yetiştirmek değil, ülkemiz insanının gelecekte daha zeki, kötü alışkanlıklardan arınmış, analitik düşünen bir nesil olması olduğunu defalarca vurgulamıştık. Ama bu rakamın sayısal büyüklüğünün, henüz bizim tanımadığımız ve onların da satranç sporuyla yeni tanıştığı yüzlerce Kasparov’u da ortaya çıkaracağı aşikardır.
Okulda satranç eğitimini alan çocukların %90’ı amatör olarak bu güzel sporu icra etmeye devam edecektir. Ama kalan %10 sporcu olarak kariyer yapmak isteyecektir. Bu sporcular, kulüp bazında eğitime yönelecektir. İşte bugün yazımızın konusuyla ilgili yeni sistem de burda devreye giriyor.
Deneyimlerimiz kulüp bazında dikey ilerleme talep edecek sporcuların, satrancın kurallarını bilen, 1.kademe yardımcı bir antrenörden eğitim almış, bu sporu seven ve ilerletmek isteyen 1001-1300 UKD düzeyinde olacaklarını öngörmektedir.
Satrancın 81 ilde aktif ve tüm ilçelere yayılmış bir teşkilatı olduğunu düşündüğümüzde öncelikle bu kitlenin eğitim ihtiyacını karşılamak gerekecektir.
Bu aşamada, antrenör piramidinin 2. ve 3. kademe antrenör sayısı artırılarak güçlendirilmesi önemli bir hedeftir.
Böylece, şimdiye kadar okullarda ‘bireysel etkinlikler dersi’ kapsamında ders veren eğiticilerimizin, 2. ve 3. kademe antrenörlerimizin, eğitim kulüplerinde ihdasıyla; daha az sporcuya daha nitelikli eğitim verme ve daha çok gelir elde etmesi de sağlanmış olacaktır. Artık bir iki yıl içerisinde her ilde ve ilçede okul kulüpleşmesi de teşvik edilerek, bu tür antrenörlerimizin istihdamı konusunda süreç hızlandırılacaktır.
Ancak, bu aşamada sorun başka bir boyuta ulaşmaktadır.
Bu antrenörlerimizin niteliklerinin artırılması için ne yapılmalıdır.
Daha Nitelikli Antrenörler
Ülkemizde, satrancın son 5 yılda olağanüstü gelişimine paralel olarak sporcu sayısı da onbinlerin katlarına ulaşmıştır.
Satranç sporcularının yaşlarına göre dağılımına baktığımızda;
Yirmi yaş altındaki sporcularımızın toplam sporculara oranının %75 olduğunu görebiliyoruz. Üstelik bu veri 31 Aralık 2004 rakamlarına göredir. Okulda satrancın ders olmasıyla bu rakamın %95’lere ulaşacağı açıktır.
10 yaş altındaki sporcu sayımızın %16 olduğunu bunun da %60’lara ulaşacağını söylemek yanlış olmaz.
Bu alt yapı anlamında inanılmaz olumlu bir maden ocağı olarak görülebilir.
O zaman bizim yapmamız gereken antrenörlerimizin bu ocağı işleyebilecek madenciler olmasını sağlamaktır.
Son beş yılda, sporcu sayısının artmasıyla birlikte antrenör talebi de artmış, hatta nitelikli antrenörlerimizin bu mesleği iyi bir gelir düzeyiyle profesyonel olarak icra etmeleri de mümkün olmuştur.
Milli takım antrenörlüğü yapan bir antrenörümüze ilinde otomatik olarak talep artmıştır. Son beş yılda milli takım antrenörlüğü yapmış olan antrenörlerimizin hemen çoğu bir eğitim kulübü açmıştır.
Bu da kuşkusuz çok olumlu bir gelişmedir. Ancak milli takım havuzlarına sporcu sokan illerin sayısının artmasıyla paralel olarak hem bu düzeydeki antrenör sayısını hem de niteliğini artırmak gerekecektir. En önemli sorunumuz bu milli takım antrenörlerimizin verdiği eğitimin kalitesidir.
Sırbistan’da katıldığımız son Avrupa Yaş Grupları Şampiyonasındaki başarısızlığın temelinde de sporcularımızın yıl içerisinde düzeyli ve sürekli eğitim alamamaları önemli bir unsurdur. Ailelerden kaynaklanan sıkıntılar da vardır. Ama başarısızlığın en önemli nedeni eğitim kalitesidir.
Bu nedenle aşağıdaki başlıkları verilen projeyi federasyon olarak devreye sokuyoruz. Önemle vurgulamak isterim ki bu proje antrenörlerin yetiştirilmesine ilişkindir. Sporcuların seçimi ve eğitimine yönelik projemiz halen tasarı aşamasındadır.
