OCCAM’IN USTURASI
Sevgili Satranç Camiası,
Bildiğiniz gibi bu köşeden sizlere zaman zaman yazarak, hem var olan gelişmelerden hem de projelerimizden söz ediyoruz.
Bir kaç kişiden oluşan muhalefetimiz de bu projelerimizi, gelişmeleri, forum köşelerinde ya da başka e-posta gruplarında, eleştiriyorlar. Eleştiriyorlar diyorum, çünkü eleştiri yapıcı ve gerçeğe dayanan bir yaklaşımdır. Aslında yaptıklarını tanımlayıcı kelimeleri kullanmayı doğru bulmuyorum.
Occam (ya da Ockham yani William of Ockham) 1285’de doğmuş ve 14.YY’a damgasını vurmuş bir felsefecidir. Occam’ın Usturası da, ‘bir şeyin açıklanması için var olan bilgilerin içinde en az miktarda gerekli olanların dışında mantık yürütmeye gerek olmadığını’ açıklar. Örneğin, eğer nal sesi duyuyorsanız bu bir atın ayak sesleridir, zebra değildir.
Ya da gece gökyüzünde tanımlanamaz bir ışık görürseniz, bunu bir UFO olarak düşünmemelisiniz, daha basit bir açıklaması vardır.
Kısaca, basit açıklamalar en iyi açıklamalardır.
Bunu nereye bağlayacağız?
Son yazdığımız yazının ardından, malesef isim vermeden geçemeyeceğim, Cengiz Özdemir Keleş (Uluslararası Hakem, FIDE’de zamanında bazı komitelere üye yaptığımız bir hakem) bize, TSF’nin forum köşesinden aslı astarı olmayan eleştiri ötesinde ithamlarda bulundu. Öncelikle, ‘yönetimimizin nasıl olup da ileriye dönük sözleşme yaptığını, 2007 Dünya Yaş Grupları Şampiyonasının konaklama ihalesini nasıl şimdi yaptığını, 20 yıllık krediyle nasıl borçla yer satın aldığını’ söyledi. Bu konuda yanıt kendisine Asbaşkanımız tarafından verildi. Ben tekrar yanıt vermek istemiyorum. Ama mantığa dikkat etmenizi diliyorum. Yani 2007 Dünya Yaş Grupları Şampiyonasının otel konaklamasını 2007 yılında yapmayı düşünebiliyor musunuz? Ya da olaylara böyle bakan bir kişinin başkan adayı olduğunu? Geçmiş olsun gerçekten. Hiç bir şansı yoktu ama, ya kazansaydı! Aman Allah’ım....
Daha bitmedi. Başka satırlarında, aynı arkadaşımız, Yönetim Kurulu kararlarını ilan etmediğimizi söylüyor. Oysa Sitemizin sol menüsünde YK Kararları başlığı altında, bu eleştirinin yapıldığı güne kadar olan tüm kararlar ilan edilmiş. İşte Occam’ın Usturası burda önemli. Yani gece gördüğü ya da göremediği şeyi UFO Zannetmek. Oysa bir başkan adayının daha dikkatli olması gerekmez miydi? En azından, bu hatasından sonra aynı ortamda, özür dilemesi beklenirdi. Neyse, tek güzel olan şey bizim bu konuda açık ve net şekilde haklı olmamız.
Ama daha bitmedi. Asıl konu bunların hepsinden vahim...
Bir başka yazısında, adı geçen arkadaşımız, kuralların son halinin yanlış çevrildiğini ifade ediyor. Sonra da tek tek sayıyor ve bana son derece yakışıksız şekilde neden bu çevirileri benim yapmadığımı soruyor.
Occam’ın Usturası....
Öncelikle yazdığı yazıda, FIDE Kuralları 8.4. a) ve 8.4.b) maddelerini sayıp, ardından da yorum yapıyor. İşin traji komik tarafı, FIDE’nin 8.4 maddesinin alt bendi olmaması!
Yani beyefendi, bizim uluslararası hakemimiz, olmayan bir kuralı çevirmediğimizi iddia ediyor.
Yani zebranın ayak sesleri....
Oysa açıklaması çok basit. Eğer biz çevirmediysek böyle bir kural yoktur. O kadar!!
Benim buna yarım saat harcamam gerektiğini söylüyor. Unvanı nedeniyle yaptığı bu saçma sapan açıklamadan dolayı da ben şimdi bir saatimi, üstelik satrancın kıymetli bir saatini kaybediyorum.
Yine aynı yorumların altında yaptığı, bu kural 2008’e kadar yumuşak uygulanacak lafı da en acı ve komik olan tarafı. Sanıyorum Sayın Cengiz, çevirilerde ve kurallarda yaşadığı dil sorununu aynı şekilde katıldığı komisyon toplantısında da yaşamış.
FIDE Dresden’de yapılan Kongrede toplanan komite böyle bir konuyu tartışmadı. Sayın Cengiz’in yaptığı yorum söylediği gibi 8.4 maddesiyle ilgili değil. Bildiğiniz ve bizim de yayınladığımız gibi Satranç Kurallarının 8.1 maddesiyle önemli bir değişikliğe gidildi.
Buna göre, Madde 9.2 ve 9.3’e göre bir beraberlik iddiası söz konusu olmadıkça, sporcunun hamleyi tahtada yapmadan önce hamle yazım kağıdına kaydetmesi yasaktır.
İngilizcesi
‘8.1 ................... It is forbidden to write the moves in advance, unless the player is claiming a draw according to Article 9.2 or 9.3. ........’
İşte, komisyon, bu kuralın nerdeyse 50 yıldır var olan bir geleneğe karşı yeni bir kural olmasından dolayı, sporculara anlayışla davranılmasını öneriyor.
Yani Sayın Cengiz katıldığı komite toplantısında yanlış anlamış.
Satranç camiamızın bilgilerine sunulur.



