Satrançta Güzellik (293.13 KB)
Karşıyaka’dan Merhabalar,
Batum’da düzenlenen 2006 Dünya Yaş Grupları Şampiyonası’nın ardından, Analiz köşesi yazılarıyla tekrar karşınızdayım. Gerçekten de yorucu geçen 11 günün ardından, Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı 29 Ekim günü Türkiye’ye döndük. Sırbistan’daki Avrupa Yaş Grupları Şampiyonası’ndaki başarı grafiğini bu turnuvada yakalayamamızın çeşitli nedenleri olduğunu düşünüyorum, fakat bunları burada dile getirmek istemiyorum.
Kafilemizde yer alan yöneticilerimiz Özgür Solakoğlu, Gülkız Tulay ve Melih Sağıt, turnuva koşullarını biz antrenörler (IM Hasan Kılıçaslan, FM Yakup Bayram, FM Hakan Erdoğan, FM Alper Efe Ataman ile özel antrenörler Ata Seçer, Aydın Duman ve Ziya Ahmedov) ve sporcularımız açısından daha iyi noktalara taşımak adına gereken tüm adımları attılar. Batum Başkonsolosu Kazım Çavuşoğlu da kafilemizi boş günde ağırladı, birçok defa da bizzat turnuva salonuna gelerek oyuncularımıza moral verdi. Aynı zamanda turnuvanın sona erdiğine işaret eden 11. tur sonunda, ortaya çıkan grafikte %49,6’lık bir yüzdemiz vardı (Sırbistan’da %53). 8 Yaş grubundaki umutlarımızdan Vahap Şanal 8/11 puanla 4-6. sıraları paylaşırken, Avrupa Şampiyonumuz WFM Kübra Öztürk de 7/11 ile 5-9. sırada turnuvayı tamamladı. Daha önceki dönemlerde sansasyon yaratabilecek bu sonuçların, sporcularımızın ardı ardına elde ettikleri başarılarla çıtayı yükseltmeleri dolayısıyla bizleri tatmin ettiği söylenemez. Bu turnuvadan hepimizin yeni tecrübeler kazanarak ülkemize döndüğümüze inanıyorum…
Vahap Şanal ve WFM Kübra Öztürk
Batum serüveni öncesinde ise Topalov – Kramnik Ünvan Maçı ile aynı tarihlere denk gelen, Dünya Gençler Şampiyonası, Ermenistan’ın Erivan kentinde düzenlendi. Ülkemizi temsil eden sporcularımız IM Barış Esen - WIM Zehra Topel ve antrenörlerimiz IM Hasan Kılıçaslan - FM Yakup Bayram ile iddialı bir şekilde Erivan’a gidildi. Turnuvaya istediği başlangıcı yapamayan Barış, daha sonraki turlarda üst üste aldığı galibiyetlerle 7/11 skorunu yakaladı ve iddialı bir konuma geldi. Yakaladığı bu seride özellikle de IM Filippov karşısındaki galibiyeti etkileyiciydi. Ancak kritik mücadelede GM Kryvoruchko’ya ve son turda Çin’li GM Jun Zhao’ya kaybedince üst sıralarda turnuvayı bitiremedi. Son dönemdeki yüksek performansları dolayısıyla Zehra’dan da bu turnuvada iyi sonuçlar bekliyorduk. Fakat kendisi en iyi partilerini ortaya koyamayınca ancak 6.5/13 sonucu ile turnuvayı tamamlayabildi…
IM Barış Esen ve WIM Zehra Topel
Köşemizin dikkatli takipçileri, Beniamin Blumenfeld’in satrançta güzellik konusundaki düşüncelerinin bu yazımızın konusu olacağını hatırlayacaklardır. Satranç gündeminden bu haberleri verdikten sonra daha fazla sözü uzatmadan asıl konumuza geçmek istiyorum.
Ünlü satranç ustası ve teorisyeni Beniamin Blumenfeld kendi adını taşıyan Blumenfeld Gambiti’ni ciddi anlamda ilk olarak ortaya koyan satranç ustasıdır.