Yaş Grupları Milli Takım Antrenörleri Sistemi
(Proje Kodu: YGMTS-02)
1. Farklı kategorilerdeki sporcuların eğitimi için uygulanacak olan tüm eğitim programları standart hale getirilecektir.
Yani, okulda satrancın ürettiği yeni bir yetenekli sporcu bulunduğunda, bu sporcunun ülkenin neresinde olursa olsun aynı nitelikte bir eğitimi alması, 1001-1300 düzeyinden öncelikle 1800-1900 düzeyine ulaştırılması için satranç eğitiminde birlik uygulanacaktır. Bunun için kulüpler düzeyinde dikey gelişmeye yönelik olarak bir müfredat geliştirilecektir.
Bunun için iki alternatifin temel alınması düşünülmektedir:
a) Hollanda Sistemi (altı adım yöntemi)
b) Sovyet sistemi (Botvinnik ekolü)
Bu amaçla iki sistemde Türkçe’ye çevrilecek ve günümüz ve ülkemiz koşullarına uygun bir Türk Sistemi yaratılacaktır. TSF bu programın tek sahibi olacaktır. Bu konuda yurtdışından uzman desteği konusunda anlaşma sağlanmıştır.
Uzmanlar: GM Adrian MIKHALCHISHIN, GM Yuri RAZUVAEV,
GM Suat ATALIK,
GM Predrag NIKOLIC, GM Mikhael Gourevitch
Proje Yöneticisi: Ali Nihat YAZICI
2.Eğitim Kitapları:
Satranç Eğitiminde dikey ilerleme için kullanılacak kaynak ve destek kitapların belirlenmesi, TSF tarafından tavsiye edilen bir referans kitap listesi oluşturulması, henüz Türkçe’ye çevrilmemiş, ama önemli kitapların bir an önce çevrilmesi.
Not: Okulda satranç için yeni düzey kitaplarının oluşturulması ayrı bir projedir.
Uzmanlar: Bülent Güner, Olgun Kulaç, Hasan Kılıçaslan
Danışman: GM Adrian MIKHALCHISHIN
Proje Yöneticisi: Olgun Kulaç
Antrenörlerin Eğitimi:
3.
a) Milli takımlar:
Öncelikle milli takımlar düzeyinde eğitim verecek olan antrenörlerin sayısının ilk aşamada 40, ardından 100’e ulaştırılması düşünülmektedir.
İlk olarak 40 adet 2.kademe ve üstü antrenör belirlenecek ve 2006 Yaş Grupları Şampiyonası Seçmeleri sürecinde bu antrenörlere eğitim verilecektir.
Ardından, iki ayda bir hafta ya da beş gün süreyle bu eğitimler, aynı gurup için farklı yerleşkelerde tekrarlanacaktır. Böylece, dikey ilerleme anlamında tek program standardının oluşturulması sağlanacak, aynı zamanda eğitim metodolojisinde de birlik olması gerçekleştirilecektir. Bu eğitimler FIDE Trainers Committee (FIDE Antrenörler Komitesi) işbirliği ve desteğiyle yapılacaktır.
Bu eğitimlerde amaçlanan standartlar ve kalite birliği:
· Chessbase yazılımlarını kullanarak açılış eğitim verme
· Oyun sonu ve oyun ortası tekniklerini öğretme
· Taktik gelişim için planlama ve ustalık bilgisi verme
· Sporcuların maçlarının analiz edebilmelerini, hatalarını bulabilmelerini ve bu hataları tekrarlamamaları için eksiklerini giderebilmelerini öğretmeyi öğrenme,
· Sporcuya bilgisini aktarma yollarını antrenörlere kazandırmak amaçlanmaktadır.
b) Özel antrenör eğitimi:
Ayrıca, yukarıdaki grubun dışında, eğitim almak isteyen antrenörler için benzer programlar profesyonel bedellerle tekrarlanacaktır.
Yılda 4-5 kez 40 kişilik grubun buluşması ve eğitimi düşünülmektedir. Aynı zamanda, bu eğitim bir kamp ortamında yapılarak antrenörün pratik olarak sporcuya bu bilgileri ne kadar aktarabildiği de izlenecektir.
4.Türkiye Satranç Akademisi
Gerek sporcu gerekse antrenör eğitimi için bir üniversiteyle işbirliği yapılarak Türkiye Satranç Akademisi kurulacaktır. Akademinin başında deneyimli bir büyük ustanın olması düşünülmektedir.
Bu akademinin örnekleri Rusya, Polonya, Hollanda ve Slovenya’da vardır. Sonuçları da ortadadır.
Aynı gruptaki sporcular yılda 3-4 kez bu akademide bir araya gelecek, 2-3 eğiticiyle her gün 4 saat kuramsal satranç, 3 saat pratik eğitim, 2-3 saat de spor verilerek eğitilecektir.
Akademinin başında olması FIDE Eğitim Komitesi tarafından önerilen isim büyük usta Suat Atalık’tır.
Sevgili Satranççılar, işte böyle!... Bu yazımda sizlerle henüz ham olan ve yoğrulmakta olan düşüncelerimizi paylaştım. Bir ay içerisinde bu düşünceler yazılı bir master plan haline gelecektir.
Türk Satrancının geleceği parlak olacak…
Bu konudaki önerilerinizi lütfen bana yazınız: baskan@tsf.org.tr



