Doğrusu planladığım gibi İstanbul’a gidebilseydim eğer, harika bir şey olacaktı. Dünya satrancının artık “tartışmasız” “Şampiyonu” olan Vladimir Kramnik’in hemen ardından, kelimenin tam anlamıyla onun “selefi”, “efsane” Garry Kasparov ile de tanışma ve bir akşam yemeğinde birlikte olabilme ayrıcalığına erişebilecektim. Ancak “işler” buna izin vermedi ne yazık ki.

Kasparov ile tanışamadım ama, bu durum, henüz okumamış olanlara, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan, “Benim Ustalarım” kitabını kısa da olsa tanıtmama engel değil.

“Çoktan beri satrancın yeniçağı ve modern tarihi hakkında bir kitap yazmak istiyordum” diye başlıyor Kasparov’un “Benim Ustalarım” başlığı ile Rusça aslından Ziya Ahmedov tarafından Türkçeye çevrilen eseri. “Büyük Usta” amacını ise şöyle özetlemiş ; “Dünya şampiyonlarının yaratıcılıklarından yola çıkıp, bu tarihin sürekli gelişimini anlatmak”

Günümüz satrancının başlangıcını temsil eden ilk şampiyon Steinitz’den başlayıp Lasker’e, Botvinnik’ten Fischer’e kadar klasik ekolün 14 Dünya Şampiyonunu, önemli oyunları ve dönemleri ile aktaran Kasparov, dilimize çevrilen ilk ciltte, Steinitz, Lasker, Capablanca ve Alekhin’i “analiz” ediyor.

Ancak “Benim Ustalarım” yalnızca “kazananların”, “şampiyonların” resmi geçidi olarak da algılanmasın. Bakın Kasparov nasıl hatırlatıyor bize “rakibin” önemini ; “Bir zamanlar Tal, haklı olarak dünya birincilik tarihini sadece şampiyonlar değil, onlarla parlak biçimde rekabet edenler de belirler, diye belirtmiştir. Gerçekten dünya şampiyonları dışında satrancın gelişmesinde çok büyük rol oynamış, bazıları zirveye çok yakınken şampiyonluk unvanını belki de kaderin bilinmeyen kaprisleri yüzünden kazanamamış olan üst düzey satranççılar vardır”

Evet yanılmadınız, Tarrasch, Rubinstein, Nimzowitsch, Keres ve Korchnoi gibi, her biri gerçek bir satranç dehası olan “kaybedenler” de Kasparov’un sayfalarında kendilerine yer bulmuşlar.

Ve tabii, okudukça insanın satranca olan sevgisini yada bana olduğu gibi, hayatı daha güzel ve anlamlı kılmaya teşvik eden “sıkı” cümleler de bulacaksınız “Benim Ustalarım” da. Tıpkı “kombinezonların dahisi” Alekhine’in dediği gibi ;

“Başarı için üç öğeyi şart görüyorum: Öncelikle kendi gücünü ve zayıflığını anlayacaksın; ikincisi rakibin gücünü ve zayıflığını anlayacaksın; üçüncüsü anlık keyiflerden daha yüksek hedefleri amaçlayacaksın.”

Evet bu kitap Türkiye Satranç Federasyonu ile Türkiye İş Bankası’nın daha yüksek hedefler için attığı adımlardan yalnızca biri. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Ellerine sağlık. Çok güzel olmuş doğrusu.

Murat Kul

İlgili içerikler

Turnuvalar ve organizasyonlarTüm haberler