Mark Dvoretsky – Artur Yusupov satranç okulunun popüler satranç kitapları serisinin sonuncusu Atak ve Savunma (Attack and Defence, 1998, Batsford), yazarların önceki eserlerinden bizleri alıştırdığı gibi oldukça önemli konulara değiniyor. Kitaptaki makalelerden benim için en ilgi çekici olanlarından birisi, Beniamin Blumenfeld’in ilk olarak 1934 yılında yayınlanan Satrançta Pratik Şanslar isimli yazısıydı. 70 yıllık bir makalede ortaya konan görüşlerin, satrancın yaşadığı ‘bilgisayar devrimi’ sonrasında bile geçerliliğini koruduğunu görmek oldukça enteresan… (İtalik yazılar Beniamin Blumenfeld’in görüşleridir)
Sergeev – Grigoriev
Ustalar Turnuvası, Moskova 1932, (Blumenfeld, B; Ataman, A)
Yukarıdaki konumda, siyahlar kazancı, ‘muhteşem’ bir şekilde kazanmaya güdülenmiş olduğu için gözden kaçırıyordu. Aslında vezir kanadındaki piyonları baskı altında kalmış siyahlar, doğru bir şekilde karşı oyun arayışına zaman kaybetmeden giriyordu.
31…Ag5 32 Axb7 f3 33 Axf3?! Axf3 34 Fxf3 (D)
Muhtemelen Blumenfeld analizlerinde 33 Axd8 hamlesini gözden kaçırmıştı: 33 Axd8 fxg2 34 Şxg2 Kxd8 35 f4 devamyolu, hareketsiz kalan siyah hafif figürler karşısında beyazlara üstünlük sağlardı. Ancak rakibinin fikrinden bihaber olan Sergeev, yanlış bir tercih ortaya koydu.
33…Fc6!
Böylelikle siyahlar kalenin f-hattından uyguladığı baskıya 3. yataydan diğer kalesiyle destek verebilecektir. Elbetteki fikrin forse ve tempolu bir şekilde uygulanması, yöntemin etkisini bir kat daha arttırmaktaydı.
35 Fxc6 Kd3 36 Vb2
“Siyahların tek yapması gereken, doğal 36…Axc6 hamlesiyle kazanç bir konum elde etmekti. Grigoriev’in bu hamleyi bir blitz partisinde bile gözden kaçırmayacağını biliyorum. İzleyicileri şaşkınlığa düşüren bir şekilde, kendisi düşünceler içerisine daldı ve beklenmedik
36…Vxg4+?
hamlesini oynadı.” Bu şekilde siyahlar, rakibin filinin tahtada kalmasına izin veriyordu.
37 Fg2 Kff3
Son ‘yedek kuvvet’ atın f4 ya da h4-karesine ulaştırılması sonrasında mat fikirleriyle.
38 Ac5 Af5 39 Ke4!
Ancak böylelikle beyaz kale tempolu bir şekilde 4. yatayın kontrolünü eline aldı.
39…Vg5 40 Axd3
“ve beyazlar kazandı. Güzellik arayışı içerisine giren siyahlar, bu sırada hak ettiği galibiyeti elden kaçırdı. Bu örnek birçoklarına iyi bir ders olmalıdır. En iyi devamyolu, oyunun amacı olan zafere bizi en emin şekilde ulaştıran yoldur. Satrançta güzelliğin temeli, amaçlı ve en ekonomik bir şekilde hedefe ulaşmaya dayanır. Bu kavramın yanlış anlaşılmasından kaynaklanan dramatik yaklaşımların birçok defa ‘acıklı’ sonuçlar doğurduğu gözlenmiştir”. - Blumenfeld
Satranç köşe yazarlarının karşı karşıya kaldığı ‘kendisini aptal yerine koymak’ tehlikesini yaşayacak olsam da, bu sözlere daha iyi bir örnek verebilmek adına kendi partilerimden birisini koymak istiyorum.
Alper Efe Ataman (2198) – Cihan Sevinç Genç
Türkiye Satranç Şampiyonası, Kuşadası 2004, [E12], (Ataman, A)
1 d4 Af6 2 c4 e6 3 Af3 b6 4 a3
‘Yine mi Petrosian Varyantı?’ yakınışlarını duyuyor gibiyim, ancak ünlü şampiyonun …Fb4 hamlesini keserek profilaktik bir şekilde e4-karesinin kontrolü mücadelesine girdiği bu devamyolunun oldukça öğretici konumlar yarattığı gerçeği yadsınamaz.
4…c5 5 d5 Fa6!?
Enteresan, fakat riskli bir devamyolu. FM Selim Çıtak’la turnuva öncesindeki çalışmalarımızda bu devamyolunun gözümüzden kaçtığını görmek, parti esnasında ben de soğuk bir duş etkisi yaratmıştı. Siyahların fikri, beyazların olası 6 Vc2 hamlesini 6…exd5 7 exd5 Fb7 ile yanıtlayarak beyazları piyon kaybına zorlamaktır. Ancak ulaşılacak konumda siyahların gelişimini aksatması dolayısıyla beyazların kompansasyon elde edeceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İşte Silman’ın belirttiği ‘dengesizlik’ kavramı bir kere daha karşımızda. Sonucu belirleyecek olan kriter ise, gelişim avantajının mı yoksa materyal üstünlüğün mü konumda daha çok önem taşıyacağıdır.
6 Vc2 exd5 7 cxd5 Fb7
Siyahların planında anahtar rolü olan d5-piyonunun sıkıntısı ortaya çıktı.
8 e4
Aşağı yukarı zorunlu olan bir hamle. Beyazlar aktif bir şekilde davranmazlarsa, siyahların piyon üstünlüğünden rutin bir şekilde yararlanacağı görülecektir. 8 Ac3?! Axd5 9 Ve4+ Ve7 siyahların rahat bir şekilde piyon üstünlüğünden yararlanacağı bir konuma bizleri götürecektir.
8…Ve7 9 Fd3 Axd5 10 0-0 Ac7 11 Ac3 d6 (D)
12 Ad5!?
Hesap yerine konum anlayışının izlerini taşıyan bir hamle. Beyazların fikri elbetteki, d5-karesinden alışlara girilmesi durumunda beyaz karelerde ve açılacak e-dikeyine siyahlara sıkıntılar yaratmaktır. Aksi durumda ise, beyaz at kuvvetli bir üsse yerleştirilmiş olacaktır.
12…Vd7 13 Ff4 Ae6 14 Kfe1 Ac6 15 Kad1 0-0-0 (D)
Böylelikle siyahlar şahını merkezden, nispeten daha güvenli bir bölge olan vezir kanadına taşımayı başardı. Ancak siyah kuvvetlerin pasif görünümü, bizlerde sıkıntıların hala tam anlamıyla çözülmemiş olduğu düşüncelerini uyandırmaktadır. Ters kanatlara rok atılmış durumlarda belirleyici faktör, hangi tarafın saldırısının daha önce geleceğidir. Bu senaryonun somutlaşması sonrasında, mücadelenin daha keskin bir görünüm alacağı ortadadır.
16 Fg3
Belki de beyazların siyah-renkli filini daha önceden bu noktada saklaması daha doğru bir yaklaşım olurdu. Çünkü sadeleştirmeler, materyal üstünlüğü olan ve sıkışık konumda bulunan siyahların işine gelirdi.
16…Acd4 17 Axd4 Axd4
Siyahlar böylelikle yavaş yavaş taşlarını aktifleştirmeye başladı. Bu gibi hamlelerin rakip üzerinde psikolojik etkileri olduğu da yadsınamaz; siyahlar adeta rakibine ‘hücum etme sırası artık bende’ mesajını vermektedir. Ancak belki de atın savunma amaçları açısından c6-karesinde kullanılması daha mantıklıydı. Bunu birazdan göreceğiz.
18 Vc1 Şb8 19 Fc4 h5 20 h4 f6 (D)
21 b4!
Şah kanadındaki siyah kuvvetler mücadeleye henüz dahil olamamışken, piyon sürüşü daha da etkili bir şekilde uygulanıyor. d4-karesindeki atın boşta kalması ise, 17. hamlenin ardındaki notlarda sorulan sorunun temel kaynağı olmuştur.
21…Şa8 22 bxc5 bxc5 23 Vc3
Beyazlar doğru fikirlerle b-hattını açtı, ve vezirini a5-noktasından şaha doğru yöneltme çabası içerisine girdi. Birazdan açık b-dikeyi kalelerin kullanımına açılacaktır. Ancak burada kendisinin hamle sırasını doğru bir şekilde uygulamamış olduğunu düşünüyorum. Belki de 22 Vc3 – 23 Kb1 ve daha sonra 24 bxc5 hamle sırasıyla beyaz vezirin a5-karesine ulaşması engellenemeyecekti.
23…Va4
Az önce bahsedilen 24 Va5 fikrini keserek.
24 Kb1 Kc8 (D)
Bu noktaya kadar beyazlar aktif bir şekilde vezir kanadı hücumunu sürdürdü. Siyahların ise materyal avantajından yararlanamaması, siyah-renkli filin ve h8-kalesinin pasif görünümü nedeniyle henüz sıkıntıları yok olmamıştı. Bildiğimiz prensiplerden birisi de ‘kimin materyal üstünlüğüne sahip olduğunun değil, kimin kritik bölgede materyal üstünlüğüne sahip olan taraf olduğunun önemli olması’ydı. Ancak tüm bu düşünceler, beyazların Satrançta Güzellik kavramının yanlış anlamasından kaynaklanan fedayı yapmasını engelleyemedi.
25 Kxb7?!
Hesabın sonu getirilememesine karşın, beyaz karelerde ve b-dikeyinde siyahların kronik zayıflıklar yaşayacağı düşünceleriyle yapılmış olan spekülatif bir kalite fedası. Yalnız bu açıklamalar, hamlenin sezgisel bir şekilde oynanmış olduğu fikrini uyandırmamalıdır. Çünkü bu feda öncesinde beyazlar yaşanacak karmaşalar öncesinde, haklı bir şekilde hesap adına ciddi anlamda zaman harcamışlardır. Oysa sezgi, ilk bakışta farkedilen düşüncelerle yapılan hamleler değiller miydi? Partinin sona ermesinin ardından, yabancı kaynakların ‘Post – Mortem’ ismini verdikleri analizlerde Ata Seçer basit 25 Kb2 ve takiben 26 Keb1 fikrinin çok basit bir kazanç sağladığını göstermişti. Kaleleri b-dikeyinde çiftleme fikriyle benzer bir şekilde ben de parti esnasında 25 Kb6 hamlesini düşünmüştüm. Burada bile basit arayışlar yerine göze hoş gelen hamleleri düşünmem, belli ki benim eksi noktamdı. Ancak daha sonra kalite fedası oldukça ilgimi çekmişti. Her ne kadar partideki tercihi sonrasında da beyazların konumu avantajlı olsa da, konumun karışması sonrasında beyazlar tökezlemeyi sürdürdü.
25…Şxb7 26 Kb1+ Şc6 27 Vb2 Şd7 28 Vb7+ Şd8 (D)
Öncesinde forse hamlelerin oynandığı bu konumu görmek çok da zor değildi. Ancak sorun, beyazların bu konumu yeterince değerlendirmeden kalite fedasını yapmış olmasıdır.
29 Vf7?
Beyazlar elindeki son fırsatları da kaçırıyor. Muhtemelen 29 Fa6 hamlesi beyazların üstünlüğünün sürmesini sağlardı: 29 Fa6 Vd7 30 Vb8!? Ac6 31 Vb3 Ka8 32 Va4 ve beyazlara üstünlükle.
29…Vd7!
Siyahlar 29…Vxc4 30 Kb7 Va4 31 Ae7 ile rakibinin baskısının en üst düzeye çıkacağı bir konuma girmek yerine doğru bir şekilde vezirini tempo kaybetmeden savunmaya döndü. Elbetteki beyazlar vezir kırışmasından hoşnut olmayacak, ancak 30 Vg6 Kh6! devamyolu sonrasında vezirin düştüğünü görmek kendisini çaresiz bırakmaktadır.
30 Vxd7+ Şxd7 31 Kb7+ Şc6?
Ancak bu doğal hamle, ibreyi bir kere daha beyazların lehine çeviriyordu. Konum değerlendirmesinin en üst basamaklarında yer alan şahın konumu, bu denli büyük bir tehlikenin içerisine atılmamalıdır. 31…Şd8 fikri daha kuvvetliydi. Fakat acaba beyazlar bu son fırsatı kullanabilecek miydi?
32 Kxa7 Ae6 33 Ka6+?
Çok kötü bir hamle daha. Karşılıklı yapılan hatalar belki de mücadelede her iki tarafın da kazancı hak etmediğini göstermektedir. Avantajın elden kaçtığı düşünceleriyle beyazlar perpe ile konum tekrarına girmeyi tercih etti. Halbuki 33 Fb3 hamlesi (Fa4+ fikriyle) beyazlara kazancı sağlayabilecek gibi görünüyor: 33 Fb3 c4 (33…Şb5 34 Fa4+ Şc4 35 Ab6+ ve kazançla) 34 Fa4+ Şc5 35 Fd7. Ancak beyazlar bu puan kaybını tam anlamıyla hak etmişti.
33…Şb7 ½
Pratik satranç budur. Hamlelerin tahta üzerlerindeki etkileri kadar, rakip karşısındaki etkileri de çok önemlidir. Bu defa, Blumenfeld’in tavsiyeleriyle yazıyı bitirelim…
“Eğer mümkünse, kazanç konumlarda basit çözüm arayışları içerisine girmelisiniz. Kayıp ya da ciddi anlamda kötü durumlarda ise, elinizden geldiği kadar konumu karıştırma çabası içerisine girin. Normal devamyollarının mağlubiyeti engelleyemeyeceği hallerde, fedalar yapmaktan çekinmeyin. Bu fedaların ana amacı ise, aktif karşı şanslar elde edebilmektir” – Blumenfeld.
Bir sonraki Analiz köşesinde görüşünceye dek, hepinize satranç dolu günler dilerim!
Hazırlayan: FM Alper Efe ATAMAN
















